Evet, ilk balık yazım ve heyecanlıyım. Tuzla bilindiği üzere sahil yolu üzeri ile restoranlar cenneti. Köftecisi, balıkçısı, kebapçısı ile İstanbul’un yoğunluğundan az uzak bir yerde denizle haşır neşir olmak isteyen tüm ehli keyif için ideal bir yer. Tuzla ile yolumuz bu sefer Poyraz Balık’ta kesişti. İyi ki de kesişti çünkü anılarımdan silemeyeceğim çok güzel bir su ürünleri ziyafeti gecesi geçirdim. Yalnız bu “Poyraz Balık” Maltepe’deki benzer isimlisi ile karıştırılmasın. Oradan tamamen bağımsız ve daha köklü bir balıkçı ailesi geleneği üzerine kurulu bambaşka bir Harbiyiyorum deneyimi burası.
Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz yer Poyraz Balığın şimdiki hali. Aşağıda da 1950′li yıllardaki halini görebilirsiniz. Bir balıkçı köyü olan Tuzla’da o zamanların tipik bir balıkçı kulübesi. İşte burayı yine Harbiyiyorum için özel kılan şey de Poyraz Balığın bu günkü sahiplerinin bu kulübede yaşamış ve balıkçılık yaparak büyümüş olmaları. Aşağıdaki fotoğraftaki kulübenin 2000′li yıllarda Balık Restoranı olacağını kim söyleyebilirdi ki? “Poyraz Balık” a gittiğiniz zaman bu resmin orjinalini sorun, fotoğrafı sizin için asılı olduğu duvardan indirip göstermekten büyük onur duyacaklardır. Ve işte bu ailenin bu günkü üç işletmecisi : Baba (Nevzat), Oğul (Ahmet) ve Dayı (Sezgin) . Hepsi harika insanlar. Bu işi can-ı gönülden ve aşık olarak yaptıkları belli.
Gelelim yemeklere ama yine bahsetmeden geçemeyeceğim. “Poyraz Balık” bu işe tamamen kendi zevkleri olduğu için eğilen bir aile işletmesi ve bu yüzden de hazırlanan her mezede ve balıkta aile üyelerinin parmağı var. Gittiğimizde (mevsimi gelmiş yaşasın!) deniz börülcesi, zeytinyağlı enginar, levrek marine ve peynir tabağından oluşan mezelerimizi söyledik. Enginar’da eridik, deniz börülcesinde bittik ve marine levrek de sevinçten ağlamaya başladık.
Sonra ara sıcak olarak karides ve kalamar’dan oluşan tercihimizi kalamar’dan yana kullandık. Tarator sosu ve kalamarlar enfesti. Ağzımızda lokum gibi eriyip gitti. Deniz manzarası ve bahçenin keyfini çıkarırken, hele bir de tiyatro haftası nedeniyle tiyatrocu gençler -sahilden gökyüzüne uçan balonlar gibi karışan – ellerindeki fenerlerini karanlığa salınca dedik ki; “Ya Harry Potter gerçekten var, ya da Alice Harikalar Diyarındayız.” E, artık bu kadarı fazlaydı. Sezgin abi sorduğumuz her soruya içtenlikle cevap verdi. Ailenin hikayesini anlattı.
Gelelim ana yemeğimiz, canımız balığımıza. Tercihi işletme sahiplerine bıraktım. Çipura’yı tavsiye ettiler. Kılçıkları ayıklanmış olarak gelen Çipura, yediğim en lezzetli çipuralardan bir tanesiydi.
Her zaman söylüyorum bir yerde o yerin tarihine, geçmişine bağlılık varsa ve oradaki kişiler neden orada olduklarını biliyorlarsa bu kişilerin samimiyeti, melekesi, becerisi her bir şeyi dört dörtlük oluyor. Harbiyiyorum olarak bizi en çok ilgilendiren şey ise o işletmenin geçmişi ve yaptıkları işle olan bağlantısı. Zaten o tecrübe ve birikim kendinizde var olan şeyle birleştiği zaman ne yaparsanız yapın sizi harika lezzetlere sürüklüyor.
Yemeğin sonunda toprak kap içerisinde fırınlanmış dondurmalı sıcak helva yedik. Hazım edelim yediklerimizi diye… Mutlu olalım diye… Ve en nihayetinde ziyafeti taçlandıralım diye…
Ambians, lüks, ortam v.s. çok para ödemek isterseniz Tuzla’da onlarca yer var. Balık yemek içinde aynı şey geçerli. Ama gerçek insalardan harbi yemek ve hizmet isterseniz Tuzla’da “Poyraz Balık” ı mutlaka ziyaret edin. Ve lütfen Ahmet ya da Sezgin‘le iletişim kurun. Onlarla konuşun, sohbet edin. Bir daha onlardan vazgeçemeyeceksiniz.
Gidince de Harbiyorum‘dan geldik deyin ve bizden selam söyleyin.
Afiyet şeker olsun.
Poyraz Balık – Tuzla
Cumhuriyet cad. No: 64 Tuzla – İstanbul
Tel: 0216 3952159
Adresi haritada görüntülemek için tıklayın!



Bizi Twitter'da takip edin!
super..ellerine saglik ve afiyet olsun=)
süpersin, ilk fırsatta balık yemek için durağımız burası olacak.
Kesinlikle balık yemek için doğru yer. Çok yerinde bir tavsiye.
Sevgiler
Müge
Gerçekten çok güzel yerler öneriyorsunuz. Poyraz balıkta yedik ve çok ama çok memnun kaldık. Sadece güveçte sıcak helva bizi biraz zorladı. Onun dışında dört dörtlük bir işletme. harbi yiyorumu ilgiyle izliyoruz.
Fiyatları da yazar mısınız? Kaça mal oluyor? Araba park yeri nasıl? Teşekkrü ederim..
Fiyat, otopark gibi konular değişkenliklerinden ötürü Harbiyiyorum'un menzilinde değildir.
Bu tip bilgileri almak için
http://www.mekanist.net'i inceleyebilirsiniz.
Saygılarımla,
Biz de bugun bu mekana gittik, gitmeden once blogtaki yaziyi ve yorumlari okumustum, benim yorumum da asagida:
Oncelikle oyle ahim sahim bir yer degil. Genel olarak mezeleri zayif, baligi iyi diyebilirim.
Marine edilmis levrek: Yapmayi bilmiyorlar, icine sos ve sogan basmislar resmen.
Kalamar: Izgara olarak yedik, yaninda soya sos getirmisler, iyi ki uzerine surmemisler.
Barbunya pilakisi: Fena degil ama fazla yagli.
Patlican Salatasi: Iyi
Midye tava ve midye tava soylemek istedik, yok dediler. Deniz bogrulcesi de yok. Haydari de yok.
Balik: Porsiyon tekir tava yedik, gayet guzeldi, tekirler barbunya buyuklugune yakin ve taze idiler.
Tatli olarak yorumlara uyup sicak helva soyledik, felaketti. Bir kere Dondurmali degil, cikolatali helvanin firina verilmis hali, siz bu isi hic bilmeden evde daha iyisini yaparsiniz.
Sonucta bu mekan icin: O kadar yol yapmaya degmez Kucukyali-Maltepe arasindaki butun mekanlar buraya gore cok daha iyi ve asagi yukari ayni fiyata yiyebilirsiniz.