Efendim çok şükür gittiğimiz ülkelerde yeme-içmeden (ya da bizim derdimizden anlayan) arkadaşlarımız oluyor ki bu sayede biz de lokal kültüre hızlıca nüfuz etmiş oluyoruz. Bakü seyahatimizde kebap çeşitleri olsun, Düşbere olsun belli başlı yerel yemekleri test ettik ama içlerinden en farklı ve lezzetli olanının “Şeki Pitisi”...

Büryan İstanbul’da Fatih’te yenir. Lakin odun ateşinde yer altında tütsülenerek hazırlanan bu kuzuları tüm alegorisi ile yemek için Bitlis‘e ve Siirt‘e gitmek icap eder. İsli olan her şeyi seven ben, “Büryan” için doğru zamanı bekledim ve mühim bir büyüğümüzden aldığım tüyo ve yiyici ekip ile “Gül...

Bir varmış bir yokmuş… İstanbul’un dışında, içine 100 lokantayı alabilecek büyüklükte bir lokanta ve bu lokantanın da menüsünde lokum gibi yumuşak, ultra lezzeti olan bir Arnavut Ciğeri varmış. Bu lokantanın dev bahçesinde krallara layık ziyafetler verilir ve geceleri tüm masalların prenseslerini kıskandıracak güzellikte rengarenk...

Dünya küçük. Sosyal Medya Nedir‘de Ijaz‘ın bir yazısı üzerine bugüne özel bir yazı yazmam gerektiği konusunda kendime hatırlatıcı koymuştum. Her yıl aynı gün dünyanın tüm bloggerları birleşiyor ve bir tema/başlık üzerine yazılar yazıyorlar… Bu senenin teması da “yemek“. Çünkü bugün aynı zamanda “Dünya...

Sonbahar ile birlikte önce arşivden bir Ege çıkaralım da, sonrasında harbi kış yiyecekleri olan sakatat ve bilimum kebap ile devam ederiz dedik. Bu yüzden bu yazıda her İzmir seyahatimizde soluğu ilk aldığımız yer olan Balık Pişiricisi Veli Usta‘dan bahsetmenin farz olduğunu düşündük. ...

Hocapaşa’nın  gastronomik sokağına dönmeden, Bâb-ı Âli‘ye çıkarken mütevazi ve 30 yıl önceki havasında bulacaksınız Filibe Köftecisini. Bilmeyenler için Filibe, Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri. Adını Makedonya kralı II.Philippos‘tan alıyor. Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedildikten sonra Yörük Türkmenler...

Harbiyiyorum.com olarak Erzurum (Şehir Merkezi) üzerindeki hakkımızı nihayet tamamladık. Bu sebeple Erzurum’da yeme-içme üzerine minik bir külliyatımız bile oluştu diyebiliriz. ...

Erzurum serisinde son yazımı tıpkı yemeklerde de yaptığımız gibi tatlıya sakladım. Velev ki onca Cağ Kebabı‘ndan sonra yeriniz vardır; öyleyse Kadayıf Dolması yemek de farz olmuştur. Kadayıf Dolması denince bu tatlıyı bir ticari başarı haline getiren, Erzurum’da ilk akla gelen isim elbette Muammer Usta. Mucit felan diyor kendisine...

Şu bir gerçek ki ey dostlar; döner bir Türk yemeğidir. Atalarımızın kılıçlarına takarak kızarttıkları et geleneği günümüzde “Döner” adı altında çağdaş versiyonları ile devam ediyor. Konumuz bu kez bu leziz etin Erzurum’daki mekanı; “Dönerci Hacıbaba“.  Kime sorsanız parmakla gösterir. Erzurum’un meşhur...

Uzun zamandır böyle bir yazıyı yazmak istiyordum. Çok değil bundan yalnızca 5-6 sene önce gazetelerin hafta sonu ekleri ve televizyon programları ile sınırlı olan, sektörde hepi topu bir elin parmaklarının sayısını geçmeyecek kadar kişi yemek kültürü üzerine yazıp, konuşabiliyordu. ...

Erzurum’a ikinci çıkartmamızda, İstanbul’dan iyi yiyici bir arkadaşımızdan aldığımız tüyo vesilesi ile “Tarihi Emir Şeyh Nedim Köftecisi” ile tanıştık. Bir türlü kafamın almadığı; böyle bir yerin varlığından Erzurum’da iken değil de, İstanbul’a döndüğümde haberdar olmam oldu. ...

Yolumuz Kozyatağı çevresinden geçerken dışarıdan gelen pandispanya kokuları ile kafamızı çevirdiğimizde bizi butik ve oldukça şık vitrinli bir pasta atölyesi karşıladı. Bu kadar güzel kokan bir mekana doğru çekilmemek imkansız. Üstelik bu “Charlie ve Çikolata Fabrikası” gibi kokan şeyin kafa yapmadığını kim iddia edebilir...

“Şimdi çorba dedin mi, orada bir duracaksın!” Yeryüzünde bu mübarekten daha mutlu eden bir yiyecek daha olmamıştır. Hemen her kültürde var olan ve hemen her şeyden yapılabilen bu iç ısıtan olayın yanında, bir de katık olarak zeytin, peynir ve turşu oldu mu, aman sabahlar olmasın! ...

“Ne? Erzurum’da balık mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet efendim. Erzurum’da balık! Hem de böyle bildiğiniz denizde yüzen cinsinden. Üstelik Palandöken manzaralı, suni dere/deniz atmosferli, püfür püfür esintili bir ambians içerisinde…Mekan sahibi, Hakan Bayram 15 senedir yeme-içme işinde. Kendisiyle sohbet ettik. İşin...

Erzurum ziyaretimizin üzerinden aylar geçti ve bu güzel şehrimizin yeme-içme yazılarını yazmak yine Erzurum’dayken nasip oldu. Dadaşlar diyarı ile aramızda oluşan bu özel bağ elbette yediklerimizle iyice pekişti. Hazır olun, geliyor: Cağ Kebabı. ...

Her zamanki iştahımızla Beyoğlu’nda yürürken sıcak havanın da etkisi ile bu sefer canımız dondurma çekti. Şöyle bir bakınca retro karikatürize edilmiş tabelası ve alışık olmadığımız renkleri ile karşımızda marjinal bir dondurmacı gördük. Hemen içeri girdik. İsmine de aşina olduğumuz pek söylenemez:  Charly Temmel. ...

Gaziantep yazılarımızdan beri hiç Lahmacun üzerine konuştuğumuz olmamış.  Yani iki senedir toplamda bir Lahmacun yazısı ile Türk Pizzasına yeterli yeri ayırmamışız. Günahı boynumuza. Lakin Kadıköy Çarşısı’nın lahmacunu ile nam salmış ve artık meşhur olmuş Halil Lahmacun‘u gerçekten Türk Pizzası adına bütün övgüleri...