Her zamanki iştahımızla Beyoğlu’nda yürürken sıcak havanın da etkisi ile bu sefer canımız dondurma çekti. Şöyle bir bakınca retro karikatürize edilmiş tabelası ve alışık olmadığımız renkleri ile karşımızda marjinal bir dondurmacı gördük. Hemen içeri girdik. İsmine de aşina olduğumuz pek söylenemez:  Charly Temmel. ...

Gaziantep yazılarımızdan beri hiç Lahmacun üzerine konuştuğumuz olmamış.  Yani iki senedir toplamda bir Lahmacun yazısı ile Türk Pizzasına yeterli yeri ayırmamışız. Günahı boynumuza. Lakin Kadıköy Çarşısı’nın lahmacunu ile nam salmış ve artık meşhur olmuş Halil Lahmacun‘u gerçekten Türk Pizzası adına bütün övgüleri...

Efendim, şu bir gerçek ki ne zaman Mano Burger ilk olarak Tünel’de eski Kıvılcım müziğin dükkanına yerleşti, İstanbul’daki Burger dünyası bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Mano Burger, Beyoğlu’nda o ufacık dükkanda bir yılı aşkın bir süredir iyi iş yapınca Bağdat Caddesi, Caddebostan’da daha ferah bir yerde...

Gelibolu’ya yaptığımız son iki yolculuk sırasında Keşan’da yol üzerinde mola verip, “Satır Et” gibi bir muazzam ile tanışarak aklımızdan asla çıkaramayacağımız bir lezzeti daha hafızamıza tamamen kazımış olduk. ...

Meşhur ağlayan kayalı ve endamlı Spil Dağı’nın eteklerinde bugüne kadar tadacağımız en lezzetli Kokoreç ile tanışacağımızı kim bilebilirdi? Üstelik Manisa’nın olayı “Mesir Macunu” iken Kokoreç gibi her derde deva bir besinin hasını burada bulabilmek gerçekten hazine sandığına ulaşmak gibi oldu. ...

Bir varmış bir yokmuş. Bundan 70 sene evvel köfte alelade bir yiyecek iken Tekirdağ’da aşağı semtin ustası olan İbrahim ve yukarı semtin ustası olan Mehmet yaptıkları köftelerin pek de alelade köfteler olmadığının farkına varmaya başlamışlar. Gel zaman, git zaman yolu Tekirdağ’dan geçen herkes, bu iki köftecinin köftelerinden...

Efendim, Develi Baklava ile tanışmamız geçen seneden. O zamandan bu zamana yazacağım dedim ancak olmadı. Çektiğim fotoğraflar kayboldu, uzun bir zaman tekrar uğramak nasip olmadı. Böyle metafizik bir takım süreçler yaşadık. Neyse en sonunda kuantumdur dedik ve o gün geldi. ...

Geçtiğimiz haftalarda Gelibolu’ya yolculuk yaptık. Gelibolu deyince de aklınıza ilk gelen yiyeceklerin başında “tuzlu sardalya ve konserve sardalya” olması lazım.  Zira Türkiye’nin ilk konserve üretim tesisi Alaeddin Kemerli tarafından 1928 senesinde burada kurulmuş. ...

Mersin’in biricik yemeği olan Tantuni, bugün özellikle İstanbul’da birçok yerde rastlayabileceğiniz bir lezzet. Midenizde patlayan biberlerle beraber açılan iştahınıza yenik düşüp yedikçe yiyeceğiniz gelir ve iddia edilir ki “Tantuni” aslında bir Türkmen yemeğidir. ...

İçki yazısı az olunca biz de geleneksel ve keyif verici içkilerimizden biri olan “Kahve“den bahsetmek istedik. Fakat bu kahve öyle Frappuccino ve Mocha felan değil elbet. Bildiğiniz bizim; “Türk Kahvesi“. ...

Geçen hafta içerisinde Hürriyet’de Hiperaktif köşesi ile tanıdığımız Savaş Özbey‘den bir telefon geldi. Harbiyiyorum ile ilgili röportaj yapmak istediğini söyledi. Röportaj bitince ilgili yazıyı 19 Şubat Cumartesi günü kendi köşesinde okuyabileceğimi belirtti. İnanın hafta sonu gazeteyi aldığımda ortaya çıkan röportajı...

Son zamanlarda çok ağır yemekler yazdığımızı söyleyen pek kıymetli Harbiyiyorum okuyucuları için sindirimi nispeten kolay yemekler yazmanın zamanının geldiğini düşündük. Türkmen Cafe’yle aylar önce tanışmış olmamıza rağmen, yazıyı yazmak bugüne nasip oldu. Zaten bu süre zarfında Harbiyiyorum her zaman yaptığı gibi buraya da...

Köfteci Şükrü hiç hesapta yokken, eski ama vefalı bir dost gibi çıktı karşıma. Yazacak bir sürü yer birikmişken önceliği “Köfteci Şükrü”ye vermek vacip oldu. Lakin yıllardır uğramadığım bu yere ansızın yaptığımız çıkartma, bilinçaltımda bu mekana ait eski anılarımı ve onun olağanüstü lezzetlerini su üzerine çıkarıverdi. ...

2010′u geride bıraktık. Bu süre zarfında Harbiyiyorum olarak birçok leziz ile tanışma fırsatımız oldu. Geriye dönüp baktığımızda aklımızda ve gönlümüzde en çok yer eden (en iyi demek doğru olamayabilir, zira başlık günümüz trendlerine bir göndermedir) on mekanı, şöyle tekrar bir zikredelim istedik. Başlıkların üzerine tıklayarak...

Ne oldu, neden oldu bilmiyorum; Atatürk Orman Çiftliği‘ndeki Şençam Köftecisi de kendini küresel dünyanın yayılımcı politikasına bırakıverdi. Bu duruma bir türlü anlam veremiyorum. Bu konuya daha sonra değineceğim. Bu yazıyı da, geçmiş zamanların ve sadece Atatürk Orman Çiftliği şubesinin hatırına yazıyorum. ...

Cumhuriyet Meyhanesi‘nin 110 yıllık geçmişi var ise Cumhuriyet İşkembe Salonu‘nun da bir o kadar mazisi vardır herhalde. Neticede meyhanede bayılanları ayıltmak için bol sarımsaklı bir işkembe çorbasından daha iyi bir şey olamaz. Bu hakikat üzerinden gidecek olursak, bayılanları ayıltmanın tarihinin, insanları bayıltmanın tarihi...

Maltepe sahilyoluna paralel giden bir üst yolda Dragos girişinde bulunan Gizem Dürüm’le beş sene evvel tanıştım. Klasik anlamda dürüm yapan yerler dışında, Gizem Dürüm’ün gerçekten mekan ve işletme anlayışı açısından gizemli ve gizli bir hali vardır. ...