KadıköyŞerbetler

Şerbetin Şişedeki İsmi: Erenköy Şerbet

**Demirhindi Şerbeti ve diğer Osmanlı Şerbet çeşitlerini satın almak için tıklayın!

Şerbete Giriş: Şerbet 101

Efendim, geçenlerde canım nasıl bir şerbet çekti, anlatamam. Hem de Lohusa. En son hanım doğum yaptığında içirmişlerdi. Ondan sonra bir daha da içmedim. Öyle herkes lohusa şerbeti sevmez, içinde karanfil falan var. Ben pek severim.

Dediğim gibi geçtiğimiz günlerde bir gün Erenköy merkezde klasik ev alışverişlerimi yaparken bir de ne göreyim:  Bir meşrubat buzdolabı ve yanında da nostaljik bir broşür. Buzdolabının içerisinde de rengarenk şişeler var.  Kah 250 ml, kah 1 litrelik şişelerin içerisinde de şerbetler… Üstelik şişelerin üzerinde Erenköy Şerbet yazıyor.

Yahu Erenköy’deyim, şişenin üzerinde Erenköy yazıyor, canım lohusa şerbeti çektiydi, bu bir şaka mı yoksa ironi mi?” metaforları ile zihinsel olarak meşgulken gerçeği fark ettim: Türkiye’de  yepyeni bir içecek markası doğmuş!

Beni nasıl bir sevinç aldı anlatamam. Bu olayı kim düşünmüşse ne güzel düşünmüş dedim ve derhal broşürü ve lohusa şerbetini kapıp üreticinin peşine düştüm.

Şerbetçi Babanın İzinde

Sonuç olarak basına pek fazla demeç vermeyen Mustafa Pektaş‘a ulaştık. Merdivenköy’de kendine küçük bir imalathane kurmuş. Henüz çok yeni yani. Üç ayı ya var, ya yok. Madem üç ay dedik; bakın hikayesi de üçüncü kişi ağzından şöyle;

Mustafa Pektaş, 1979 İstanbul doğumludur. Otuz beş yaşında, evli ve İstanbul’da yaşamaktadır. Maçka Meslek Lisesi elektrik bölümünden sonra Marmara Üniversitesi elektrik öğretmenliği bölümlerini bitirmiştir. İki yıl vekil sınıf öğretmenliği esnasında çocuklar için yazdığı öyküler ve masallar çeşitli çocuk dergilerinde yayınlanmıştır. Sinema ve tiyatro eğitimi de almış ve “İpek Böcekleri” adında bir kısa film çekmiştir. Elektrik alanında özel sektörde mühendis kademesinde çalışmıştır.

On üç yaşında yemek yapmaya başlayan Mustafa Pektaş bir içecek yapım tekniği olan “şerbet” üzerine yaptığı, bir buçuk yıl süren araştırma ve denemeler sonucunda kendi tariflerini formülleştirmiştir. Ocak 2014’ten itibaren bir köfte-mantı salonunda (Editörün notu: Böyle salona can kurban!) müşterilerin beğenisine sunduğu ürünlerinin olumlu geri dönüşlerini değerlendirerek bir sofra içeceği markası yaratmaya karar vermiştir.

erenkoy_serbet_02

Şerbet Dediğin…

İçecekleri ile ilgili de şöyle diyor Mustafa Pektaş;

“Erenköy Şerbet ve Meşrubat’ı kurmadan önce   “evde hazırlanabilecek içecekler neler olabilir” diye düşünmeye başladım. Araştırmalarım neticesinde şerbet yapımını bir teknik olarak kabul ederek kendi ağız tadıma göre içecekler yapmaya başladım. Bu içecekler eve gelen konuklar tarafından beğenilince bir iş fikrine dönüşmeye başladı. Bir restoranda yaptığım dört aylık saha çalışması sonucunda kendi formüllerimle ve cam ambalajda içecekler yapan bir marka yaratmaya karar verdim. Şimdi her gün sabah kalkıp bu işe gidiyorum.

Modern zamanlarda el yapımı şerbetler yapıp, cam gazoz kapaklı şişelerde piyasaya sunuyorum. İçeceklerde hiçbir kimyasal katkı maddesi yok. Kıvam verici ya da renklendirici kullanmıyorum. (Editörün Notu: Şahidiz ya rab!) İlk başta oldukça fazla sayıda seçenek sunmaya çalışıyorum, amacım zaman içinde herkese hitap eden, bugüne ait güzel bir sofra içeceği yaratmak. (Editörün Notu: Başarmış vallahi!)

İşin çok başında olduğumdan henüz çalışanım yok. Hafta şerbet kaynatarak başlar, şişeleme, ambalaj, broşür ve çantayla tanıtım, numune ve tadımlar, siparişler, dağıtım işleriyle devam eder…” (Editörün Duası:  İnşallah Murat Ülker’ler gibi olasın! Şerbet zengini olasın. İleride bizi tanımayasın! Amin.)

erenkoy_serbet_03

Peki Efendim Biz Ne mi İçtik?

Lavanta, Gül, Demirhindi, Nane Limon, Hatmi Çiçeği, Nar, Mandalina, Lohusa, Üzüm hepsini içtik. Hepsi de on numero, beş yıldız. Çok sevdiğimiz ve kokusuna bittiğimiz Lavanta’yı içmek ise bizim için ayrı bir tecrübe oldu. Hatmi Çiçeği Şerbeti ise hibiskuslu falan, bir rengi var, yakından görmelisiniz. Akıllara zarar. Daha da içmediklerimiz var. Malum meyveler mevsimlerine göre değişiyor. Mesela getir Malezya’dan Rambutan‘ı, Mustafa bey size onun da şerbetini yapsın.

Oh, mis! Sizinle tanıştığımıza çok memnun olduk sayın Erenköy Şerbet.

Hayırlı olsun, bereketli olsun, içenlere şifa olsun!

**Demirhindi Şerbeti ve diğer Osmanlı Şerbet çeşitlerini satın almak için tıklayın!

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

One thought on “Şerbetin Şişedeki İsmi: Erenköy Şerbet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir