Ana Sayfa YEMEK TARİFLERİ Tencere Kebapları Yaptım Oldu: Özer Şef’ten Paralel Yapı Sofralarının Vazgeçilmez Yemeği Maklube

Yaptım Oldu: Özer Şef’ten Paralel Yapı Sofralarının Vazgeçilmez Yemeği Maklube

11391
1
Paylaş

Herkese merhaba! Bir “yaptım oldu” tarifiyle daha karşınızdayım. Özellikle Menemen tarifime gelen yorumlardan sonra daha bir istekle tarif yazdığımı belirteyim. Türk milleti olarak gazla çalıştığımız yadsınamaz bir gerçek.  Beni gaza getirmeye devam etmeniz dileğiyle yeni tarifime başlıyorum.

Bildiğiniz üzere son zamanların popüler konusu “Paralel Yapı”. Bence birbiriyle kesişen iki doğru paralel olamaz ama yine de popüler algıya müdahale etmemeyi seçeceğim…

Efendim bundan yıllar yıllar önce bendeniz henüz gencecik bir fidan iken “abilere” adında bir yere gidiyordum.( Annem: Oğlum nereye gidiyorsun? Ben: “Abilere”) Çok sonradan “paralel yapı” olduklarını öğrendiğim bu abiler özel gün ve gecelerde “Maklube” adını verdikleri ve 35 kişinin birlikte yediği bir yemek yapıyorlardı. İçinde et, patates, salata, yoğurt gibi, pilav gibi tonla malzeme olan bu yemeği o zamanlar çok sevmiştim. Gel zaman git zaman koldaki dövmelerin sayısı artınca paralel ortamlardan uzaklaşıp daha konveks ortamlara geçiş yaptım. Ancak o maklubenin tadı damağımda bir yara gibi kaldı yıllarca. Sonra bir zaman “ben bu yemeği yaparım arkadaş” deyip mutfağa giriştim.

Benim tarifim yine kendime has eklemeler içerir. O nedenle şimdiden “şakirt” kardeşlerimden özür dilerim.

İyi bir maklube için tepsi sıralaması çok önemlidir. Yemek lezzetli de olsa sıralama karıştı mı kıymeti kalmaz. Hazırsanız size paralel yapı sofralarının vazgeçilmez yemeği maklubeyi anlatacağım.

Maklube, Arapça kökenli bir kelime olup “dönüştürülmüş, çevrilmiş” anlamına gelir. Türkiye’de de Arapların çoğunlukta yaşadığı Siirt ve Mardin gibi yerlerde pişirilen bir yemektir. (Kaynak: Wikipedia)

Malzemeler:

1 kg pilavlık pirinç
3 adet orta boy patates
500gr Kuzu kuşbaşı (ben hanımdan gizli 750gr’a kadar koyabiliyorum)
1 adet kırmızı lahana
4 adet havuç
500gr yoğurt

Malzemeleri kullanırken elinizi korkak alıştırmayın. Maklube uhuvveti (kardeşlik) geliştirmek amacıyla çok kişinin bir arada yediği bir yemek olduğu için ne kadar çok malzeme olursa o kadar iyi olur (10 kişinin olduğu bir paralel yapı sofrasında bu malzemelerin 4 katıyla yapılan maklubenin tüketilme süresi 7 dakikadır).

Maklube için önce patatesleri güzelce yıkayıp daire şeklinde (küp küp kesilen versiyonları da var, size kalmış) keseceğiz. Ardından pirinci soğuk suyla yıkayıp süzeceğiz. Bu arada etlerimizi kızgın genişçe bir tavada çok az zeytinyağı kullanarak kavuracağız. Ancak 2 dakikalık bir kavurmadan bahsediyorum. Etlerin renk değiştirmesi bizim için yeterli olacak. Aynı şekilde patatesleri de 4-5 dakika az yağlı tavada sürekli çevirerek kavuracağız. Bu işlemlerin amacı et ve patatesin kolay pişmesini sağlamak. Misafirlerimizle uhuvveti geliştireceğiz derken “bu et pişmemiş” muhabbetine maruz kalmak istemeyiz değil mi?

Et ve patatesler hazır olduktan sonra süzgeçte bekleyen pirinçleri yemeği yapacağımız büyük tencereye alıyoruz. Bir yemek kaşığı tereyağ ile birinci kısık ateşte kavurmaya başlıyoruz. Bu yemekte kısık ateş çok önemlidir. Yemek olurken dini sohbeti nasıl yaparız yoksa?

 

“Sohbete bekleriz mübarek”

sdc10502

Pirinçlerin kavrulmaya başladığını hissettiniz, ortama tereyağının muazzam kokusu yayıldı, peki şimdi ne olacak? Pirinçleri geçici olarak başka bir kaba alıp tencerenin dibine önce eti (daha uzun sürede pişeceği için) sonra da patatesi dizeceğiz. Bazı tariflerde ısıya dayanklı seramik, bazı tariflerde de aliminyum bir kap yardımıyla bu bölüme et ve patates gömülür. Ancak biz suların ve kokuların kaynaşmasından yana olduğumuz için hepsini birlikte pişireceğiz. Dizilimi yaptıktan sonra üzerine kavrulan pirinçleri boca edeceğiz. Soğuk su ilave ederek tencerenin kapağını kapatacağız ve kısık ateşte 1,5-2 saat pişireceğiz. Pilav yaparken su ölçüsü kullanmayan ve her seferinde kıvamı tutturan biri olarak size su ölçüsü vermek istemem ancak çok lazımsa başlangıçta kullandığınız pirincin yarısı kadar su kullanmanızı ve gerektiği durumlarda -soğuk olmak- kaydıyla ufak ufak ilave etmenizi önerebilirim. (Harbiyiyorum’un dikkatli kadın okuru, suyun soğuk olmasına kendince itiraz ettin biliyorum. Ama bizim de bir bildiğimiz var: Bu yemek uzun sürede pişmeli, su sıcak olursa sürekli eklemek durumunda kalacaksın. Oysa biz içerde “müceddit nedir” konusunu konuşmak istiyoruz)

Yemeği kısık ateşe aldıktan sonra salatası için kolları sıvıyoruz. Salata için de çok farklı ekoller var ancak ben kırmızı lahana ve havuç kullanıyorum sadece. Kıvırcık vs. gibi yeşillikleri pişmiş yemeklerde kullanmıyorum. Ancak tepsiyi renklendirsin diye bir miktar kullanılabilir… Salatayı standart olarak rendeleyerek yapıyorum. Rondolayarak yapan üşengeç insan salatanın sulu kalmasını istediğimizi bilmiyor herhalde…

Son malzeme yoğurt. Yoğurtu derince bir kapta biraz tuz ekleyerek çırpıyoruz. Krema kıvamına gelmesini istiyoruz.
Maklube yaparken dikkat edilecek hususlardan biri tencerenin kapağı hiç açılmayacak, yemek hiç karıştırılmayacak. Bu lezzettin içerde kalması açısından önemli…

2 saat sonunda mis gibi pişen maklubeyi ocaktan alıyoruz ve pilavın demlenmesi için bayat bir dilim ekmeği içine bırakıp 15 dakika bekletiyoruz. Geniş daire şeklinde bir tepsinin ortasına tencereyi ters devirerek yemeği koyuyoruz. Etrafını çevreleyecek şekilde bir sıra salata ekliyoruz. Sonra bir sıra yoğurt. Sonra tekrar bir sıra salata ve en dışa tekrar yoğurt… Tepsi rengarenk oldu değil mi? Maklube yere otururak yenirse daha besleyici olur. Haydi afiyet olsun…

 

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here