İstanbul’un En Hakiki Adana Kebabı

İstanbul’da her ne kadar Adana Kebabı yemek mümkün olsa da, bugün “Adana Kebap” kültürünün daha çok görsele ve şova hitap eden metrelik kebaplar ile olduğu ortada.

Adana’ya hiç gitmemiş ve İstanbul’da bu tip restoranlarda Adana kebabı yemiş biri, Adana’ya gittiği zaman hüsran yaşayabilir. 

Neticede şişe çekilen satır etin yağlarının lavaşlara ya da pidelere aktarıldıktan sonra soğan ile servis edilmesinden oluşan mütevazi bir kebap; Adana Kebabı. 

İstanbul’da uzunca bir tahta üzerinde sunulan bu metrelik kebapların sağında ve solunda tavuk kanadı, pirzola, et şiş ve başka ızgara et çeşitleri servis ediliyor. Durum böyle olunca Adana’dan kalkıp gelip de İstanbul’da kebapçı açan Adanalıların, İstanbul halkının gözünü normal bir insanı doyuran kebap ile doyurmanın zor olduğunu düşündüklerini söyleyebiliriz.

Lakin tam da bu noktada İstanbul’da müdavimi olduğum bir istisnadan bahsedebilirim; Akl-ı Selim Ocakbaşı. 

Akl-ı Selim, Gayrettepe’de henüz bir buçuk yılını dolduran bir aile işletmesi. Sahipleri elbette Adanalı. Selim Bey mekanın sahibi ve işletmecisi. Daha önce İstanbul’da bir çok mekanda işletme deneyimi olan genç bir girişimci. Bir motorsiklet trafik kazası geçiriyor ve sonrasında bir anda ismiyle manidar Akl-ı Selim’i açmaya karar veriyor. Mekanın isminin nereden geldiğini anlamışsınızdır sanırım…

Babası Bülent Usta, ocağın başında… 1973 yılında babasının yanında Adana’da çırak olarak kebap dünyasına merhaba diyen Bülent Usta, 1978 de Adana’da Sofra Kebap Salonu’nu açıyor ve fırıncılık yapıyor. 1980 yılında askere gidip döndükten sonra Adana’da Kebapçı Mesut’da önce ocakçı sonrasında da sekiz yıl süreyle usta olarak çalışıyor. Daha sonra Tike restoranlar zinciri Bülent Usta’yı keşfediyor ve Bülent Usta 1998 yılından 2008 yılına kadar tüm Tike restoranlarının baş şefliğini yapıyor. 2008-2015 arası yurtdışı Tike restoranlarının kuruculuğunu ve düzenlemesini yapan Bülent Usta’nın tüm yurtdışı Tike restoranların menüsüne imza attığı bir hikayesi var. 

Yani kendisi aslında “Büyük Kebapçı.”

Tahmin ederseniz Bülent Usta Akl-ı Selim’de ocağın başında… Kendisi Selim’in babası olur. Bir Adana kebap yapıyor, parmaklarınızı yersiniz… Ama öyle metreliklerden değil. Mütevazi olanlardan… İster bir, ister bir buçuk söyleyin; Adana kebabın en hasını, en lezzetli hali ile Bülent Usta’nın ellerinde.

Peki, Akl-ı Selim’de olay, Selim, Bülent Usta ve Adana kebap ile bitiyor mu? Hayır bitmiyor!

Selim’in annesi Ayseren hanım, eşi Nehir, kardeşi Aytaç, teyzeleri, akrabaları hepsi işin içinde… 

Yani resmen temsili Adana! 

(Soğan, sarımsak, yoğurt, nar ekşisi ve kuyruk yağından oluşan özel piyaz)

Adana’nın kendine has ve bence en özel lezzetlerinden biri olan ve ısırdığınızda dudağınızın kenarından yağı akan haşlama içli köftesinin şehirde en iyi versiyonunu burada bulabilirsiniz mesela… Ya da benim şahsi favorim olan soğan, sarımsak, yoğurt, nar ekşisi ve kuyruk yağından oluşan özel piyazı ile gastronomik anlamda yükselebilir, her yerde bulamayacağınız sarımsaklı Fellah köftesi ile şahlanabilirsiniz.

Adana usulü içli köfte

(Yağlı kara, kuzu şiş ve kuzu böbreğini ve bütün bunlarda Bülent Usta’nın pişirmedeki ustalığını saymıyorum bile…

Yani demem o ki; Akl-ı Selim haklı olarak İstanbul’da harbi Adana Kebap yiyebileceğiniz ve Adana’ya özgü lezzetlerin tadına bakabileceğiniz restoranların başında geliyor.

Fellah köftesi

(Rezervasyon yaptırmadan ve de gün batmadan gitmeyin!

Çünkü ne zaman Bülent Usta ocağı yakar, kebaplar o zaman ızgaranın üstüne düşer. 

Sonuçta karşınızda sıradan bir lokanta yok. Burada usta ne derse o olur.

Usta demişken…

Bülent Usta’nın babasının ismi de Selim Sırrı Arıcı… Kendisi tıpkı babasının yanında çırak olarak çalışmaya başladığı yıllar gibi şimdi babasının ismini verdiği oğlu Selim Arıcı ile Adana Kebabın ve Adana mutfağının hakiki tarihini yazmakla meşgul.

Başarıyor da…

Gidenlere şimdiden afiyet olsun.

**Yazının orjinali oda.tv de yayında…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı salih-seckin-sevinc-2-560x268.jpg

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir