*Güncel 2016 listemiz için buradan lütfen! Uzun zamandır böyle bir yazıyı yazmak istiyordum. Çok değil bundan yalnızca 5-6 sene önce gazetelerin hafta sonu ekleri ve televizyon programları ile sınırlı olan, sektörde hepi topu bir elin parmaklarının sayısını geçmeyecek kadar kişi yemek kültürü üzerine yazıp, konuşabiliyordu. ...

Erzurum’a ikinci çıkartmamızda, İstanbul’dan iyi yiyici bir arkadaşımızdan aldığımız tüyo vesilesi ile “Tarihi Emir Şeyh Nedim Köftecisi” ile tanıştık. Bir türlü kafamın almadığı; böyle bir yerin varlığından Erzurum’da iken değil de, İstanbul’a döndüğümde haberdar olmam oldu. ...

Yolumuz Kozyatağı çevresinden geçerken dışarıdan gelen pandispanya kokuları ile kafamızı çevirdiğimizde bizi butik ve oldukça şık vitrinli bir pasta atölyesi karşıladı. Bu kadar güzel kokan bir mekana doğru çekilmemek imkansız. Üstelik bu “Charlie ve Çikolata Fabrikası” gibi kokan şeyin kafa yapmadığını kim iddia edebilir...

“Şimdi çorba dedin mi, orada bir duracaksın!” Yeryüzünde bu mübarekten daha mutlu eden bir yiyecek daha olmamıştır. Hemen her kültürde var olan ve hemen her şeyden yapılabilen bu iç ısıtan olayın yanında, bir de katık olarak zeytin, peynir ve turşu oldu mu, aman sabahlar olmasın! ...

“Ne? Erzurum’da balık mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet efendim. Erzurum’da balık! Hem de böyle bildiğiniz denizde yüzen cinsinden. Üstelik Palandöken manzaralı, suni dere/deniz atmosferli, püfür püfür esintili bir ambians içerisinde…Mekan sahibi, Hakan Bayram 15 senedir yeme-içme işinde. Kendisiyle sohbet ettik. İşin...

Erzurum’da Cağ Kebabı Nerede Yenir? “Gel Gör” ve “Koç” Cağ Kebap Salonları / Kemal Koç ve Şakir Aktaş için yorumlar kapalı

Erzurum ziyaretimizin üzerinden aylar geçti ve bu güzel şehrimizin yeme-içme yazılarını yazmak yine Erzurum’dayken nasip oldu. Dadaşlar diyarı ile aramızda oluşan bu özel bağ elbette yediklerimizle iyice pekişti. Hazır olun, geliyor: Cağ Kebabı. ...

Her zamanki iştahımızla Beyoğlu’nda yürürken sıcak havanın da etkisi ile bu sefer canımız dondurma çekti. Şöyle bir bakınca retro karikatürize edilmiş tabelası ve alışık olmadığımız renkleri ile karşımızda marjinal bir dondurmacı gördük. Hemen içeri girdik. İsmine de aşina olduğumuz pek söylenemez:  Charly Temmel. ...

Gaziantep yazılarımızdan beri hiç Lahmacun üzerine konuştuğumuz olmamış.  Yani iki senedir toplamda bir Lahmacun yazısı ile Türk Pizzasına yeterli yeri ayırmamışız. Günahı boynumuza. Lakin Kadıköy Çarşısı’nın lahmacunu ile nam salmış ve artık meşhur olmuş Halil Lahmacun‘u gerçekten Türk Pizzası adına bütün övgüleri...

Efendim, şu bir gerçek ki ne zaman Mano Burger ilk olarak Tünel’de eski Kıvılcım müziğin dükkanına yerleşti, İstanbul’daki Burger dünyası bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Mano Burger, Beyoğlu’nda o ufacık dükkanda bir yılı aşkın bir süredir iyi iş yapınca Bağdat Caddesi, Caddebostan’da daha ferah bir yerde...

Gelibolu’ya yaptığımız son iki yolculuk sırasında Keşan’da yol üzerinde mola verip, “Satır Et” gibi bir muazzam ile tanışarak aklımızdan asla çıkaramayacağımız bir lezzeti daha hafızamıza tamamen kazımış olduk. ...

Meşhur ağlayan kayalı ve endamlı Spil Dağı’nın eteklerinde bugüne kadar tadacağımız en lezzetli Kokoreç ile tanışacağımızı kim bilebilirdi? Üstelik Manisa’nın olayı “Mesir Macunu” iken Kokoreç gibi her derde deva bir besinin hasını burada bulabilmek gerçekten hazine sandığına ulaşmak gibi oldu. ...

Bir varmış bir yokmuş. Bundan 70 sene evvel köfte alelade bir yiyecek iken Tekirdağ’da aşağı semtin ustası olan İbrahim ve yukarı semtin ustası olan Mehmet yaptıkları köftelerin pek de alelade köfteler olmadığının farkına varmaya başlamışlar. Gel zaman, git zaman yolu Tekirdağ’dan geçen herkes, bu iki köftecinin köftelerinden...

Efendim, Develi Baklava ile tanışmamız geçen seneden. O zamandan bu zamana yazacağım dedim ancak olmadı. Çektiğim fotoğraflar kayboldu, uzun bir zaman tekrar uğramak nasip olmadı. Böyle metafizik bir takım süreçler yaşadık. Neyse en sonunda kuantumdur dedik ve o gün geldi. ...

Geçtiğimiz haftalarda Gelibolu’ya yolculuk yaptık. Gelibolu deyince de aklınıza ilk gelen yiyeceklerin başında “tuzlu sardalya ve konserve sardalya” olması lazım.  Zira Türkiye’nin ilk konserve üretim tesisi Alaeddin Kemerli tarafından 1928 senesinde burada kurulmuş. ...