Yumurta ve Omletler

Yaptım Oldu: Özer Şef’ten Hakiki Menemen Tarifi

Hakiki Menemen Nasıl Yapılır?

Melemen mi, menemen mi? Soğan koyulur mu, koyulmaz mı? Yumurtası çırpılır mı, çırpılmaz mı? Hakkında bunca polemik yaratılan “Yumurtalı Domates” ile ilgili tarihi bilgiler de içeren derin bir yazıya başlamak üzeresiniz. Eğer yumurtanın beyazını cıvık halde görmekten hoşlanmayanlardansanız sizin için de alternatif bir son planlıyorum, merak etmeyin…

Öncelikle domatesin tarihi gelişiminden bahsederek başlayalım. Ülkemizde domatesin en fazla 100 yıllık bir geçmişi var. Ondan önce böyle bir malzemenin varlığından haberdar bile değildik. Dolayısıyla Menemen’in de ancak bu kadar bir tarihi olduğunu varsayıyoruz. İzmir’in Menemen ilçesine vakti zamanında Giritli Türklerin göç etmesiyle ortaya çıkmış bir yemek olduğu bilinmektedir (Kaynak: Oktay Özengin, Gazeteci-Yazar bkz: Menemen Tarihi)… Yani sanıldığının aksine Osmanlı mutfağından miras kalmış bir yemek hiç değildir. Bir de iyi incelendiğinde Osmanlı mutfağının zenginlik üzerine kurulduğu görülecektir, Menemen ise tarlada çalışan gariban yiyeceğidir…

Kişisel menemen tarihim ise ortaokul yıllarına dayanır. Okuldan döndüğümüzde hızlıca yiyecek bir şeyler yapmak istediğimizde patates kızartmasından sonraki tercihimiz Menemen olurdu, zaman içinde nasıl yapıldığı konusunda fetva verecek düzeye geldik diyebilirim. Yıllar önce gazetede, Mustafa Denizli’den bir tarif okumuştum. Benim tarifimle neredeyse birebir aynı olan bu tarifte sadece soğanı rende olarak kullanıyordu Sayın Denizli…

Yavaştan karnımız açıktıysa tarife başlayabiliriz.

Malzemeler şu şekilde;

4 adet yumurta
4 adet orta boy domates
1 adet orta boy soğan
2 adet orta boy yeşil biber (sivri biber tercih ediniz, acı iyidir)
1 yemek kaşığı tereyağı
Eser miktarda pul biber
Eser miktarda kekik
Bir tutam tuz

Menemen ile birlikte yenecek eşlik gıdaları ise şu şekilde olmalı: Taze odun fırını ekmeği, iri taneli zeytin, demleme çay… Bu kadroyu lütfen bozmayın, bozdurmayın, tarifimle oynamayın!

Menemeni yapmak için çok derin olmayan bir tavayı yüksek ateşte kızdırıyoruz ve içine tereyağını bırakıyoruz. Soğanları yarım ay şeklinde kesip tavaya yerleştiriyoruz. Soğanın rendelenmesine ve suyunu kaybetmesine karşıyız. O nedenle Sayın Denizli burada size elveda diyorum. Soğanlar iyice pembeleşince halka şeklinde doğradığımız biberleri içine ilave ediyoruz. Biberlerin domatesin suyuyla haşlanmasını istemediğimiz için sıralama bu şekilde olmalı!

Orijinal tarifte rendelenme olayı yok!

Biberler de hafif kararmaya başladığında domatesi ilave edeceğiz. Ancak burası çok önemli: Domates rendelenecek mi? Orijinal tarifte rendelenme olayı yok, o zamanlar rende var mıydı? Domates küçük küpler halinde doğranırsa lezzeti bir başka oluyor o nedenle lütfen rende işine girişmeyin. Beni dinleyin, domatesleri küp küp kesip tavaya koyun. Bu karışımı toplamda 5 dakika kadar pişirin, henüz domates sulu iken (suyunu çekmemesi gerekiyor) üzerine yumurtaları kıracağı.

Yazının başında “yumurtanın beyazını cıvık görmekten hoşlanmayanlar” diye bir cümle kurmuştum. Hah şimdi sizi biraz dışarı alacağız; çünkü hakiki menemende yumurta çırpılmaz, bir ya da iki kere çatalla karıştırılır ancak o kadar. Daha fazla değil. Yumurta sarısının dağılmasını sağlamak kafidir. Şimdi üzerine pul biber, tuz ve kekik dökerek servis yapabilirsiniz. Gençlik yıllarımda üzerine kaşar rendelemek gibi bir gaflete kapılıyordum ancak Menemen Tarihi’ni okuduktan sonra kaşarı aradan çıkarttım. Çok da iyi oldu, çok da güzel oldu.

Ancak eğer yumurta ile ilgili hoş olmayan düşünceleriniz varsa “fen bilimleri” dersinde öğrendiğimiz yumurtanın “asıcı bağlar” bölümünü bir çatal yardımıyla çıkartabilirsiniz (yumurtanın içinde beyaz beyaz görünen sevimsiz naneden bahsediyorum)

Yumurtayı çırpan beni kaybeder!

Yine aynı taktiği kullanarak yumurtayı domates, soğan ve biberle bütünleştirebilirsiniz. Bu da olmuyorsa yumurtayı çırpın ama baştan söyleyeyim yemekte beni kaybedersiniz…

Ve son olarak en iyi menemen için bir adres verelim:

Edirne’ye yolunuz düşerse Tahmis meydanını dik kesen caddelerden biri olan Saraçlar Caddesi’nde Kardeşler Kahvaltı Salonu’nda Türkiye’nin en iyi menemenlerinden birini yiyebilirsiniz. Toplamda 4 masası olan bu salaş kahvaltı mekanı genelde asker kardeşlerimizin ve yerli esnafın uğrak yeridir.

Şef Özer

1980 doğumlu bir Karadenizli. Yemek yapmak en büyük tutkularından biri. Part-time şef full-time E-ticaret yöneticisi... Sucuk sever...

3 thoughts on “Yaptım Oldu: Özer Şef’ten Hakiki Menemen Tarifi

  • ibo

    Melemen bir köylü yemeğidir tarlada bahçede çalışırken hızlıca yapılıp karın doyuracak.

    Samsun kavak ilçesinin çakallı köyü samsun ankara yolu üzerinde melemeni meşhurdur kamyoncu yemeği.
    bir rivayettir ki bu yemeği yiyen yoldan geçen kamyoncuların kaba eti tavana vurmuştur.

    melemen taze domates tereyağı ve yumurtanın muhteşem birlikteliğinin tadını almaktır teze ekmekle bandırarak yemek gerekir.
    ne öyle yok soğan yok kekik suçuk mu yapıyon kardeşim
    tarifi
    4 adet domates
    4 yumurta
    3-4adet sivri biber
    2 kaşık tereyağı
    az kara biber
    kırmızı toz biber
    domates kabukları soyulur doğranır tavada kızgın yağda hafif çevrilen biberlerin üzerine eklenir kırmızı biber ve tuz eklenip domatesler iyice eriyince yumurta lar eklenir ve çırpılıp karıştırılır karabiber eklenir ve 3-4 dakka daha pişirilir.

    Yanıtla
  • Nurcan

    Samsun çakallı kelinyeri menemen burda yenir işte.Ömrünüzde böyle bir menemen yememişsinizdir.

    Yanıtla
  • Erdem

    Menemene soğan koyduğunuz zaman domatesin kendine has ekşi tadını tatlı hale getiriyorsunuz. Bu tamamen tercih meselesidir. Orijinal menemende soğan olmaz ama Anadolu’nun birçok yerinde soğanlı yapılmakta. Benim tercihim domates ve biberin tadının anlaşılması için soğansız olması..

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir