Gurme HaberGURME NOTLARI

Harbiyiyorum’da Yeni Bir Dönem: Ben’den Biz’e

Uzun bir zamandır Harbiyiyorum’da paylaşım yapmadığımı fark etmişsinizdir.
Ya da en azından eski sıklıkta yapmıyorum.
Bunun nedeni emeklerimin karşılığını alamamak değildi.
Aksine, şükür ki fazlasını aldığımı düşünüyorum.

Ama içimde bir ses vardı. O ses bana sürekli şunu fısıldıyordu:
“Hep ben dedin, artık biz deme zamanı!”
“Yeter Salih Efendi, etrafına bak. Anlamıyor musun? Artık verme zamanı!”

Çünkü herkesin daha çok “ben, ben!” diye bağırdığı bir çağda,
hepimizi dengeleyecek olanın artık “biz” demek olduğuna inanıyorum.
Yani, “bir” olmaktan bahsediyorum.


Neden Artık Eskisi Gibi Değil?

Bir lezzeti paylaşırken, bir başkasının ona ulaşamamasından utanır hale geldim.
Benden önceki ve sonraki nesli özendirmemek için artık daha çok düşünüyorum.
Eski neşem ve motivasyonum kalmamıştı.

Neden mi?
Hepimizin bildiği sebeplerden:
Ekonomiden, siyasetten, linçten, hoşgörüsüzlükten,
aç gözlülükten, fahiş fiyatlardan, bürokrasinin anlamsızlığından…
Ve dünyanın üzerimize çöken ağırlığından.

Artık bir lüksü paylaşmak, eğlenmeyi göstermek içimden gelmiyor.
Çünkü hırsım kalmadı.
Kendimi göstermek gibi bir derdim de kalmadı.


16 Yıllık Bir Yolculuk

Otuzlu yaşlarımın başından bu yana yazdım, çizdim, ürettim.
Aklıma gelen her formatı denedim.
Bugün geriye dönüp baktığımda içim rahat: Mütmainim.

Ama biliyorum ki Harbiyiyorum’da 16 yıldır yazdıklarım,
Türkiye’nin gastronomi kültüründe bir arşiv olarak duruyor.
Birilerine mutlaka faydası oldu, olmaya da devam ediyor.

Ve evet, hâlâ kendimi bir dürümcü listesi hazırlarken buluyorum.
Ama artık motivasyonum farklı:
Ben değil, Biz.

Artık bundan sonra gelir modelimi, kurgumu bu şiar üzerinden ilerleyerek yapacağım.
“Biz” için bir şeyler yapana, ben de nacizane bir şeyler yapacağım.


İran Seyahati ve Yeni Sezişim

Nisan ayında yaptığım İran seyahatim, bana yepyeni bir yön verdi.
Orada idrak ettiğim kuvvetli bir seziş bana şunu söyledi:
Artık ihtiyaç sahibi çocuklara yardım et.

Çünkü çocuklar, hayal gücümüzün kaynağı.
Egosuzluğun, saflığın, en temel halimizin yansıması.

Onlarla “bir” olduğumda, dünyanın da iyileşmeye başladığını hissediyorum.


Bundan Sonrası

Artık biliyorum ki başlangıç noktası burası:
Çocukluğumuz. Çocuklarımız.

Ben üstüme yığılmış tüm kimliklerden sıyrılıp
“Biz” olmak istiyorum.

Çünkü çocukları iyileştirirsek, dünyayı iyileştireceğiz.
“Ben”den çıkıp “Biz”e varacağız.

Unuttuğumuz çocukluğumuz, aslında “biz”in ta kendisi.
Bugünün çocukları, yarının “biz”leri…


Gelin, Bir Olalım!

Pek yakında…
Çocuklarımız için.
Geleceğimiz için.

Tüm restoran sahiplerini ve yeme-içme dünyasında emek verenleri desteğe davet ediyorum.

Siz de bana bu yolculukta katılmak ister misiniz?
Gelin, Bir olalım! 

Ömer Hayyam’ın Mezarında Dans Eden Kız Çocukları – Nişabur, 2025, Nisan

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir