Gelibolu’ya yaptığımız son iki yolculuk sırasında Keşan’da yol üzerinde mola verip, “Satır Et” gibi bir muazzam ile tanışarak aklımızdan asla çıkaramayacağımız bir lezzeti daha hafızamıza tamamen kazımış olduk.
Yazıya uzun süredir başlık düşünürken bu sefer belli bir işletme ya da kişiyi adres göstermeden, Satır Eti sahiplenildiği şekilde Keşan’a ithaf ederek yazmaya karar verdim. Zira bunu yapmamın iki nedeni var;
- Satır Eti Keşan özellikle sahiplenmiş ve bu özel yiyeceğin tanıtımı için konsolide edilmiş bir web sitesi tasarlamış. Ben ilk defa örneğini burada gördüm. Bkz. Satır-Et.com (Ayrıca bu Keşan’ın tanıtımı için süper bir olay!)
- Sevgili gezgin-yiyici dostum Loplopcu Semih’in yol üzeri durağı olarak Keşan’da Kavaklık yazısı ile bu yiyeceğin kesinlikle Keşan’da tadılması gerektiği üzerine üzerimde yoğunlaştırdığı hissiyat.
Lakin bu lezzetin sırrı da zaten oldukça aşikar. Kıvırcık cinsi süt kuzusu, satırda ve tahta kütük üzerinde doğranmış siniri ayıklanmış et, tuz, çift taraflı tel ızgara ile meşe kömürü üzerinde pişirme…Yani başka ıvır zıvır, baharat felan söz konusu değil. Bu kadar yalın tertemiz bir ızgaradan bahsediyoruz. Ancak bu yalın ızgaranın içinde bulundurduğu kendine has su ve lezzeti ancak Kristof Kolomb‘un Amerika’yı keşfedişi esnasındaki aynı hissiyat ile eşdeğer tutabilirim.
Biz Satır Eti “Çamlıbel“de İstanbul yolu üzeri 1.km’de yedik. Salih usta ile mutfakta sohbet ettik. Bize işin sırlarını ve detaylarını anlattı. Etin satırla doğrandığı tahta kütüğü gösterdi. Nasıl pişirildiğini ve servis edildiğini anlattı.
Sonra yedik ve gördük ki; bu yemek sizi sonrasında kuş gibi hafif hissettiriyor. Nasıl hissettirmesin? İçinde gram baharat yok, damağınızda kuzu tadı ile mutlu-mesut araba sürmeye devam ediyorsunuz. Hayat muhteşem yani!
Bu yiyeceği 90′lı yılların başında bulduğu iddia edilen Keşanlı Enver Usta Beylikdüzü’nde bir yerde hizmet veriyormuş. Mekanı her ne kadar Keşan’da olmasa da Beylikdüzü zaten Keşan’da sayılır algısı da birçoğumuzda hakim durumda. Gidin deneyin! Koşun…
Yine de Keşan’da parklı bahçeli yerlerde yol üzerinde yemek daha geleneksel sanki.
Cenab-ı Hak Satır et ile tekrar tekrar kavuşmayı nasip etsin! Ne demişler; “Malkara, Keşan, Hoppala Paşam!”
Satır et ve nerelerde yenileceğine dair detaylı bilgi için; (İlla siz nerede yediniz diyenler için, biz ikidir Çamlıbel‘de yedik!)



Bizi Twitter'da takip edin!
Öğleden önce karnım acıktı :) Gayet güzel bir yazı olmuş
biraz kebabı andırıyor yerken. ama, adana-urfa gibi içinde baharat olmadığı için çok rahat yeniyor. lokkum gibi!
Hep içimde kalmıştı şu Çamlıbel! Ama İstanbul’a dönerken yolun öbür tarafında kaldığı için hep Kavaklık’a giriyoruz. Bu sefer ilk gidişimde Çamlıbel’de yiyecez !!
satir et diye yedirilen,makinada cekilmis kiyma da var. hazir tescil edilmis iken bir de -SATIR ET-rushati veya izin belgesi isini yapsaniz?benim de bir katkim olur sanirim. firsatcilara vize vermeyin.
ticaret odasi yetkililerine…
Merhaba, mesajınız çok net değil. Ne demek istediğinizi detaylandırırsanız çok iyi olacak…
camlıbel işletmecisi olarak yazıyorum satır etin hep arkasında olacağım herkezi satır et yemeye davet ediyorum