Harbiyiyorum Dükkan Açıldı! (Yeniden)

Harbiyiyorum Dükkan 1. Dönem – 2014

Çok eski takipçilerimiz, izleyicilerimiz hatırlar belki. Harbiyiyorum.com’u kurduktan 5 yıl kadar sonra, 2014 yılında yemeğe meraklı bir takipçim ve arkadaşım evde “Somon Füme” yaptığını söylemişti. Bana da denemem için vermişti hatta. Yaptığı füme somonu çok beğenmiştim. Lakin tüketebileceğinden fazla ürettiği için işlenmiş somon ziyan oluyordu. Bu sebeple “Dur bakalım bir Harbiyiyorum izleyicilerine duyuralım, belki satın almak isteyen olur.” demiştim ve böylece “Harbiyiyorum Dükkan” düşüncesi ilk olarak o zaman aklımda belirmişti. Çok düşük hacimli, eğlencelik bir işti. Ama o zamana kadar elle tutulur bir şey satmadığım için (hep ajans işleri) bir ürün/meta satmak pek hoşuma gitmişti.

Sopsy’den yıllık abonelik modelli bir dükkan açıp üç beş ürün satan bir butik online dükkan deneyimini de böylece edinmiş oldum. Sonra arkadaşım somon füme yapmayı bıraktı, ben de uğraşamadım, butik online dükkan işlerini bıraktım.

Harbiyiyorum Dükkan 2. Dönem – 2016

Aradan 2 yıl geçti. Bu kez Cunda’da Harbiyiyorum’un kitabını derlerken butik “İsli Midye” yapıp satmaya çalışan bir Ayvalık yerlisi ile tanıştım. Hiç unutmam. Cunda’da taş kahvede soğuk bir Cunda akşamı konuşmuştuk. O da ürünlerinin satışında kendisine yardımcı olmamı istedi. Ben de yine bir kez daha bu değişik inovatif gurme ürüne yükselip, “Tamam!” dedim.

Böylece “Harbiyiyorum Dükkan” bir kez daha aktif oldu. Lakin yine “Al/Sat” şeklinde yürüyen bu ticari modelle sürece başlamıştım. Ürünün stoklanması gerekiyordu, bir kere öncelikle Ayvalık’tan ürünlerin önce bana gelmesi gerekiyordu. Sonrasında benim o ürünleri tekrar paketlemem gerekiyordu (çünkü tedarikçi son kullanıcıya göre paketleyemiyordu). Ürünlerin bozulma riski vardı v.s. v.s. O esnada Türkiye’de Lale Devri’ni sürmekte olan Özgür Şef de bize sucuklarını satmamızı istediğini söyledi. Kendi halimde yatırımlar yaptım. Hatta Ideasoft’tan yıllık üyelikli e-ticaret paketi bile satın aldım. Ekibi eğitimlere gönderdim. Kredi kartlı ödemeler için sanal pos cihazlarına başvurdum. Fakat bir kez daha hatalı modelleme, kötü ve suistimal edilen işbirlikleri ile Harbiyiyorum Dükkan’ın 2. Dönemi de hüsranla son bulmuş oldu. Bu şekilde bir daha asla “Al/sat” yapmam dedim. Tövbe ettim. O zaman affiliate sistemi de Türkiye’de yoktu, oturmamıştı. (Ha, şimdi oturdu da ne oldu o da ayrı mesele…Herkes aynı sitelere link kaydırmaktan bıktı.)

Böylece aslında klasik “Al/Sat” ticaretin Harbiyiyorum’a uygun bir model olmayacağını çok net anlamıştım. Harbiyiyorum yıllar içerisinde bir “Yemek Medyası” olmuştu ve esas işi lezzetleri tanıtmak ve onları anlatmaktı. Lakin yine de gezip gördüğü yerlerde keşfettiği yemekleri, gurme ürünleri, nihai tüketiciler ya da aracı gıda simsarları ile buluşturmaya ve her iki tarafı da memnun etmeye devam ediyordu.

O esnada kafamda bir şimşek daha çaktı. Eski dünyanın getirdiği ticari modellerle Harbiyiyorum iş yapamazdı lakin alıcı ve satıcıyı bir araya getiren ve o ticaretin “Garantörlüğünü” yapan bir aracı platform olabilirdi. Ayrıca zaten bunu doğal olarak yapıyordu.

“Yeniden! Harbiyiyorum Dükkan”

İşte bugün “Yeniden Harbiyiyorum Dükkan” derken hedeflediğimiz şey klasik bir ticari model asla değil. Hatta bilakis ticari kaygılarımız olmadan bu işe başlıyoruz. Amacımız doğru ürünü, doğru servis ve paketlemeyi sağlayan üreticileri bulup, içlerinden seçip kendi mecralarımızda vitrine çıkararak siz yeme-içme sevdalıları için teşvik edici bir güvence alanı oluşturmak, sizlere bir köprü olmak ve ticaretinizin garantörlüğünü sağlamak.

Satış olsun istemiyor muyuz? Elbette istiyoruz. Hatta çok olsun, bolca olsun. Her hafta sevdiğimiz, güvendiğimiz bir ürünün arkasında durmak, onu öne çıkarmak en çok istediğimiz şeylerin başında geliyor. Hak eden ürün hak eden alıcısına ulaşsın.

Düsturumuz bu minvalde…

Bu bağlamda Harbiyiyorum Dükkan’da her hafta bir ürün ya da aynı üreticinin ürün gruplarını yine o hafta piyasa fiyatlarından daha uygun bir fiyatla satarak yeni bir ticari modele öncülük ediyoruz.

Muhtemelen fark etmişsinizdir. Bize her hafta bir sürü üreticiden onlarca ürün geliyor. Bunların gönderiliş süresini, kargosunu, sunumunu, lezzetini ve daha birçok kriteri aslında öncesinde bizzat deneyerek test etmiş oluyoruz. Sonrasında beğendiğimiz ve sizlerin de beğeneceğini düşündüğümüz üstün kalite ürünleri “Harbiyiyorum Dükkan” portföyünde sizlere sunmaya başlıyoruz. Daha sonra ticaretinizin garantörü biz olup seçtiğimiz markaların ürünlerini “Harbiyiyorum Vitrin” ine almamız karşılığında o hafta üreticinin kendi sattığı perakende fiyattan daha uygun bir fiyatla “Harbiyiyorum Dükkan” da satışa çıkarıyoruz. (Yani amiyane tabirle sizler için bu markalardan indirimler koparıyoruz.) Sonuçta hayalimizdeki ürün satış modeline bu sayede ulaşmış oluyoruz.

Harbiyiyorum Dükkan Yeniden Hayırlı ve de Uğurlu Olsun!

Bugün aylık 3,5 milyon ziyaretçiye ulaşan web sitesi trafiği, aylık 10 milyonlara ulaşan sosyal medya erişimi ile hem satıcılar hem de alıcılar için Harbiyiyorum.com çok iyi bir birleştirici platform.

Bu kez model çok içimize siniyor. Yeni normal, yeni dünya… Harbiyiyorum için yeni ve doğru bir iş modeli.

Her hafta başka bir gurme üründe, o hafta indirimli bir fiyat ile görüşmek üzere.

Harbiyiyorum Dükkanı takipte kalın… Acelemiz yok ama zaman içerisinde portföyümüzde çok güzel gurme ürünler biriktireceğiz.

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir