OdaTV YazılarıTürk Kahvesi

Türk Kahvesini Siz Nasıl Biliyorsunuz?

Ben bu yazıyı kaleme alırken A.B.D. Washington D.C. Belediye Başkanı Muriel Browser, Türk Kahvesinin bilinirliğini artırmak ve kahve seven toplumları birbirine yakınlaştırmak için kurulan “Turkish Coffee Lady Vakfı”nın girişimleriyle 5 Aralık’ı “Dünya Türk Kahvesi Günü” olarak tanıdığını duyurdu. 

Haberleri şöyle bir araştırın en fazla 48 saat önce böyle bir günden bahsedilmeye başlandığını duyacaksınız. 

Böylece “Dünya Türk Kahvesi Günü” resmen 500 yıl sonra Amerika’da icat edildi. Tanındı, onandı. Biz Türklere böyle bir gün olduğu tebliğ edildi ve bizler de onu “Vay bugün ‘Dünya Türk Kahvesi Günü’ymüş. Yaşasın yahu!” diyerek kutlamaya başladık. 

Gurur duyduk.

“Ne mutlu” dedik.

“Çok şükür” dedik.

“Sonunda!” dedik.

“Zaten her yıl 5 Aralık’ta kutlanmıyor muydu? Bu yıl nasıl da unuttuk bu günü!? Ayıp bize” dedik.

“Hayırlı ve de uğurlu olsun!” dedik.

Sivil toplum kuruluşlarının başkanları, üniversiteler, belediye başkanları hemen Washington D.C’de tanınan #DünyaTürkKahvesiGünü ‘nü kutlayan tweetler atmaya başladı.

“As bayrakları as!” anıydı nasıl olsa…

* Washington DC dünya Türk kahvesi günü tebrik mesajı

NEDEN AMERİKA’DAN TEBLİĞ EDİLİYOR

“Dünya Türk Kahvesi Günü”nün Amerika’nın başkenti Washington’da tanınması ve sahiplenilmesi her ne kadar ironik olsa da kahveyi Yemen’den alıp da dünyaya tanıtan, ilk pişirmeyi yapan, yeryüzündeki ilk kahvehaneleri açan bir milletin kendi belediye başkanlarının ya da yöneticilerinin bunca yıldır “Türk Kahvesi”ni sahiplenmemesi, böyle bir günün bize Amerika’dan tebliğ edilmesi kanımca fevkalade trajikomik. Ama şüphesiz altında yatan bir sürü neden var…

Yine de “Turkish Coffee Lady Vakfı” kurucusu Gizem Salcigil White’ı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Bizlere ta oralardan bir farkındalık kattığınız, Türk Kahvesi’ne gereken değeri diplomatik anlamda kazandırdığınız ve Türkiye’de yetkili mercilere, STK’lara, devlet kurumlarına “Türk Kahvesi” konusunda bir gündem yarattığınız için…

Peki neden “Dünya Türk Kahvesi Günü” bize resmen Amerika’dan tebliğ ediliyor? 

Tarihe şöyle hızlıca bir göz atalım belki zihinlerimizde bir resim şekillenir…

-Kahvenin dünyada ortaya çıkış yeri Yemen. Rivayete göre kahve çekirdeği M.S. 700’lü yıllarda Çoban Khaldi tarafından bulunuyor. Kahve çekirdeklerini yiyen keçilerin hareketlendiğini gören çoban aynı etkileri kendi üzerinde de görüyor. 

-11. yüzyıla kadar bildiğimiz anlamda kahve çekirdeği içecek olarak değil ama yenilen, hatta ekmek yapımında kullanılan bir madde… 11. Yüzyıl itibariyle Yemen’de içecek olarak ilk tüketimi Sufi tarikatları sayesinde oluyor. 

-Hatta Şeyh Şazeli bugün içtiğimize benzer kahveyi ilk içen kişi. Lakin bugün içtiğimiz kahveyi Hz.Muhammed hiç tatmamış, bilmiyor. 

-Daha sonra kahve Mekke’ye ulaşıyor. Yavuz Sultan Selim döneminde imparatorluk sınırlarıyla dikkat çeken Osmanlı’ya kahveyi 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa saray erkanına tanıtıyor. Kısa süre içerisinde hem sarayda hem de halk arasında popüler bir içecek halini alıyor. 

-Bugün dünyada bilinen ve kabul edilen ilk kahvehane 1554 yılında Taht-ül Kale (Tahtakale)’de Halepli Hakem ve Şamlı Şems adında iki Suriyeli Arap tarafından ‘Kivahan’ adıyla açılıyor. 1517’den 1568 yılına kadar İstanbul’da açılan kahvehanelerin sayısı 50’li rakamları geçiyor. 

-O dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman yine tam da ilk kahvehanenin kurulduğu yılda kahveyi de kapsayan “resm-i bidat” adına bir vergiyi yürürlüğe sokuyor. (Kahvehanelerin çoğalması pek hoşuna gitmiyor.)

-Daha sonra yine Kanuni Sultan Süleyman devrinin Şeyhülislam’ı Ebusuud Efendi “Kömür derecesine kadar kavrulan maddelerin içilmesinin haram olduğu” fetvasını veriyor. 

-Böylece kahve ve kahvehaneler 1568 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından resmen yasaklanıyor. 

-Bu yasakları III. Murad Dönemi (1574-1595)

-III.Memed Dönemi (1595-1603)

-I. Ahmed Dönemi (1603-1617) (Kahvenin yanısıra tütün de yasaklanıyor.)

-IV.Murad Dönemi (1623-1640) Hep yasaklı geçiyor. (Kahvenin yanısıra tütün ve afyon da yasaklanıyor, hatta idam cezası konuyor.)

-1830 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile kahvehaneler kısa bir süreliğine yine yasaklanıyor. 

-Lakin kahve, bu denli yasaklanmasına karşın, saray içinde önemli bir yere sahip olmaya devam ediyor. Bir zenginlik göstergesi olarak evlerde gizli gizli içiliyor. Hatta sarayda hiyerarşiye, padişaha kahve pişirmek ile görevli “kahvecibaşı” rütbesi ekleniyor. Zaman içinde Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa gibi kahvecibaşılıktan sadrazamlığa kadar yükselenler bile oluyor. (Vay be!)

GEL DE HAKKIYLA SAHİPLEN…

-Yine de kahvenin önce Yemen ve sonrasında Osmanlı üzerinden Avrupa’ya ticareti bu süreçte devam ediyor. 

Kahvenin tam da Osmalı topraklarında yeşereceği bir asıra yakın yasaklar sırasında Viyana, Fransa, İtalya, İngiltere kahve konusunda epeyce yol katediyor. Yine ne enteresandır ki kahvenin Osmanlı’dan Avrupa’ya geçişi ile kahveyi Müslüman içeceği olarak değerlendirerek Vatikan’da dönemin Papası da kahveyi yasaklayan bir fetva veriyor. Gerçi bu fetvadan kısa bir süre sonra kahveyi denemesi ve kendisi ile çelişen şu ifadesi de ilginç oluyor: “Bu kadar güzel bir içeceğin sadece Müslümanlara ait olması utanç vericidir.” Böylece Papa’nın verdiği yasak fetvası çok kısa bir süre etkisini gösteriyor. 

Şimdi gel de geçmişi bu kadar yasaklı, içilmesi günah olunduğuna dair fetvalar görmüş, muallakta kalmış bir içeceği bu topraklarda hakkıyla sahiplen.

Ülkemizde Türk Kahvesi’nin bir pişirme metodu değil de bir kahve çekirdeği, Türklere has kahve türü olduğuna inanan yüz binlerce insan olduğuna eminim. Durum bu kadar şuursuz olunca “Dünya Türk Kahvesi Günü”nün de Amerika’nın başkentinde icat edilmesi ve tanınması gayet normal tabii.

Amerika bize özetle şöyle diyor aslında;

“Siz şimdi kahvenizi tanımakta zorlanabilirsiniz, biz size bir yardımcı olalım…”

Demem o ki; 

“Yoğurt bizim, baklava bizim, şalgam bizim, kokoreç bizim, Balıkesir kuzusu bizim”i sadece birbirimizin yüzüne demekle olmuyor o işler.

Salih Seçkin Sevinç

*Bu yazının orijinali ilk olarak 06.12.2020 tarihinde Odatv’de yayınlanmıştır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:
Görsel Anlatımlı Cezvede Şekerli Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?
Görsel Anlatımlı Cezvede Sade Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?
Türk Kahvesi ve Yancıları
Menengiç Kahvesi Nedir?

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı salih-seckin-sevinc-2-560x268-1-1-2.jpg

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir