Kuşkonmaz Nedir?

Kuşkonmaz, antik çağlardan bu yana süper sağlıklı bir yiyecek ve sebze olarak anılır. Folik asit zenginliği ile özellikle hamileler için önerilen bir bitkidir, ayrıca -muhtemelen şeklinden ötürü- afrodizyak özelliğiyle de bilinir. Romalılar ve Yunanlar onu hem taze halde, hem de kurutarak tüketiyorlardı.

Günümüzde ise kuşkonmazın mutfaklarda çorbasından tutun da, salatasına ve hatta ana yemeklerine kadar uygulaması vardır. (Muhtemelen bir tek tatlısı yok. Ama biz reçelini de gördük ve epey beğendik.) Ayrıca tam anlamıyla kuvvetli bir vegan ve vejateryan yemeği.

Kuşkonmaz (Asparagus) A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri açısından zengin, lifli bir sebzedir ve folik asit, fosfor, antioksidanlar ve potasyum içeren kuvvetli bir idrar sökücüdür. 1  porsiyon (150 gr) kuşkonmazda günlük folik asit ihtiyacının %91’i, günlük K vitamini ihtiyacının %100’ü mevcuttur. Bu yüzden hamile ve emziren kadınların sıklıkla tüketmesi önerilir.

Türkiye’de Asparagus officinalis çalı bitkisinin (Yabani Kuşkonmaz) baharda toprak yüzeyine uzattığı sürgünler olan kuşkonmazın botanik kökeni yine Türkiye’dir. Gerçek anlamda tarlada üretimi ise Eskişehir’de “Kuşkonmaz Vadisi” isimli beş yüz dönümlük bir arazide “Nomad Tarım” tarafından gerçekleştirilir. Bu vadide yeşil, mor ve beyaz renkli üç tür kuşkonmaz yetiştirilmektedir.

Kuşkonmaz üretimi zor olan bir bitkidir. Örneğin; ekiminden sonra 3-4 yıl kadar ürün vermez. Bu yüzden yatırım yapılması halinde uzun yıllar kazanç elde etmeden ayakta kalabilecek sermayeye de sahip olmak gerekir. Daha sonra 12-13 yıl boyunca aralıksız hasat yapılabilir.

Yabani türleri halk arasında sarmaşık, avronyes, izvinye, aspariçe, asfaraca, tilki kuyruğu, dilkimen, tilkişen, ayrelli gibi farklı isimlerle çağırılır. Baharda doğadan toplanarak tüketilmeleri ülkemizde oldukça yaygın bir gelenek.

Kuşkonmazın kalınlığı veya inceliği onun kalitesini göstermez. Mutfağınızda yapmak istediğiniz yemeğe göre tercih edebilirsiniz. Oldukça hassas bir bitki olan kuşkonmazı hasat edilmesi gereken zamanda hasat etmeyip de yanlışlıkla herhangi bir yerine dokunursanız ertesi gün boynunu bükecek ve toprağa dönecektir. Hatta yine hasat edilmesi gereken günü geciktirirseniz bir sonraki gün boyu 20 santim kadar daha uzayabilir. Bu bağlamda hasatı da incelikli bir mevzudur.

Kuşkonmazı buzdolabında saklarken her iki ucunu da kağıt bir havluyla kapatırsanız saklama ömrü daha uzun olur. Ya da köklerini iki santim su dolu bir bardağın içine koyup bekletirseniz bu da benzer bir sonuç verecektir.

Kuşkonmazı haşlayıp, tavada pişirip ya da mikro dalgada ısıtıp yiyebilirsiniz ama biz en çok mangalda ızgara halde tercih ediyoruz. Izgarası da oldukça lezzetli. Kralların sebzesi, sebzelerin kralı diye anılması boşa değil yani.




Yorum Yazın