Ah Nerede O Eski İftar Sofraları!

Yarın Ramazan başlıyor. Ramazan ile birlikte iftar sofraları heyecanı da başlıyor tabii. En güzel iftar sofraları ailelerimizle birlikte olan sofralar elbette. Hani sıcak çorbası, hurması, pidesi, pastırması ve muhabbeti bol olan…

Kulağa nostaljik geliyor değil mi?

Anadolu’da muhtemelen yukarıda biz şehirlilerin özlemini duyduğu mütevazı iftarlar bir şekilde uygulanmaya devam ediyordur. Lakin büyükşehirler artık Ramazanlarda modern trendlere göre hareket eder hale geldi. 

Peki nedir bu trendler? 

İFTAR MEKANLARI TRENDİ…

Metropol yaşamının koşuşturmacası her geçen gün insanların geleneklerini ve kadim değerlerini yarattığı ekonomiyle değişime uğratıyor. Bundan inançlar da nasibini alıyor.

Evlerde maneviyat ve huzur dolu mütevazı iftar sofraları arayışından uzaklaşan büyükşehir insanının her geçen yıl daha fazla dışarıda iftar yapabileceği mekan aramaya başladığını görüyoruz. 

Yani bildiğimiz, klasik iftar anlayışı modern hayatla birlikte değişime uğruyor. 

Google’ın son beş yıllık arama trendlerine baktığımız zaman “iftar mekanları”sorgusunun her yıl sistematik olarak artarak 2018’de 2014 yılına oranla %100’lük bir artışa ulaştığını görüyoruz. 

Bu da iftar veren mekanların sayısının her geçen yıl artması demek…

İFTAR MEKANLARI VE İFTAR MENÜLERİ

Artık Ramazan ayları yaklaşırken inanan ya da inanmayan her büyükşehir insanının ağzında şöyle bir cümle var. 

“Ramazan geldi. Haydi birlikte bir iftar yapalım!” 

Bu tıpkı, “Birlikte hafta sonu dışarıda bir kahvaltı yapalım” demeye benziyor. Nasıl ki son on yılda kahvaltı, hafta sonları dışarıda yapılması gereken bir trende dönüştüyse, iftar sofraları da benzer bir dönüşüme uğradı. 

Ekonomik özgürlüğünü elde eden, yoğun tempoda çalışan, trafikle cebelleşen büyükşehir insanının iftar sofraları hazırlayacak vakti yok denecek kadar az. Bu yüzden en güzel çözüm geçmişte özlemini duyduğu iftar sofralarının hissiyatını az da olsa iftar menüsü veren mekanlarda aramak. 

Günümüzde büyükşehir insanı eğer mümkünse ailesini, eşini, dostunu, iş arkadaşını bu mekanlarda ağırlamak istiyor.

PEKİ BU MÜMKÜN MÜ?

Harbiyiyorum.com ekibi her yıl olduğu gibi bu yıl da iftar veren mekanlar ve fiyatlarıyla ilgili detaylı bir çalışma yaptı.

Şöyle kısaca bir göz atacak olursak…

Bu yıl Beyti’de iftar yapmak isterseniz kişi başı 270 TL, Boğaziçi Borsa Restoran’da iftar yapmak isterseniz kişi başı 240 TL, IST Too’da kişi başı 249 TL, Asitane Restoran’da kişi başı 185 TL, Matbah Restoran’da 175 TL, Kaşıbeyaz Florya’da 160 TL, Armada Teras Restoran’da 155 TL, Günaydın Etiler’de 150 TL, Hamdi Restoran’da 125 TL vermek zorundasınız. 

Zorundasınız deyince bir anda aklıma geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz rahmetli Dilberay’ın “Zorunda mıyım?” şarkısı geldi. 

Elbette zorunda değilsiniz ama bu restoranlardan birinde iftar yapmayı tercih edenler bu bedeli ödemekle yükümlüler. 

Ayrıca emin olun bu mekanlarda Ramazan boyunca yer bulmakta zorlanacaksınız. 

Daha ucuz iftar mekanları ve menüleri var mı? Elbette var. Zaten iftar sofrası dediğiniz en nihayetinde nedir ki, öyle değil mi?

İFTAR MENÜSÜ DEDİĞİN NEDİR

Haydi birlikte bir iftar menüsü tasarlayalım! Diyelim ki biz bir ciğerciyiz;

Sunduğumuz ana yemeğin başına hurma, tulum peyniri, pastırma ve zeytin koyarak; ayrıca açılışa çorba ekleyip, bitişe de tatlımızı ikram ederek gayet güzel iftar menüsü veriyoruz diyebiliriz.

Bu kadar basit! 

Dikkat etmemiz gereken şey karnımızın doymasından çok gözümüzün doyması. Çünkü modern zaman bunu gerektiriyor.

RAMAZANA ÖZEL TATLAR VE DEĞİŞMEYENLER…

Her yıl Ramazan’da bazı lezzetler ön plana çıkar ve iftar sofralarının tamamlayıcısı olur. Mesela başlangıçta hurma ve pastırma “iftariyelikler” diye adlandırılan kategoriye girer. Ramazan pidesi iftar sofralarının olmazsa olmazıdır. Mümkünse fırına gidip iftar vaktine yakın sıraya girip almak ve iftar sofralarında sıcak tüketmek makbulüdür. Tatlı olarak da bir yıl neredeyse hiçbir yerde görülmeyen “Güllaç” bir anda sofraların baş tacı olur. Türkiye’de her yıl üretilen güllacın %85’i Ramazan ayında tüketilir.

Gördüğünüz gibi yeme içme alışkanlıklarının değişimi Ramazanları da etkiliyor… Değişmeyen tek şey ise yediklerimiz.

Biliyorum yukarıda bahsettiğim kişi başı iftar menüsü fiyatlarına epeyce takıldınız. 

Ama kişi başı 250 TL verip de iftara gidenlere Ramazanın gerçek ruhunu yakalamaları için bir notum daha var… 

Bu yıl belirlenen kişi başı fitre bedeli 23 TL!

İhtiyaç sahipleri vereceğiniz o 23 TL ile öyle bir iftar sofrası kuracaklar ki, esas özlemini duyduğunuz mütevazılığı, doyuruculuğu ve eski Ramazanları işte o sofralar barındıracak. Evler mis gibi pide, çorba ve zeytin kokacak!

250 TL ile satın alamayacağınız bir şeyden bahsediyorum.

Hayırlı Ramazanlar…

**Yazının orjinali oda.tv de yayında…

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?", "Her Şeyin Başı Blog" ve "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir