Akatlar’da En İyi Peynir Fondü Nerede Yenir? Crepe&Fondue, Akatlar, Beşiktaş, İstanbul

İstanbul’daki En İyi Peynir ve Chinoise Fondü

Sevgiliyle gidilecek ve sevgiliyi etkileyebilecek mekanlar vardır, Akatlar’daki Crepe&Fondue Restaurant tam da böyle bir yer işte. Aşıkların kalplerinin erimesi gibi peynir ve çikolatanın sımsıcak eridiği, kış aylarında sevdiceğiniz ile göz göze, diz dize, hatta yeri geldiğinde birbirinize, sıcak peynire/çikolataya bandırılmış fondü çatalları uzatarak hoş vakit geçireceğiniz “Etnik Bir Restoran” bu mekan. 

Şimdi etnik restoran derken İsviçre yemeğinden bahsediyoruz. Biliyorsunuz “Fondue” denen yemeğin çıkış yeri İsviçre. Sonra Fransa ve İtalya’da da tutmuş ve zaman içerisinde yaygınlaşmış bir fukara yemeği aslında. Hani zorlama bir tanım olacak belki biraz ama bizdeki “papara” ne ise İsviçre’de fondü o. 

İsviçreliler İsviçre Alpleri’nin uzun ve soğuk kış günlerinde ellerinde kalan peynirleri eritip, bayat ekmekleri bu peynirlere ortak bir tencereden banarak yedikleri zaman, bir de bakmışlar ki katma değerli, bir daha asla vazgeçemeyecekleri yeni bir yemek ve yemek stili bulmuşlar ve  öyleyse varsın olsun bundan böyle her daim “Fondue” yiyelim demişler. 

Birlik, tatmin, hatıra ve eşsiz olma… İşte bir yemeği milli yemek yapan özellikler bunlar.

Peynir Fondue’nün Kısa Tarihi

1930 yılında İsviçre’nin milli yemeği kabul edilen “fondue” 1950 yıllarında iyice gün yüzüne çıkarak ortak bir tencerede sıcak olarak sunulan ve herkesin o tencereye uzun çatallar batırarak birlikte yediği bir yemek türüne verilen isim olarak anılmaya başlamış. Bu bağlamda aslında tencerede eritebildiğiniz her yemek “fondue” olabildiği gibi eritilen malzemeye göre de önüne “Çikolata” ya da “Peynir” gibi isimler alarak sunulmaya devam ediyor. Çinlilerin “Hot Pot” dedikleri sistem de yine İsviçre’de “Fondue” olarak sayılıyor. 

Fondü’yü kısaca anladıysak tekrar Crepe&Fondue’ye dönebiliriz. Net söylüyoruz; İstanbul’da bu işi hakkıyla yapan tek mekan burası. Daha onca birçok otelde ve restoranda mutfak deneyimi olan mekan sahibi Murat Bey, aslen Kayserili. 2005 yılından bu yana Akatlar’daki bu samimi dükkanda tamamen İsviçre mutfağının bu spesifik yemeğine odaklanmış durumda. 

Mekana girince bizim ilk dikkatimizi çeken şey dükkanın sonundaki mini bar oldu. Menüsünde İsviçre ve Fransa’ya özgü olan peynir fondü, et fondü, kokusu dağları delen Raclette, roşti gibi spesiyallere de sahip. Tüm bunların yanında “House Wine” dediğimiz kendi sofra şaraplarını (ki bayıldık) dinlendirilmiş bir halde sunuyorlar. Ayrıca Murat Bey’in hazırladığı bir sos seti var ki tüm süreci hepten Nirvana’ya taşıyor. 

Bizim burada size önereceğimiz ve yerken bize büyük keyif veren iki çeşit lezzet var:

Birincisi Fransız Emmantel, İsviçre Gruyere Peyniri, beyaz şarap, kirsh, haşlanmış sebze ve kızarmış ekmek parçaları ile sunulan Peynir Fondü. İkincisi ise “Fondue Chinoise” denilen 400 gram dinlendirilmiş dana bonfile, özel harman sebze suyu, 6 çeşit sos ve patates kızartması ile sunulan “Hot pot” fondü.

“Peynir Fondü” elbette Crepe&Fondue’de asıl olayımız ve yemesi oldukça basit. Kızarmış küp ekmekleri uzun çatala batırdıktan sonra onu altında “Tealight” olan erimiş peynir tenceresine daldırarak afiyetle yiyoruz. Üstüne de bir yudum şarap aldık mı “Tamaaam!”. “İşte bu kadar!” diyoruz.  

Fondue Chinoise

Fondu Chinoise ise biraz daha sofistike bir yemek. Dinlendirilmiş yaprak bonfileyi yine uzun bir çatala sarıp önümüzdeki kaynatılmış sebze suyuna batırıyoruz. Ne kadar pişmesini istersek o kadar suda bırakıyoruz. (Salih Bey az pişmiş sever.) Bu arada et kendi rayihasını suya salıyor tabii. Sonra o eti kaynar sudan çıkarıp, üzerine istediğimiz sosu ekleyip (hatta belki de -neden olmasın-peynir fondüye batırıp) o şekilde midemize gönderiyoruz. Etler bitince de tenceredeki suyu ziyan etmiyoruz. Murat Bey’den rica ediyoruz bize onu bir kaseye, bardağa döküyor ve biz o et suyu ile karışan sebzeli suyu “Digestive” şifa niyetine içiyor ve “Fondue” serüvenimizi taam eyliyoruz.

Yemesi inanılmaz keyifli bir gastronomik deneyimden bahsettiğimizi zeki bir takipçi hemen anlamıştır. Hem farklı ülkelerdeki lezzet (etnik mutfak) meraklılarına hem döner, kebap, köfteden başka bir şey deneyelim diyenlere, hem de sevgililere, eşlere, özel günlere, gönül rahatlığıyla önerebileceğimiz sıcak, samimi, gustosu olan lezzetli bir yer burası. 

Menüsünü kendi Crepe&Fondue web sayfalarından da inceleyebilirsiniz. Tüm süreci aşağı yukarı gösteren bir Instagram videosunu da yazı içerisine yardımcı olsun diye bıraktık. (Yeni lezzet keşiflerimizden haberdar olmak için Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın.) Ayrıca “Fondue Nedir?” yazımıza da bir göz atmak isteyebilirsiniz.

Crepe&Fondue’ye giderseniz Murat Bey’e bizden çok selam götürün. Bu ülkede zor bir mutfak ve zor bir kategori seçmiş. Lakin bunca yıldır hizmet veriyor ve bunu sürdürüyor olması bile büyük başarı. 

Tüm yiyen aleme selam, sağlıkla afiyete devam.

Adres: Akat, Zeytinoğlu Cd. No:3, 34335 Beşiktaş/İstanbul
Tel: +902123514951

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.