Ayıptır Söylemesi: “Üç Öğün Duble İskender Yedim!” – Bunu Söyleyen Blogger Kardeşimiz Kim?

Malum bizde bir laf vardır. “Ayıptır Söylemesi…” diye başlar sonra da genelde “bir oturuşta iki koyun yedim“, “aynı anda 3 poğaçayı mideme gömdüm”  falan diye devam eder. Dünyada başka hiçbir toplumda buna benzer bir tabir göremezsiniz. Genelde bir yemekte aşırıya kaçtığımızı düşünüyorsak, sarımsaklı mantı yemişsek, ya da nasıl diyelim “lüks” bir yiyecek hüpletmişsek bunu belirtmezden önce “Ayıptır söylemesi” demek toplumumuzca vaciptir. Böyle demeden “Şöyle nah kolum kadar bonfile yedim” benzeri bir cümle kurarsak gerçekten “Ayıp” etmişizdir. (Ne toplumuz, değil mi ama!?!)

İşte bu sebeple Harbiyiyorum.com‘da böyle bir köşe başlatıyoruz. İlk yazımız da İstanbul’un güzel yeme-içme blog yazarı sevgili Dilekita‘dan geldi. Bakın Dilekita “Ayıptır Söylemesi…” diye başlayan sözlerine nasıl devam ediyor.

Bir gün içerisinde 3 öğün duble iskender yedim! Ama her İskender Kebap için bu durum asla geçerli olamaz. Sadece iyi İskender bulduğum zaman affetmem. Peki iyi İskender ne midir?

Öncelikle et taze ve kaliteli olacak. Hatta mümkünse odun kömüründe pişecek. Yoğurt da lezzetli olacak tabii. İşte ondan sonra, etin üstüne dökülen kızgın has tereyağının kokusu ciğerlere çekilecek ve mideye gönderilen her lokmada kendinden geçilecek… 

Hadi canım bu da bir şey mi ayol? diyenleriniz olacaktır. Ancak Dilekita.com‘un yazarının bir kadın olduğunu hatırlatmak isteriz.

Maşallah ona!

Dilek’ten daha iddialı olanınız var mı? Elbette mutlaka vardır. O zaman sizin abartılı yeme-içme hikayelerinizi de bekliyoruz. Katılmak isteyen herkes (harbiyiyorum et gmail nokta com)’a iyi çözünürlükte bir fotoğrafla birlikte 2-3 paragraf abartılı/neşeli yemek hikayelerini gönderebilir. Blog sahibi arkadaşlar sitelerinin isimlerini de bildirsinler bir zahmet.

Yazıya şöyle başlamalısınız. “Ayıptır söylemesi…

Sadece yediğiniz yemeği değil, bir de yedikten sonraki halinizi anlatırsanız okuyucular daha objektif değerlendirme yapabilirler :) Uzun yazılar her zaman tercih sebebidir.

(Not1: Fotoğraf Bursa’daki Uludağ Kebapçısı Cemal & Cemil Usta‘da çekilmiştir. Copyright: Dilekita.com)

(Not 2: Göndereceğiniz yazılar dev editör kadromuzun kontrolünden geçecektir. Hepsi yayımlanmayabilir. Ona göre. Sonra küsmece olmasın! Bir de ayda en fazla bir ya da iki yazı yayınlayabiliriz.)

Bu yazıdan çıkarılacak sonuç:  Dilekita Bursa’ya gittiği zaman 3 öğün duble İskender’i midesine gömebiliyormuş! Ohannes!

*Allah biliyor ya kim bilir ne hikayeler duyacağız. Anneciğimiz, korkuyoruz!

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Ayıptır Söylemesi: “Üç Öğün Duble İskender Yedim!” – Bunu Söyleyen Blogger Kardeşimiz Kim?” için 3 yorum

  • 14 Şubat 2014 tarihinde, saat 18:43
    Permalink

    Bendeniz Mide Mühendisi’ndeki kapasite ile bile 3 iskender çok iyi bir miktar, hele bir bayan için çok çok iyi… :)

    Yanıtla
  • 18 Şubat 2014 tarihinde, saat 14:26
    Permalink

    Biz gün içinde nerden yemek yiyeceğiz diye deli gibi yemek sepetini hatim ederken, sen iskenderleri yuvarla. Şişti fena hemde ba. Blog’a tarifte ekleyemiyorum o derece olduk biz burda.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir