Çanakkale’de 48 Saat

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale üzerinden Kazdağları’na gidip Balıkesir üzerinden geri döndüm. İlk kez 1915 Çanakkale Köprüsü’nden geçerek akşam saatlerinde Avec Otel’e ulaştım ve bünyesindeki Çanakkale’de büyük bir boşluğu dolduran Carne Restoran’da güzel bir akşam yemeği yedim.

Carne Restoran

Carne Restoran, Avec Gruba ait Avec Otel’e ait geniş bir şarap mahzeni ve şarap seçkisi olan fine dine bir restoran. Çanakkale’de özlemi duyulan yemekler, tabaklar ve içkiler ile kaliteli bir akşam yemeği için tüm ince detaylar düşünülmüş.

Tecrübeli şef Ramazan Ertürk elinden son zamanlarda yediğim ve özlediğim trüflü risotto beni adeta İtalya’ya götürmüş kadar oldu. 

Bununla birlikte özel soslu sunumda karidesli kalamar, kuru yaşlandırma yöntemi ile fermente edilen dana antrikot, pancar carpaccio ve masaya gelen tüm meze tabakları şapka çıkartılacak lezzet ve sunumdaydı.

Dediğim gibi Çanakkale çok güzel bir restoran kazanmış. Ayrıca İstanbul’dan yola çıkıp Çanakkale üzerinden tatil rotası oluşturacaklar için de Carne Restoran özel günler ve kutlamalar için de yol üstünde ayrıcalıklı bir mekan olmuş.

Carne Restoran üstüne Avec Otel’de bir gece konaklamamızın hemen ertesi günü Çanakkale merkeze inerek bir iki mekan gezelim dedik. 

Sardalye

Bu mekanlardan ilki, benim yıllar önce ilk açıldığı zamanlarda ziyaret edip çokça bahsettiğim balık büfesi Sardalye oldu. Sardalye, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’nin kendi balığı olan sardalyaları yağda kızartarak (tempura) ekmek arası sunduğu bir balık ekmek büfesi. 

Bu yaklaşım ile de Türkiye’de ilklerden. Bu iş modellerini de yıllardır severek ve ilgiyle takip ediyorum. Yerel balık kullanmalarını da ayrıca çok destekliyorum.

Tekin İmrenal Şekercisi

Çanakkale’ye gidince uğramaktan en çok zevk aldığım mekanlardan biri de Tekin İmrenil Şekercisi. O kadar tarihi, o kadar nostaljik görünümlü bir şekerci ki burası, dükkanın kapısından girer girmez zaman tüneline girmiş gibi oluyorsunuz.

Pralinler, şekerler, çikolatalar, kakaolar… Yok yok. Ortam rengarenk. Bilenler bilir. Mabel’in şemsiye çikolatalarından alıp yolumuza devam ediyoruz.

İstikamet peynir helvası için Kadir Usta tabii ki.

Kadir Usta Peynir Helvası

Kadir Usta Çanakkale’de yaşayan bir efsane. Peynir helvası denince de akla ilk gelen isim o. Dükkanında kendisi ve kızı ile birlikte çalışan kadınlarla kapısında kuyruklar oluşturuyor.

Burada iki tip peynir helvası var biri sade ötekisi de kızarmış. Benim favorim kızarmış olan. Bir oturuşta bir kilo kızarmış peynir helvasını nefes almadan yiyebilirim. Yarım kilo alıp rotamızı Kazdağları’na doğru çeviriyoruz.

Radika Cafe

Kazdağları Yeşilyurt Köyü son dönemlerde popülaritesi çok artmış bir köy. Burada bu köye özgü yemekleri yemek üzere ilk olarak Radika Cafe’ye uğruyoruz. Radika Cafe’nin mütevazi ve güler yüzlü sahibi Sami bize kendi harmanladığı yeni çay demliyor ve bu çay eşliğinde Manlama – (Gözleme ve Mantı arasında bir yemek olduğu için bu ismi almış) kıymalı, sarımsaklı yoğurtlu, leziz bir gözleme yiyoruz. Ayrıca yine bu köye ait Çetmi tatlısı ile de midemize gönderdiğimiz manlamamızı taçlandırıyoruz. Büyük Çetmi, Yeşilyurt Köyü’nün eski ismi. Tatlının ismi de buradan geliyor.

Peki lezzeti nasıl?

Sigara böreğini andıran bir yufka içerisinde kıyılmış ceviz, elma ve içerisine tahin helvası var. Üstüne de pudra şekeri dökülüyor. Lezzeti Viyana’nın Apfelstrudel’ine çok benziyor. Sadece biçimi daha naif ve daha tek lokmalık.

Nadas Otel ve Restoran

Nadas Otel Kazdağları’nda henüz ilk yılını dolduran lüks bir butik otel. Sloganı da, “Kendinizi Nadas’a bırakın.” Gerçekten de otele adım atar atmaz dünyadaki, işlerinizi, kaygılarınızı, stresinizi dışarıda bırakıveriyorsunuz.

Bol oksijen, yeşillik, ağaçlar, kuş sesleri ile adeta cennettesiniz.

Son derece huzurlu, keyifli zevkli bu otelin restoran menüsü de elbette son derece ince düşünülmüş ve planlanmış. Bu kez de şef Yücel Bükücü ve ekibinin yerel notalarla hazırladığı zarif tabakların tadına, akşam otelin restoranının şöminesi önünde ve piyano eşliğinde vardık.

Ayrıca sabah kahvaltısı şefin hazırladığı yine Ege Bölgesi’ne özgü Acı Otlu (Tilkeşen Otu) omlet de bizim için şaşırtıcı ve yeni bir lezzet oldu.

Nadas Butik Otel’de iki gün nadasa yattıktan sonra Balıkesir üzerinden dönüşe geçtik. Bu kez dönüş rotamızda size sürekli gittiğim, güvendiğim ve esnaflıklarından son derece hoşnut olduğum bir mandırayı önermek isterim.

İlhanlar Süt Ürünleri

Susurluk’ta tam da Düzdağ Tost için mola verdiğiniz yerin hemen yanında İlhanlar Süt Ürünleri var. Aşağı yukarı Susurluk’taki tüm tostçular tostlarında bu İlhanlar Süt Ürünleri’nin tuzsuz Kelle peynirlerini kullanırlar. Kelle peyniri dediğim aslında Mihaliç peyniri. Balıkesirliler bu peynire kendi aralarında kelle peyniri diyorlar.

İlhanlar Süt Ürünleri butik, geleneksel bir mandıra. Yani buradan sanayileşme sevdasına kapılmamış bir küçük işletmeden, gözünüz kapalı şirden mayalı peynirler satın alabilirsiniz.

İlhanlar Süt Ürünleri’nde üç tip Mihaliç peyniri var. Tuzsuz, az tuzlu ve tuzlu… Aslında tost için tuzlu olanı makbul ve evde tost yaparken özellikle bu tuzlu peyniri denemenizi tavsiye ederim. Yalnız Susurluk’taki tostçular daha çabuk eridiği için tuzsuz Mihaliç peynirini tostlarında tercih ediyorlar. İlhanlar Süt Ürünleri’nde giderseniz lor peyniri de sormayı ihmal etmeyin. İnanılmaz lezzetli lor peynirli var. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim. Balıkesirlilere göre taze kaşar peynirinden tost olmaz, tost olsa olsa Mihaliç peynirinden olur.

Bu kadar gezip gördükten sonra ülkemizdeki bunca zenginlik içerisinde gıdadaki fiyat artışları beni çok kaygılandırıyor ve herkes gibi fazlasıyla üzüyor. Ancak elimden bir şey de gelmiyor. En iyi bildiğim şeyleri yapmaya devam ediyorum: Yazı yazmak ve size gördüklerimi, sevdiğim mekanları, lezzetleri aktarmak…

Sağlık ve afiyetle kalın.

NOT:

“Harbi Yiyorum – Nerede Ne Yenir?” 2. sezonu yayınlanmaya başladı. Her Cuma saat 18:00’de yeni bir semt, şehir ya da ülkede “Nerede Ne Yenir?” in cevabını sizlere sunmaya çalışıyoruz. Gezdiğimiz yerlerde sizler için ayı zamanda YouTube içerikleri de oluşturmaya gayret gösteriyoruz. Geçtiğimiz hafta İstanbul Bostancı, Kartal ve en son Elazığ’da nerede ne yenir bölümleri ile Harbi Yiyorum Youtube kanalında yayında. Sonraki haftalarda yeni bölümler ile de karşınızda olacağız.

İyi seyirler, sevgiler…

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.