Kapalıçarşı’dan Harbi Yiyenlere Öneriler

Kapalıçarşı’da gezip görecek yer çok ama benim esas motivasyonum tabii ki yemek. 

Çocukluğumda annem Eminönü’nde Emekli Sandığı’nda çalışan bir memurdu. Oradan da emekli oldu. Bu yüzden çoğu zaman valiliği arkamıza alır, birlikte el ele Bab-ı Ali’den Nur-u Osmaniye Camii’ne doğru yürürdük. Kapalıçarşı’nın Nur-u Osmaniye tarafındaki girişte hemen sağ köşede, yeşil cepheli, iki katlı, derme çatma, böyle masallarda anlatılanlara benzer iki katlı bir lokanta vardı.

Bir köfte lokantası…

Annemle sıklıkla uğradığımız bu lokantanın ismi “Nur-u Osmaniye Köftecisi”ydi. Artık o köftecinin yerinde yeller esiyor ama verdiğimiz köfte ve piyaz siparişlerimizi beklerken yaşadıklarım hala dün gibi aklımda. 

Genelde çok aç bir halde köfteciye vardığımız için annem masadaki baharatlar ve sirke ile pratik mucizeler yaratırdı.

Açlığımı yatıştırmak için bir dilim taze ekmeğin üstüne sirke döker, onun da üstüne kekik, tuz ve pul biber ekerdi. Bu basit yiyecek bir yandan midemin açlığını yatıştırırken öte yandan iştahımı daha çok açardı. 

Nur-u Osmaniye Köftecisi yeme içme merakımın nasıl başladığı ve nasıl şekillendiğine dair güzel bir örnek aslında… 

Ama o günden bu güne Türkiye’de yemek sahnesinde çok şey değişti. Yine de Kapalıçarşı’da bir şey değişmedi: “Esnafın bol olduğu yerde doğru lezzetler vardır.” Kapalıçarşı’da esnaftan bol bir şey olmadığı için halihazırda doğru lezzetlerden de çok oluyor tabii.

Geçtiğimiz hafta nostalji olsun diye Kapalıçarşı’nın yolunu tuttum. Birçok yerde yedim içtim. Gelin bu hafta da size Kapalıçarşı çevresinde nerede ne yenir göstereyim.

Lakin önce siz de benim gibi yapın ve önce İstanbul Valiliği’ni arkanıza alarak Kapalıçarşı’nın Nur-u Osmaniye kapısına ulaşın.

DÜRÜMCÜLER ÜÇGENİ: RAİF, MEHMET, MUSTAFA

Nasıl ki Bermuda’nın şeytan üçgeni varsa, Kapalıçarşı’nın da girişinde dürümcüler üçgeni var. Dürümcü Mehmet, Dürümcü Mustafa ve Dürümcü Raif. Üçü de benzer konsept, üçü de aniden sizi Şanlıurfa, Gaziantep atmosferine ışınlayan dürümcüler. Raif, Mustafa’nın ustası, Mustafa çarşı kapısına daha yakın, bu yüzden sürüm avantajı onda… Mehmet ise ara sokakta. Dediğim gibi burası dürümcüler üçgeni. Tercih sizin.

Ben hepsinde yedim.

Ortalama dürümler, büyük bir sirkülasyonda pişiriliyor ve bolca nevale ile servis ediliyor. Etten, kıymadan yüksek beklentiniz olmasın ama ızgara edilen Antep biberleri dürümlerinizin lezzetini yükselten yegane unsur. 

Bence özel soslu tavuk şiş dürümlerden daha çok tatmin olursunuz.

Biberleri dikkatli yiyin! Malum acılar…

Evet, yeni başladık. Yemek maratonuna devam ediyoruz…

DÖNERCİ ŞAHİN USTA

Dürümcü Mehmet’in sokağında devam edince önünüzde bir kuyruk göreceksiniz. İşte o kuyruk Dönerci Şahin Usta’nın minicik döner büfesinin kuyruğu. 

Döneri çok ucuz diye önünde kuyruk olduğunu düşünebilirsiniz, lakin öyle değil. Bilakis ben bu satırları yazarken pide döneri 28 TL’di. 

Son yıllarda özellikle birkaç çok takipçili yabancı yeme-içme Instagram hesabının paylaşımı sonrasında böyle bir patlama yaşadı. Kuyrukta bekleyen insanların %80’i turist. Yani Dönerci Şahin Usta’yı Almanya’da döner ekmek satan bir döner büfesi olarak değerlendirirseniz daha doğru olur. Fiyatları avroya endeksli gibi. 

Döneri de kıyma döner. Yani yaprak döner beklentisi ile gitmeyin. Daha önceki yıllarda hakkında yazdığım yazıda belirtmiştim. Dönerci Şahin Usta aslında bildiğimiz anlamda döner yapmıyor, “Tırnaklı Pide Üzeri Sumakla Harmanlanmış Soğanlı Döner” yapıp satıyor.  

Yani tamamen kendi kategorisini yaratmış durumda.

Sırayı beklemeyi göze alıyorsanız en az otuz dakika beklemeniz gerekiyor, bekleyemezseniz Kapalıçarşı’nın lezzetleri tükenmez! 

Buyurun gelin sizi başka bir yere götüreyim.

AYNEN DÜRÜM

Gaziantep işi ciğer kavurma… Açıkta bir sürü nevalenin olduğu masalı bir tezgah! O tezgahın başına oturuyor ve yanınızda ciğer kavuran ustadan bir ciğer dürüm sipariş ediyorsunuz. 

Sonra da dürümünüzü önünüzdeki nevaleler ile harmanlayıp, karşınızda oturmakta olan hiç tanımadığınız insanlarla salaş ama lezzetli anların tadını çıkarıyorusunuz.

Burada başka dürüm çeşitleri de var ama siz beni dinleyin.

Yanına da açık ayran söylemeyi unutmayın.

Eğer Şahin Usta’da 28 TL’lik dönerden yemediyseniz burada ciğer, bol nevale ve ayran 10 TL. Yani 18 TL kardasınız…

Öyleyse devam edelim!

GAZİANTEP BURÇ OCAKBAŞI

Kapalıçarşı’nın içine giriyoruz. Biraz kuyumcu, tekstilci gezip yiyeceğiniz yeni lezzetlere midenizde yer açın.

Esnaftan kimse sorsanız size gösterir; ya da biraz macera arıyorsanız yine çarşı içindeki Tarihi Şark Kahvesi’ni bulun. Önüne gelince sağdan dört sokak sayın ve dördüncüye girin. Korkmayın!

İstikamet Burç Kebap!

Burç Kebap’ta çalışan herkes Gaziantepli. Alamet-i farikası ise özel soslu dana şişi. Hacı Ökkeş amca 1998 yılından bu yana Kapalıçarşı’da en çok bu “dana şiş” spesiyalinden satıyor. En çok sattığı bir diğer ürünü de Antep Lahmacunu…

Ben sizin yerinizde olsam ekmeksiz sadece dana şişi yerim. Çünkü dana şiş başlıbaşına mukavvî bir yemek ve sırada bir özel ana yemeğimiz daha var.

Evet, haklısınız. Şu anda soda içmenin tam zamanı.

ŞEYHMUZ KEBAP

Şeyhmuz Kebap’ta sipariş edeceğiniz yemeğin ismi yine “Şeyhmuz Kebap”. Tamamen buraya özgü bir lezzet. Satır kıymasının içine kırmızı ve yeşil biber giriyor, sonrasında yassı hale getirilen kebap özel bir şekilde ızgaralanıyor.

Biçim olarak Keşan’ın “Satır Et”ine benzetebiliriz. Ama lezzet olarak kesinlikle daha farklı.

Kapalıçarşı çalışanlarının pek iyi bildiği bir restoran olan Şeyhmuz Kebap’ın sahipleri aslen Mardinli…

Ama Şeyhmuz Kebap sadece buraya özgü bir lezzet.

Bu kadar yedikten sonra (başkasıyla bir porsiyonu bölüşseniz bile) başka yeriniz olmadığını biliyorum.

O yüzden tatlıya geçelim.

BENA DONDURMA

Eğer vaktinde gidebilirseniz fıstıklı kadayıf üzerine dondurma alıp hemen yan taraftaki Atik Ali Paşa Camii avlusunda oturup dondurma yemek bir Kapalıçarşı geleneği. Yok eğer kadayıf bittiyse külahta dondurmanızı alın ve dönüş yoluna koyulun.

***

Umarım bu turdan memnun kalmışsınızdır. Zira Kapalıçarşı aslında tüm harbi yiyenler için bir derya. Eh, dile kolay 4000 dükkan, 25.000 çalışan ve yılda 91 milyon turist. Tüm bu insanları doyurmak için Kapalıçarşı’daki lokantaları araştırmaya başladınız mı, zaten kendinizi engin bir denizde buluyorsunuz.

Biz her gidişimizde yeni yerler keşfedip bunca lezzet çeşitliliğine şaşırmaktan bir hal oluyoruz.

Yani bu demek oluyor ki; ilerleyen günlerde Kapalıçarşı’da farklı lezzet rotaları ile karşınızda olabilirim.

Afiyetle…

**Yazının orjinali oda.tv de yayında…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı salih-seckin-sevinc-2-560x268.jpg

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?", "Her Şeyin Başı Blog" ve "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir