Karaköy’de Simit Nereden Alınır? Galata Simitçisi, Karaköy, İstanbul

simit

Biz simit yiyen bir toplumuz. Bunu inkar eden ya şaşırmıştır ya da çok şaşırmıştır. Bakınız simitin ne gibi doyumsal fonksiyonları var gelin hep birlikte inceleyelim. Bu yuvarlak susamlı halkalar sade gider, çayla gider, karper peynirle gider, beyaz peynirle gider, zeytinle gider, reçelle gider, zeytin ezmesiyle gider, ayranla gider, ekmek yerine gider, meyveyle gider, açlıktan içiniz ezilir yine, her türlü gider.

Devam ediyoruz. Vapurda martılara gider, paylaşmaya gider, kardeşliğe gider, sevgiliye gider, kardeşe gider, anne babaya gider, halaya dayıya gider, sabah kahvaltısına gider, amcaya yeğene gider, öğlen yemeğine gider, akşam yemeğine gider, gider oğlu gider…

Lakin “Simit” kelimesi etimolojik olarak Arapça’dan gelmektedir dostlar. Buyrun bakın böyle “Samiid” şeklindedir kendisi. Samiid; yani beyaz ekmek ya da un manasında. Efendim hem sonra İstanbul’da “Simit”, 1525 yılından itibaren tarihi kayıtlarda görülmeye başlamıştır. 17.yy’da rahmetli gezgin Evliya Çelebi İstanbul’da toplam 70 tane simit fırınını tarihi kayıtlara düşmüştür. Şimdilerde gelin görün ki tüm simit fırınları zaten tarihidir ve mübarektir.

aycekirdekli-simit-galata-simitcisi-karakoy-02

Bu mübareklerin bir tanesi de Liman Caddesi’nin arka paralelinde bulunan Galata Simitçisi‘dir. Karaköy’de 30 yılı aşkın süredir küçücük ve samimi dükkanlarında odun ateşinde simitler üreten ve ürettiği simitleri seyyar simitçilere dağıtan sıcacık bir mekandır burası. Şimdilerde Mehmet ve Zeki Özdemir biraderlerin bir sonraki jenerasyonu olan Emir Özdemir’i daha sıklıkla görebileceğiniz dükkanda, günde 3 öğün taş fırında simit ve varyasyonları pişirilmektedir. Her bir simit atımı 20 dakikalık bir pişirme süresini içerir. Bu yavrucaklar dışarı çıktıklarında altın sarısı renge bürünürler.

Modernleşen dünyada artık çok daha farklı unlardan, farklı çeşitlerde simitler görmekteyiz sevgili okuyucular. Bir de ayçekirdekli. Bu çeşitlenme güzel bir şeydir. Tabii saçmalanmadığı sürece! Mesela böğürtlenli simit olmaz! Ayçekirdekleri kabuklu halde konulmuş simit olmaz. Parmak şeklinde simit olmaz gibi…

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise pastahane simidi ile sokak simidinin birbirine karıştırılmamasıdır.

Bu yazıyı yazarken aklıma şu görüntü geldi. Bizim sokak satıcılarımız -ki artık pek kalmadılar-“Simiiiiiiidçiiiiiiyeeee! Taze gevrek simiiiiiiidi!” diye çığırtırlardı da biz de hemen sepet sallayıp sıcak, gevrek simitlerimizi sepetten alır ve ince belli tazecik demlenmiş çayımızla beraber midemize yuvarlarken neşeli sohbetlere dalardık.

Allah simitten ayırmasın!

galata-simitcisi-karakoy-03

Galata Simitçisi
Mumhane Caddesi. No: 47/A Karaköy – Beyoğlu, İstanbul
Tel: 0212 2447775

Google-Map-Icon821Adresi haritada görüntülemek için tıklayın!

2 Yorum . Siz de yorum bırakarak bu yazıyı zenginleştirin.

  1. Ultraslan 02 Eylül 2013 at 18:38 - Reply

    öyle bi yazı olmuşki gidip simit alasım geldi.

    • admin 02 Eylül 2013 at 23:43 - Reply

      Ben de bir daha kendi yazdığımı okuyunca simit aşerdim :D

Yorum Yazın