New York’ta En İyi Et Nereden Yenir? Peter Luger Steakhouse, Brooklyn, New York

New York'ta En İyi Steak Et Nerede Yenir?

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellal pireler berber iken Americo Vespucci Amerika kıtasına ayrı bir kıta olarak kendi ismini verdi. Daha sonra olaylar gelişti ve Brooklyn’de Peter Luger Steak House açıldı. Sene 1887. Sonra tekerlekçi Michelin buna bir de 1 yıldız vermiş. Of! Al sana Amerika.

Efendim derler ki Amerika’da medeniyet Peter Luger Steakhouse’ın açılmasıyla başlar. Kendisi yeryüzündeki en iyi et restoranlarından birisidir. Ayrıca Amerika’daki en iyi yüz restoran arasındadır. Tüm steakhouse akımının başlangıç noktasıdır yani.

“Kes ye birader, dananın her tarafı aynı nasıl olsa!” diyen mangalcılara New York’un cevabıdır adeta.

Şimdi, Peter Luger Brooklyn’de ve rezervasyonsuz gitmemeniz öneriliyor. Rezervasyon için arayınca da telefona cevap veren olmuyor. En iyisi kalkıp gidin, sıraya girin ve bizim gibi bir saat beklemeye hazır olun. Beklerken de havalı barından bir iki içki içersinşz belki.

Load More
Something is wrong. Response takes too long or there is JS error. Press Ctrl+Shift+J or Cmd+Shift+J on a Mac.

Pahalı mı? Oldukça. Değer mi? Kesinlikle. Biz steak for 2 denen 100 dolarlık bir Porterhouse’dan (T-Bone’un büyüğü olur kendisi) söyledik. Öncesinde tereyağ ve ekmek ardından da kendi suları ve tereyağı içinde cızırdayan etimiz geldi. Net söylüyoruz; onca tok olmamıza rağmen hayatımızda yediğimiz en lezzetli etlerden biri olarak hafızamıza kazındı. -Bir diğeri de Erzincan Et Mangal :)-

Tam olarak medium-rare (orta az) pişmiş söylediğimiz etimiz gerçekten tasavvur ettiğimiz şekilde orta az pişmiş halde geldi. (Genelde Türkiye’de içi pembe ete bir ön yargı olduğu için az pişmiş istesek bile hep orta ve iyi pişmiş geliyor. Şaşkınlığımız bu yüzden.)

Biliyorsunuz bu tereyağında cızırdama işi ülkemizde de oldukça revaçta. Yani Nusret’le gördüğümüz bu akımın atası tam olarak burası. Yeri gelmişken de söyleyelim; Nusret kısa bir süre de olsa stajını burada yapmış. Yani kendisine Peter Luger ekollü diyebiliriz.

Genelde Amerika’daki steakhouselarda karides kokteyl de mönülerinde sunuluyor. “Proteini dibine kadar yaşayacağım!” diyorsanız etinizin öncesinde ortaya bir tane de karides kokteyl söyleyin. Onlar da kocaman karidesler yani; bizdekiler gibi tıfıl değiller.

Efendim, gelelim et nasıl pişiyor?

Anlatayım. Öncelikle iş etin satın alımında başlıyor. Rivayet o ki adamlar eti mezbahadan satın alırken hayvanın karaciğer yağını kemiğinden sıyırtmıyorlarmış. Daha sonra Dry-Age (Kuru Yaşlandırma) tekniği devreye giriyor. Hayvanın karaciğer yağı ile birlikte günlerce bekletilen et tam pişirileceği gün Peter amcanın bünyesinde çalışan kasaplar tarafından 2 ve 4 kişilik porsiyonlara bölünüyor ve karaciğer yağı koca kemikli etten ayrılıyor.

Gelelim pişirmeye. Pişirmenin sırrı da aslında mühürlemede. Izgaralar cayır cayır. 800 Fahrenheit derecenin üstündeki ızgaraya ustalar eti atıyor ve istenilen pişirme tercihine göre öteki yüzünü uygun zaman geldiğinde sadece bir kez çeviriyor.  Bu arada kullanılan tek baharat tuz. İki tarafı da pişirilen et porselen tabağa alınıyor ve üstüne tereyağ bırakılıyor. Bu kez tabak tekrar ızgara bir fırına giriyor. Orada da bir süre daha durduktan ve tereyağı tabakta iyice cızırdadıktan sonra servise hazır hale geliyor.

Böylece garson bir servis tahtası üzerinde kızgın porselen tabağı önünüze koyuyor ve iki dilim eti tabağınıza bıraktıktan sonra üzerine tereyağlı et sosunu kaşıkla boca edip sizi etinizle baş başa bırakıyor.

İşte böyle.

Peter Luger Steakhouse New York’ta mutlaka gitmeniz gereken restoranlardan bir tanesi. Ne yapıp edip, burada et yemeden dönmeyin.

Vesselam!

Peter Luger Steakhouse
178 Broadway, Brooklyn, NY 11211
Tel: (718) 387-7400




Yorum Yazın