Tanıştıralım: Genç Fenomen Şefimiz Arif Erdoğan (Röportaj)

Arif Erdoğan… Genç şeflerimizden biri. Onu Instagram’da herkesin ulaşabileceği ürünlerle yaptığı tariflerle tanıdık. O kadar samimi ve o kadar bizden biri ki kariyerindeki basamakları hızlıca tırmanacağına eminiz. 

Arif çiğ köfteyi tavana yapıştırmadan, kuyu kazıp içine girip deve pişirmeden, kovboy şapkası takmadan ve ciğeri kaleden aşağı fırlatmadan da izlenebilir içerikler yaratılabileceğinin kanıtıdır.

Kendisini bir kez daha tebrik ediyor ve hemen sorularımıza geçiyoruz.

Bu şeflik aşçılık durumu nereden geliyor?

İlkokulda büyünce ne olacaksın derlerdi ya hani abi? Ben de kendimi bildim bileli şef olacağım aşçı olacağım derdim. Çocukluğumda annemin yanında mutfakta yemek yapardım ve bunu çok severdim. Hayatımın hep içinde yemek yapmak oldu. Bolu Mengen Aşçılığı kazandım ama gitmedim. Yatılı kalmak, ailemden uzak olmak istemedim. Yalova Üniversitesi Aşçılığı kazandığımda çok mutlu oldum. Üniversite eğitimimden sonra Hilton Istanbul Bosphorus’ta staj ve ardından Eataly’de çalışma hayatı derken…

Nereden başladı bu Instagram’a yemek tarifi verme hikayesi?

Tam da ondan bahsedecektim. Üniversite bitince uzun bir süre işsiz kaldım. Ama aklımda hep yaptığım yemeklerin videosunu çekme fikri de vardı. İlk önce ekmek tarif videosu çektim. Başlarken hiç böyle özel planlar yapmadım. Kimseye ulaşmak değildi amacım. Kendim için başladım öncelikle. Samimi videolar, içerikler olsun istedim.

Yemekleri nerede hazırlıyorsun?

Şu anda Tekirdağ’da ailemin yanında, öncesinde babaannemin yanındaydım. Şu Corona günleri geçince yine babaannemin mutfağına döneceğim. Babaannemin mutfağı daha sıcak geliyor insanlara. 

Montajı kurguyu kim yapıyor? Neden hep aynı müzik?

Işıkçısı da, montajcısı da benim, kurgu da bende. Müzik şöyle… O müzik, çok uzun yıllar önce bir ödevimde kullandığım müzikti. Onu da tesadüfen daha önce kullandığım için kullandım. Sonra ben de çok sevdim. Videolarımda Arif’in müziği olsun istedim. Daha sonra tüm videolarımla bütünleşti.

Peki bir gündemin var mı? Yani haftalık plan gibi? Yarın şunu paylaşayım, öbür gün şunu paylaşayım gibi…

Açıkçası akşam ne yiyeceksek onu yapıyorum. Öyle daha güzel oluyor. Spontane oluşu benim için de heyecanlı. Ama şu yemek popüler diye o yemeğin tarifini çekmiyorum. 

İzlenmelerin azalırsa çiğ köfteye tavana atmak.. Kuyu kazıp içinde deve pişirmek gibi projelerin var mı?

(Gülüşmeler…) İzlenmelere bakmıyorum. Doğal olmak ve öncelikle kendim olmam en önemlisi. Neticede ev mutfağında yemekler yapıyorum.  

Harbiyiyorum Instagram paylaşımından sonra takipçi sayında artış oldu mu?

Elbette etkisi oldu. Ama en çok da arkadaşlarım arayıp, yazıp dedi ki seni Harbiyiyorum’da gördük. O da büyük bir mutluluk. 

Peki markalarla çalışıyor musun?

Çok marka teklifi gelmeye başladı ama benim içeriğimi var eden ve insanları kendisine çeken içerikleri yok sayacak taleplerle geliyor. Kanalın konseptini değiştirmek istemiyorum. Ulaşılabilir ürünleri kullanmak ve her zaman bu çizgide durmak en iyisi. 

Bundan sonrası için projelerin neler?

Kanalın gidişatını bozmamak ve aynı şekilde geliştirmek gerekiyor. Birkaç projem daha var ama öncelikle Koronanın geçmesi lazım tabii.

Sana çok teşekkür ediyoruz Arif. Umarım birçok gencimize de bu sayede güzel örnek olursun. Başarılarının devamını dileriz. 

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir