Türklerin Ramazan’da Yememesi Gereken 4 Yiyecek!

Ramazan geldi mi ortaya çıkan ziyafeti tarif etmek pek zor. Yani en azından bizim ülkemizde öyle. Türklere bir şeyi yasaklamaya gör. Oruç tutarak aç kalmanın acısını ziyafete dönüştürür ve bir insanın normal öğünde yediği şeyin 7 mislini falan midesine indirir.

Sonrası mide fesatı v.b. Değiştiremeyeceğimiz şeyler var. “Yemek önümüzden kaçıyor, anam!” duygusu bize atalarımızdan yerleşmiş.

Hangi din, mezhepten olursa olsun insanlarımızın pür-i pak ülkemizde Ramazan ayı geldiğinde karşılaştığı dört mutlak yiyecek vardır. İşte biz; ülkemizde bütün din ve mezhepleri bu yiyeceklerin birleştirdiğine inananlardaniz.

Bu dört mutlak yiyecek o kadar mübarek yiyeceklerdir ki, sadece Ramazan’da Türkler’e özeldir. Hükümet bu yiyecekleri kaldırmadığı sürece arzu edilen/varsayılan %50’lik zeminin kesinlikle oluşamayacağı kanaatindeyiz. Yiyecek bir toplumun köklerine nüfuz etmiş yegane birleştiricidir.

Hazırsanız başlayalım.

1. Pastırma (Bastırma)

Sanki bütün aylar cebe girer de yalnızca Ramazan ayında bütün millet “Üfül üfül çemen kokmalıyız, Nıhahaha!” dermişçesine anlaşır. Hafif sado-mazo bir eylemdir. Yurdun dört bir yanında pastırma tüketimi artar. Mübarek Ramazan ayı bütün pastırma üreticilerinin en kutlu ayıdır. Kayseri’yi kendine yurt edinmiş olan pastırmanın antrikot versiyonu makbuldür. Ayrıca pastırma çemensiz olmaz. Olur deseler de inanmayın, o pastırma olmaz.

2. Pide (Pita)

Bildiğimiz pideye Ramazan’da “Ramazan Pidesi” derler. O derece! Hangi mevsim olursa olsun hiç farketmez. İnsanlar fırınların önünde en taze ve en sıcak pideyi iftar sofralarına götürmek için sıraya girer. Makbul olanı üzerine ekstra yumurta sürülenidir. Sıcacık pide annenizin şefkatle yüzünüzü okşaması gibidir. Pastırmayı pidenin içine gömersiniz. Oh! Peyniri pidenin içine gömersiniz. Oh! Pastırmaları pidenin etrafına sararsınız. Vay! Hasılı, pidesi olmayan iftarlar epey eksiktir.

3. Hurma (Phoenix dactylifera) 

Bu mübarek yemiş öyle güzel bir tatlıdır ki, “Hiç tatlı yemem!” diyeni bile adam eder. Bizce ideal bir tatlının içinde olması gereken şeker miktarına sahip olan hurmanın şeker hastalarının korkmadan (ama abartmadan) yiyebilecekleri çok cici bir nimet olduğunu söylememize gerek varsa, burada bir kere daha söylemiş olalım. Hurmanın envai çeşidi mevcuttur. Mekke, Medine, Hicaz, Akdeniz, Medine Jumbo, Mekke Kombo, Hicaz Dublex çeşitleri mevcuttur. Arapça’da “Hurma”, “Kadın” demektir. Aslında her mevsim temin edebileceğiniz hurma, yine Ramazan’da Türkler için patlama yapan yiyecekler arasındadır. Bum!

4. Güllaç (Güllü Aş)

15. yüzyıldan beri süt ve gül suyundan yapılan Güllü Aş, Sütlü Aş’ın (Sütlaç) yengesidir. Osmanlı Saray yiyeceğidir ve acayip kalorili bir olaydır. Türkiye’de üretilen Güllaç’ın %85’inin hangi ayda tüketildiğini bilin bakalım? Bildiniz! Ramazan’da. Yani Ramazan’da hep birlikte 250 ton falan Güllaç yiyoruz. Bazıları Güllaç’a gülsuyu koymazlar. İşte onlar şüphesiz gaflet ve delalet içerisindedirler.

Evet efendim. Böylece affınıza sığınarak sizleri “başlığımızla” ters köşeye yatırıp Türkler’in Ramazan dendi mi akla gelen dört önemli yiyeceğini de Allah’ın izniyle yazmış olduk.

Cenab-ı Hak, kimseyi yemeden içmeden kesmesin. Herkesin Ramazan bayramını da bu vesileyle Harbiyiyorum olarak kutlamış olalım.

Vesselam.

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir