Amerika Günlükleri 4 – Hamburger, Falafel Ve Daha Fazlası

Bu hafta New York’taki lezzet keşiflerimden devam ediyorum. Geçtiğimiz haftalarda Russ&Daughters’ın füme somon çeşitlerinden ve Katz’s Deli’nin pastramisinden bahsetmiştim. 

Şimdi sırada diğer mekanlar var… 

Dominique Ansel Bakery

James Beard ödüllü Fransız asıllı pasta şefi Dominique Ansel’in mekanı Manhattan Soho’da. Alamet-i farikası da kruvasan ve donutu (doughnut) birleştirerek yaptığı “Cronut”. Yani kruvasan hamurundan donut. Türkiye’de son iki yılda kruvasan yapan mekan patlaması yaşıyoruz ama kimsenin henüz bu “Cronut”ı yaptığını ne duydum, ne gördüm. Şef Dominique Ansel “Cronut”ı 2013 yılında icat etmiş ve hemen ürünün tescilini kendi üzerine almış.

Şu anda pandemiden ötürü önünde yarım saat dışarıda, kuyrukta bekliyorsunuz. Ayrıca “Cronut”lar her gün sınırlı sayıda üretiliyor. Yani erken saatlerde gitmekte fayda var. Dominique Ansel’de enavi çeşit pastalar ve kekler mevcut. Benim dikkatimi çeken bir diğer ürün de içlerine ılık süt dökülerek içilen “Cookie shot”lar.

The Halal Guys

Orjinali Manhattan’da bizim New York’taki Nusret’in sokağının girişinde (Hilton Oteli’nin hemen karşısında) önünde uzun kuyruklar olan Mısırlı bir sokak lezzeti satıcısı. İsmi üzerinde “Helal Yemek” yönetmeliğine uygun olarak kesimlerini yapıyorlar. Tiftiklenmiş tavuk ve dana etini bolca pilav ile birlikte pişiriyorlar ve yuvarlak aliminyum bir folyo içinde servis ediyorlar. Açıkçası lezzete dair belirgin bir özellikleri yok ve pişirdikleri etleri kuru ama yumurta akı ile yaptıkları sarımsaklı beyaz sosu ve harissayı da andıran epey acılı soslarını bu pilavlı etli karışımın üzerine döktüğünüz zaman işin rengi değişiyor. 

O kuru pilav ve etler kaşıklaya kaşıklaya tabağın dibini hızlıca görebileceğiniz bir hale geliyor. 

Yani işin sırrı sosta…

Dziupla, Bedford Brooklyn

Dziupla Brooklyn Williamsburg’da bir Polonya restoranı… Beyaz ve kırmızı borş çorbaları, Polonyalıların sosisi kielbasa ve daha birçok Polonya yemeği menüde mevcut. Buna ördek ve et çeşitleri de dahil. Lakin burada benim en favori lezzetim “Steak Tartar – Et Tartar” oldu. Et tartarı çeşitli baharatlar ve asidite sağlayıcı marinasyonlar ile kıyması irice çekilmiş etli bir çiğ köfte gibi düşünebilirsiniz.

İstanbul’da bazı restoranlarda ve dünyada çeşitli yerlerde denedim ama buradaki kadar lezzetli bir steak tartar yemedim. Herhalde bu yediğimi ömrüm boyunca unutmayacağım.

Mamoun’s Falafel

New York’ta Manhattan’da şubeleri bulunan oldukça meşhur ve eski bir falafelci; Mamoun’s Falafel. Kuruluşu 1971. Mekanın dışarıdan ve içeriden görüntüsü de oldukça salaş. Falafeli ister tabakta porsiyon olarak isterseniz özel falafel ekmeği arasında alabiliyorsunuz. Falafelleri bakladan yapıyorlar ve bolca beyaz sos ile oldukça lezzetli bir vegan/vejateryan opsiyon karşınıza çıkıyor. (Bu arada ben bakladan yapılan falafeli nohut falafele göre daha çok beğeniyorum.) Ayrıca Mamoun’s Falafel’in kendine has acı sosu da falafellerin lezzetine başka bir derinlik katıyor. 

New York ve New Jersey’de Mamoun’s Falafel’in birçok şubesi var ama biz Manhattan’daki ilk şubesini, yani Greenwich Village’dakini ziyaret ettik. 

Corner Bistro

Rahmetli Anthony Bourdain’in tavsiyesi ile yıllar önce merak edip gittiğim bir mekandı. Bu kez yine ziyaret ettim. Aslında hiç iddialı olmayan burgerler yapıyorlar ama bu kadar lezzetli ve keyifli bir burger yediğimi hatırlamıyorum. Hamburger etinin önüne geçmeyen bir ekmek, nasıl pişmesini istediğinizi önceden belirttiğiniz kocaman (gramajı belli değil ve gerçekten kocaman) bir hamburger köftesi, bir dilim halka soğan, halka domates ve isterseniz peynir.

Corner Bistro’nun tarihi yapısı içerisinde bara oturup bu cheese burger ile birlikte soğuk draft bir lager yudumlamak…. Benim yaptığım da tam olarak buydu. Gerçekten dünyanın en kral hamburgerini yapan dahi gelse, buradaki atmosfere bu burgerin lezzetine ve yarattığı keyfe değişmem.

Anthony Bourdain 2003 yılında Corner Bistro için şu yorumu yapmış; “Bar burgerlerinin en iyi peynirlisi New York’ta Corner Bistro’da. Bir insan bar yemeğinden ne bekler? Basit düşünmek lazım. Mikro yeşillikler üzerine bir kaz ciğeri kulesi istemem mesela. Parmaklarım ve çenemden kan ve yağ aksın isterim. Ayrıca çatal bıçak da istemem. Bütün yemeğimi bir elimde tutarken, diğer elimde de biram olsun isterim. Güçlü, samimi, yağlı ve iyi. İyi!” 

Önümüzdeki haftalarda yeni mekan keşiflerinden devam ederiz. 2022 sağlık, huzur ve bereket getirsin.

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.