İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘İstanbul’ Kategorisi

Tekirdağ, İnegöl, Akçaabat, anne köftesi ve yurdumuzun dört bir köşesinde üretilen bilimum diğer köfte çeşitlerine selam olsun! Şu kısacık ömürde her daim iyi köftenin peşinde olduğumuzu dostlar iyi bilir. İşte bu iyi köftecilerden biri de İçerenköy’de sote yere mevzilenmiş Köfteci Cevdet‘tir. Tam bir gizli köfte cenneti. Giresunlu...

İyi bir lahmacun İstanbul’daki her semtin hakkı. Lakin her semt işte öyle şanslı olmuyor. Kebap yapan restorandan iyi lahmacuncu çıkması bugüne kadar yaptığımız gözlemlerde on restoranda bir tane. Yane on kebapçıda bir tane iyi lahmacun yapana rastlarsanız öpün başınıza koyun. İşte tam da bu yüzden kebapçılarda yapılan lahmacunları...

İstanbul’da iyi balığın ve konsept deniz ürünleri yapan yerlerin yıllardır peşindeyiz. Amma velakin yıllar içinde onlarca balık/deniz ürünleri restoran ziyaretine rağmen bizim için her anlamda doyurucu balık restoranı bulmak kumsalda raptiye aramak kadar zor. (Bakın meze, balık ekmekçi, mönüsünde balık da olan yer, meyhane v.b  yerlerden...

Kol boyunda kebaplar ve kebapçılar şehr-i İstanbulda peydahlanmazdan evvel Urfa, Antep ve Adana gibi şehirlerden gelme ocakbaşında usta zatların açtığı minik lokantalar vardı önce. Bu ustalar ilk başta kendi şehirlerinin atmosferini, lezzetini tekrar oluşturmak ve dahası alıştıkları ocakbaşlarının kömür kokusunu solumak için kolları sıvadılar....

Etliekmek ve Fırın (Furun) Kebabı Konya’ya ait lezzetler. Çok sevildiği ve fazla tüketildiği için -ki tüketilmemesi imkansız- Konya’da bir çok restoranın uzmanlık alanına giriyor. Eh, tırnaklı pide üzerinde sunulan ve kemiğinden yerçekimine dayanamayarak yerine dökülen kuzu et bu memleket insanının aklını başından alacak lezzetlerin...

Son yıllarda artan kahve sevdası ile birlikte üçüncü dalga kahveciler furyası iyice gelişe dursun ata sporumuz olan çay ve çay kültürünün hakkının yenildiği düşüncesindeyiz. Yani kahve dalga dalga yayılan ilmi derinliğe sahip bir şey de çay değil mi? Neyse ki memlekette kadir kıymeti pek bilinmese de çay kültürüne önem vermiş eğitimli...

Şimdi efendiler efsane o ki, 1940’lı yıllarda Eminönü Küçükpazar’da Aziz Pehlivan isimli bir zat-ı muhterem bildiğimiz Kastomonu Kır Pidesi’nin formunu bozmuş ve efrada rahatsızlık vermesin diye soğansız kıyma kullanarak yuvarlak şekilde leziz bir pide icat etmiş. İşte bu pideye de da bu yuvarlak formundan ötürü “Güveç” ismi verilmiş....

Malumunuz Eylül demek mevsimlerden balık demek. Balık takvimini bilenlerimiz ayrıca bunun Sardalya, Palamut ve İstavrit demek olduğunu da iyi bilir. Hele ki yağlandı mı bizim en favorimiz olan Sardalya’nın ızgarası Eylül ayı itibariyle masalarımızın baş tacı olur. Eğer masada olmaz ise ucuz ve istediğimiz pişimde yapan lokanta ararız...

Hayat iyi ve sulu “Satır Et” bulmak için çok kısa, yanında bir de güveçte manda yoğurdu bulmak için hepten kısa. Hal böyle olunca gerçekten “Et bizim işimiz!” cilerin hasını bulmak pek kolay değil. Lakin biz sevgili dostumuz Tuncer Çetinkaya ile çıktığımız Silivri lezzet turunda “Kıyma” isimli Satır Et’in...

İstanbul’da uykuluk denilince aklımıza ilk gelen yer elbette Sütlüce. Sütlüce Osmanlı zamanından kalma eski hayvan kesim yeri (Mezbaha). Sonradan uykulukçular burayı ele geçirmiş. Uykuluk yanına bir de aslan sütü dayamışlar ki demciler için vazgeçilmez olsun. Nitekim Anadolu yakasında uykuluk aradığın zaman seçeneklerin sınırlı. Ya...

Yaklaşın bakalım sizden 3 yıldır gözümüz gibi sakladığımız bir yeri yazıyoruz: Erzincan Et & Izgara. Evet, biz her beğenip yediğimiz yeri “Zınk!” diye yazmıyoruz; bazılarını kendimize saklıyor, orası ile derin ve samimi ilişkiler geliştiriyoruz. Sonrasında diyoruz ki “İyi tamam hadi burayı da yazalım bari, tüm şikemperver...

Dünyanın en gelişmiş sindirim sistemine sahip geviş getiren hayvanların dördüncü kısmı olan şırdan, görüntüsü ile kudretli ve seksi, lezzeti ile başdöndürücü özelliğe sahip bir Adana yemeğidir. Güneşe ateş eden bir millet olan Adana’lıların Adana kebabı dışında bir de geceyarısı toplaşıp düzinlerce Şırdan yeme ayinleri...

Eskiden Belçika’da pişer ve komşusu Paris’e düşerdi. Şimdilerde artık başarılı icrasıyla sadece komşusuna düşmekle kalmıyor, bakınız İstanbul’a kadar geliyor. Bayanlar, baylar sıkı durun: Tencerede Midye. Nam-ı diğer: Belçika usulü midye, diğer adıyla Moules et Frites ayağınıza geldi. (Yemin ediyoruz!) Bağdat Caddesi’ndeki “Midye...

Malum yaz geldi ve biz uzun zamandır “doğru” dondurmanın peşindeyiz. Dondurma piyasasını biraz araştırdınız mı korkunç bilgilerle karşılaşabiliyor ve en “Adam!” dediğiniz dondurmacının bile ne gibi hilelere başvurduğunu görüp şaşırıyorsunuz. Hal böyle olunca biz de Türkiye’deki dondurma üretimine dikkat kesildik....