İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘Kadıköy’ Kategorisi

Son yıllarda artan kahve sevdası ile birlikte üçüncü dalga kahveciler furyası iyice gelişe dursun ata sporumuz olan çay ve çay kültürünün hakkının yenildiği düşüncesindeyiz. Yani kahve dalga dalga yayılan ilmi derinliğe sahip bir şey de çay değil mi? Neyse ki memlekette kadir kıymeti pek bilinmese de çay kültürüne önem vermiş eğitimli...

Malumunuz Eylül demek mevsimlerden balık demek. Balık takvimini bilenlerimiz ayrıca bunun Sardalya, Palamut ve İstavrit demek olduğunu da iyi bilir. Hele ki yağlandı mı bizim en favorimiz olan Sardalya’nın ızgarası Eylül ayı itibariyle masalarımızın baş tacı olur. Eğer masada olmaz ise ucuz ve istediğimiz pişimde yapan lokanta ararız...

İstanbul’da uykuluk denilince aklımıza ilk gelen yer elbette Sütlüce. Sütlüce Osmanlı zamanından kalma eski hayvan kesim yeri (Mezbaha). Sonradan uykulukçular burayı ele geçirmiş. Uykuluk yanına bir de aslan sütü dayamışlar ki demciler için vazgeçilmez olsun. Nitekim Anadolu yakasında uykuluk aradığın zaman seçeneklerin sınırlı. Ya...

Kadıköy Sanatçılar Sokağı; sanatçıların sanatlarından şüpheli olsak da cafelerinin şirinliğinden hiçbir şüphemiz yok. Bunlardan biri de çok sevdiğimiz Kibrit Kutusu Cafe. İsmi üzerinde küçücük, minnacık olduğu için kibrit kutusu ismini almış. (Biliyorsunuz artık hacmen büyük mekanlara Kadıköy’de Ayı, Fil v.b. isimler veriliyor.)...

İnsanlar birbirini ismi “Çibörek, çiğbörek, şırbörek, şuberek, çirbörek, şirbörek, çuberek” diye döve dursun hamurlu ve kıymalı olduğu için bulduğumuz yerde asla affetmedeğimiz ve onlarcasını midemize gönderdiğimiz bir Kırım Tatar lezizi bu. Allah’tan güzel yiyen arkadaşlarımız var da bize Kadıköy’de sadece...

Yaklaşın bakalım. Size çok enteresan ve bir o kadar da keyifli bir yerden bahsedeceğiz. Kadıköy’de Kocaeli Güzel Sanatlar Mezunu iki heykeltraşın açtığı sıradışı ve bir o kadar da samimi bir yer: Çaylak Çay Evi. Başında Ata ve Emine var. Öncelikle ikisi de çok tatlılar; bunu cebe koyun! Şimdi devam edelim.. Önünden geçerken tam olarak...

Allah’tan uçak biletleri ucuzladı da insanlar Gaziantep’e hafta sonuna kahvaltıya bile gider oldu. Bu sayede tabii ki daha önce ismini çok uzaktan duyduğumuz ama kokusunu rengini bilmediğimiz birçok yeni yemekle de tanışmış olduk. Bunlardan biri de Gaziantep işi Beyran. Nasıl bulunmuş, neden böylesine mukavvi bir yemek Gaziantepliler için...

Efendim şimdi biz İstanbul’da lezzetli et döner yemek konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Malum İstanbul bir Ankara olmadığı için et döner mevzusu fazla karışık ve muammalı bir konu. Daha önce yazdığımız iki-üç dönerci cepte dursun biz bu sefer rotamızı Bağdat Caddesine doğru çevirelim. Kaliteyi uzakta ya da zincir et restoranlarında...

Hayatta dönerciler vardır, bir de döner salonları. Hatta yaşadığımız çağda çok satış görünce düğün salonuna dönmüş olan döner salonları bile var. Biz size salonu sokakta olan mütevazi ama bir o kadar lezzetli dönerci Emin Usta’dan bahsedeceğiz. Allah’tan Mide Lobisi diye birşey var. Emin Usta’dan lobi sayesinde haberdar...

Bir büfe düşünün, 1956’da kurulmuş. Kadıköy Bahariye’de… Üstelik ilk günden beri mönüsü müşterileri tarafından şekillendirilmiş ve sosislisini yemeden “Ben Kadıköylüyüm.” diyemeyeceğiniz bir büfe! Bugün bile her gelir grubundan aileye, sevgiliye, öğrenciye, çocuğa, öğretmene, çalışana hitap edebilen bir...

Efendim bizi bilenler bilir, bulunduğumuz bölgede üç beş çeşit yemeğin etrafımızda olması elzemdir. Bunlardan birisi de “tavuk kanat“tır. Zira tavuğun başka hiçbir yeri kanatı kadar lezzetli değildir. Kadıköy’de Harbiyiyorum için ofis edindikten sonra etrafımızda tavuk kanat yapan ya da bu konuda uzman olmaya aday nereleri...

Çay Tarlası‘na epeyce bir zaman önce tesadüfen gittik. Enfes bir muhlama yedik. Sonrasında elimiz klavyeye pek gitmedi. Gidemedi yani. Çünkü biz Çay Tarlası‘nda oturmuş ekşi mayalı ekmeğimizi önümüzdeki leziz sarışına batırırken karşı masada mekanla ilgili habere ilişti gözümüz. Sahibinin “Oğuz Koyuncu” olduğu...

İsmi Zahir (görünen demek) ama kendisi aslen Batın (gizli olan). Zahir Usta 35 yıldır geceleri Kadıköy’de Rıhtım caddesini paralel kesen efsunlu ve film sahnelerini aratmayacak bir sokakta görkemli bir el arabası içerisinde soğuk sandviç yapan bir emektar. Ancak bu sandviçleri sabah gidersen bulamazsın, öğlen gidersen bulamazsın, hava kararınca...

Göztepe sahilden solunuza Göztepe Parkı‘nı alarak Bağdat Caddesi ışıklara doğru yukarı doğru çıkarken sağ tarafta beyaz tonlara sahip Park14 isimli bir balık restoranı göreceksiniz. Şimdi diyeceksiniz ki “Burada balık ne alaka? Balık dediğin sahilde olur.” Lakin o öyle değil işte… 2000’li yılların başında...