Çocukluğumun Yılbaşı Sofrası

Çocukluğumda yılbaşı yılın en muhteşem günüydü çünkü anne-babamın yıllardır görüştüğü arkadaş grubu bir araya gelirdi. Tabii bizim yaşımızda çocukları olurdu. Çocuk masası ayrı olsa da büyüklerin masasında ne varsa biz de aynılarını yerdik. Bizler büyüdükçe ve büyüklerimize bu evlerde toplanmalar zor gelmeye başladıkça o gelenek eskidi ve bitti.

O zamanlar hindi modası yoktu. Bizim sofralarımızda muhtemelen ikişer tavuk bulunurdu ki herkese yetsin. Yemeğin asıl kısmı bitince yetişkin sofrasının görünüşü değişirdi. Çocuklar ve kadınların karnı doyduktan sonra masaya bu kez mezeler gelirdi. Rakı şişeleri ortaya çıkardı. Masadaki babaların bazıları gerçekten yılda bir kez içerdi. Haklarını o masaya saklardı.

Rus salatası o zamanlar da popülerdi. Atom ve benzeri yoğurtlu mezeler, şakşuka, Arnavut ciğeri ve Çerkez tavuğu mutlaka bulunurdu. Şimdiki gibi hazır satın alabileceğiniz mezeciler yoktu. Hepsi el emeği göz nuruydu. Bizde bugün çok popüler olan deniz börülcesi gibi mezeler de bulunmazdı. Mesela balık taramayı da hayatımda görmemiştim. Hatırlayamadığım bir sürü meze ve rengârenk salatalar olurdu. Babalar çakırkeyif olduğunda bizleri de o masaya çağırır, merak ettiklerimizden tattırırdı.

Dedim ya bizde hindi olmadı hiç.

Annem bir yılbaşı artık bir yemek kitabından mı öğrendi, o zaman kırk yılda bir gösterilen bir yemek programını mı izledi bilinmez, rosto yaptı. Bu bizim için bir devrimdi. Annem bir gece önceden dev bir yağsız et parçasına sarımsaklara soktu. Daha önce hiç yapmadığı sirkeli bir sosun içinde marine etti. Ertesi gün fırında düşük ateşte patates, bezelye ve başka sebzelerle saatlerce pişirdi. Sonra o et masaya gelip keskin bir bıçakla dilimlendiğinde yayılan kokuyu hala aklımdan çıkaramam.

Sonraki yıllar bu rosto bizim yılbaşı sofralarımızın yıldızı oldu. Hatta o kadar meşhur oldu ki komşularımız gelip tarifini aldı, evlerinde denediler. Ama tabii hiçbiri anneminki gibi yapmayı başaramadı. Artık çok geçmişte kalan o yılbaşı sofralarının tadını benzer mezeler sipariş vererek, rosto yerine hindiyle geçiriyorum. Yemeğin tadı aynı değil belki ama yanınızda sevdikleriniz olduktan sonra alınan haz hiç değişmiyor.

Uğur Alper

3 thoughts on “Çocukluğumun Yılbaşı Sofrası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.