Hikayeli Yemekler: İlk Çiğ Köftenin Hikayesi

Sıradaki hikâyeli yemeğimiz: “Çiğ köfte”. Çiğ köfte, esmer bulgur, yöreye bağlı olarak et, soğan, salça, maydanoz ve çeşitli baharatların yoğurulmasıyla elde edilen; adından da anlaşıldığı gibi pişirilmeden hazırlanan bir yiyecektir. Geçmişi 4.000 yıl öncesine dayanan çiğ köfte, ülkemizde bolca tüketilen bir lezzettir. Özellikle güney illerimizde yaygınlık gösteren çiğ köfte, yapımından yenmesine her aşamasında birlik beraberliğin görüldüğü bir yiyecektir. Bu nedenle bir karın doyurma amacının dışına çıkarak geleneksel sohbet toplantıları yoluyla birlikteliğin, eğlencenin, muhabbettin de aracı hâline gelmiştir. 

Çiğ Köfte Hangi Şehre Ait? 

Bildiğimiz üzere bazı yemeklerin hangi şehre ait olduğu çok tartışılır. Bu yemeklerden en çok tartışılanı çiğ köfte olabilir. Özellikle Adıyaman ve Şanlıurfa arasında yıllardır çiğ köfte için tartışma sürmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olan Türk Patent ve Marka Kurumunun coğrafi işaretli gıdalar listesine göre etsiz çiğ köfte Adıyaman iline, etli çiğ köfte ise Şanlıurfa iline aittir. Etli çiğ köfte Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı başvuru sonucunda 2009 yılında “Şanlıurfa Çiğ Köfte” adıyla Şanlıurfa ili için tescillenmiştir. Etsiz çiğ köfte ise Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı başvuru sonucunda 2018 yılında “Adıyaman Etsiz Çiğ Köfte” adıyla Adıyaman ili için tescillenmiştir. 

Çiğ Köftenin Hikayesi: Rivayete Göre…  

Eski bir medeniyetin kralı olan Kral Nemrut, Hz. İbrahim’i tek tanrıya inandığı için yakmaya karar verir. Halkına verdiği emir ile krallıktaki bütün ağaç ve odun parçalarını büyük bir meydanda toplatır. Krallıkta ateş yakılması yasaklanmıştır ve evlerde yemek pişirmek için dahi odun parçası kalmaz. Halk yeme-içme ihtiyaçlarını ateş olmadan gidermek zorunda kalır. Hz. İbrahim’i yakmak için meydana toplanan ağaç ve odun parçaları yakılacak tek ateşin malzemeleridir. Halk kralın emriyle günlerce tahta parçalarını meydana toplar.  

Dağda avlandığı için bu emirden habersiz olan bir avcı, avladığı geyiği evine getirerek eşinden pişirmesini ister. Eşinden ateş yakma yasağını öğrenen avcı, aç kalmamak için bir yol arar. Geyiğin sağ arka budunu ayırır ve taşla döverek ezer. Bulgur, biber ve tuzu ezdiği etin içine katarak iyice yoğurur. İlk çiğ köftenin, bu yöntemle, bu avcı ve ailesi tarafından 4000 yıl önce yapıldığı rivayet edilir. 

Bu yazımda sizlere çok severek tüketilen çiğ köftenin serüvenini aktarmaya çalıştım. Yıllardır sofralarımızda yer alan lezzetlerin ortaya çıkış hikayelerini anlatmaya harbiyiyorum.com üzerinden devam edeceğim. Merak ettiğiniz yemekleri “hikayeliyemekler” instagram sayfamdan sorabilir ve geçmiş paylaşımlarımı inceleyebilirsiniz. Takipte kalın…  

Alper Buldu
Instagram: @hikayeliyemekler https://www.instagram.com/hikayeliyemekler/
Mail: [email protected]  

Alper Buldu

Ben Alper Buldu. 1995 yılında İstanbul’da doğdum ve yaşıyorum ama aslen Bursa, Mustafakemalpaşa'lıyım. FMV Işık Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunuyum. Yeni tatlar, yemekler, mekanlar keşfetmek, aileminde küçüklüğümden beri bu sektörde aktif olarak bulunmasından dolayı en büyük hobim. Ayrıca yemeklerin ortaya çıkış hikayelerini araştırıp paylaştığım "Hikayeliyemekler" Instagram sayfasının kurucusuyum.

2 thoughts on “Hikayeli Yemekler: İlk Çiğ Köftenin Hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir