Sıfırdan Bira – Bölüm 1 Bira Şişeleri

Sıfırdan Bira, sosyal medyada başlatmış olduğum Bira Kültürü üzerine videoların yayınlanacağı hem eğlenceli hem de eğitici videolar serisidir. Bugünden itibaren ‘söz uçar, yazı kalır.’ diyerek her bölümümüzün özet yazılarını da harbiyiyorum.com ‘da yayınlama kararı aldık.

Öncelikle sizlere kendimi tanıtmak isterim. Ben Çağdaş Arman Bulut, İzmir doğumluyum. Dış Ticaret, İşletme lisans ve Uluslararası Ticaret ve Finans yüksek lisanlıyım. Firmalarda ithalat ve satın alma departmanlarında farklı pozisyonlarda görev aldım. İşim sayesinde dünyanın birçok ülkesini görme ve kültürünü tanıma fırsatı buldum. Keyfine ve boğazına düşkün birisi olarak gittiğim ülkelerin özellikle yeme-içme kültürlerine hep ilgi duydum. Hobi olarak özellikle bira kültürüne olan sevgim, önce kapak sonrasında bardak koleksiyonerliği derken Belçika’da başlayan ve sonrasında uzman sertifikaları alarak her gün devam ettiğim ciddi bir eğitimim bulunmakta. 15 yıllık profesyonel kariyerimi bırakıp fermente ve distile alkoller ayrıca puro kültürü üzerine kültürel etkinlikler, marka işbirlikleri ve dijital platfromlarda işler yapmaktayım. Burada da sizlerle edinmiş olduğum bilgileri paylaşarak bu kültürleri yaymayı amaçlıyorum, şimdiden keyifli okumalar dilerim. 

Sıfırdan Bira – Bölüm 1 Şişeler

Dünyanın en eski alkollü içeceği olan ve derin bir kültür barındıran bira hakkında birçoğumuzun bilmediği farklı yönlerini öğrenme amaçlı çıktığımız bu yolda öncelikle dıştan içe yani şişelerden başlamak istedim.

Bira şişeleri farklı boyutlarda ve renklerde karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca şişe, kutu ya da fıçıdan tarafımıza servis edilmektedir. Bana en çok gelen sorular arasında özellikle servis tarafında ‘Kutu mu?, Fıçı mı? Ya da Şişe mi?’ konusuna bu bölümde eğileceğiz.

Öncelikle farklı tipte şişeleri tanıyalım;

Long Neck (Uzun Boyun)

Bu şişeyi siz genellikle ülkemizde bulunan Meksika birası ve bugünlerin en meşhur kelimesi olan dünyayı sarsan virüsün ismi Corona sayesinde tanıyorsunuz. Evet Corona şişesi bir uzun boyun şişe olarak karşımıza çıkmakta, genellikle şişeden içimi teşvik edici bir yapıda bulunmaktadır.

Belgian (Belçikalı)

Manastır biraları (ileride değineceğiz) sayesinde ortaya çıkan bir şişedir. Belçika menşeli biralarda öngörebileceğiniz üzere daha çok rastlanır. Uzun Boyun şişeye göre daha kısa bir boyun kısmı vardır.

Stubby (Güdük)

Ülkemizde tombul şişe olarak da tanıdığımız bu şişe çeşidinin ismi Türkçeye güdük olarak çevrilmekte. İlk anda hepimizin aklına Hababam Sınıfı gelse de, aslında bu da bir şişe çeşidi. Hatta Güdük şişenin de küçüğü olan, ülkemizde Serçe diye satılmış 30 cl’lik şişelere de Grenade yani El Bombası denmektedir.

British (İngiliz)

İngiliz ya da Britanyalı olarak çevirebileceğimiz bu şişe boyun kısmı kısa gövdesi uzun 500 cl’lik bir şişedir.

Bomber (Bombacı)

Bombacı ise özel üretimlerde genellikle sunulan, boynu satranç taşlarını andıran 650 cl’lik şişelerdir.

Ülkemizde görebileceğiniz örneklerin dışında bazı farklı şişe boyutları da mevcuttur fakat Sıfırdan Bira’nın özellikle prensibi, basit, konuşma dilinde ve hepimizin karşılaşabileceği şeyleri öğrenmek olduğu için şişe boyutlarını bu kadarla sınırlı tutmakta fayda var.

Bira şişelerindeki renk farklılığının nedenleri…

Alışveriş yaparken mutlaka rastlamışsınızdır. Şeffaf, yeşil, kahverengi(amber) şişelerde biralar satılmaktadır. Peki bu renk farklılığı nedendir? Biraz da ona değinelim. Bira, hassas bir içecek ve özellikle güneş ışığına belli bir süre maruz kaldığında bozulmaktadır. Nasıl ki güneşte çok kaldığımızda güneş çarpması oluyorsak, biralar da aynı şekilde güneşten etkilenebiliyor. Bu sebeple içerisinde bulunduğu şişenin rengi aslında bir koruma amaçlı. Biranın hammaddelerinden biri olan şerbetçiotu, UV ışınlarından etkilenerek ortama kokarca gibi (evet İngilizcede skunk) bir koku salıyor. O yüzden firmalar genellikle biralarını kahverengi şişelere doldurmaktadır.

Kahverengi şişeler koruyuculuk açısından en iyisidir fakat burada şunu eklemek gerekir ki artık teknoloji sayesinde tüm şişelerde UV ışınlarına karşı koruyucu katman kullanılmaya başlanmıştır. (Siz yine de güneş maruz bırakmayın) Yeşil şişeler ise orta koruyuculuktadır, peki kahverengi varken neden yeşil şişeler ortaya çıkmıştır? Kahverengi cam sadece cam şişe üretmek için değil, birçok sektörde özellikle askeri alanda da kullanılması ve eskiden cam endüstrisinin bu kadar gelişmiş olmaması nedeniyle kahverengi cama ulaşamayan firmalar yeşile yönelmişlerdir. Şeffaf şişe ise albenisi yüksek, içerisinde biranın rengini görebildiğiniz şişelerdir. Şeffaf olması sebebiyle ışığı geçirgenliği fazladır hatta ‘buyur geç’ minvalinde bir koruma sağlar. Şeffaf şişeler satılan biralar o neden şerbetçiotu hammaddesinin yoğun kullanıldığı, kullanılsa bile farklı üretim teknikleri ile bahsettiğimiz kokarca kokusundan kaçınıldığı biralar üretilmektedir.

Fıçı, Kutu, Şişe

Barmenler fıçıya su katıyormuş?!

Bira restoran, pub veya bara gittiğinizde sipariş alışkanlığınızı değiştirecek bir konudur bu. İnsanlarda genellikle şişe öncelik olarak sipariş edilmektedir. Yukarıda değindiğimiz biranın bulunduğu kabın kendisini koruması açısından bakarsak aslında hemen cevabı bulabileceğimiz üzere kutular, şişelerden daha iyi korur ve muhafaza ederler. Bu nedenle kutu biralar, bizdeki kötü şöhretine rağmen birçok ülkede tercih edilmekte hatta geri dönüşümün çok önemli olduğu zamanımızda şişe biralardan vazgeçen birçok firma bulunmaktadır. Fıçıya gelecek olursa, fıçı bira eğer doğru servis edilen, sirkülasyonu (gelen gideni) yüksek bir mekanda içiyorsak tadından yenmez. Çünkü tazedir, rafta beklememiştir, diğerleri gibi ışığa taşınma esnasında bile çok maruz kalmamıştır. Ve son olarak şu konuya değinerek bitirmek gerekir diye düşünüyorum. Biraya servis edilirken su katılmaz, tüm köpüğü, gazlılığı ve tadı bozulur. Genel bir bira tüketicisi bile bunu anlayabilir o sebeple fıçı biralardan korkmayınız, en tazesi hangisi diye sorup keyifle ve kararında tüketiniz. Sevgiler.

Çağdaş Arman Bulut

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:
İşte Benim En Sevdiğim Restoranlar
Türkiye’nin En İyi 7 Tost Makinesi

*Yayına giren videolarımızdan haberdar olmak için Harbi Yiyorum Youtube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Çağdaş Arman Bulut

Ben Çağdaş Arman Bulut, İzmir doğumluyum. Dış Ticaret, İşletme lisans ve Uluslararası Ticaret ve Finans yüksek lisanlıyım. Firmalarda ithalat ve satın alma departmanlarında farklı pozisyonlarda görev aldım. İşim sayesinde dünyanın birçok ülkesini görme ve kültürünü tanıma fırsatı buldum. Keyfine ve boğazına düşkün birisi olarak gittiğim ülkelerin özellikle yeme-içme kültürlerine hep ilgi duydum. Hobi olarak özellikle bira kültürüne olan sevgim, önce kapak sonrasında bardak koleksiyonerliği derken Belçika’da başlayan ve sonrasında uzman sertifikaları alarak her gün devam ettiğim ciddi bir eğitimim bulunmakta. 15 yıllık profesyonel kariyerimi bırakıp fermente ve distile alkoller ayrıca puro kültürü üzerine kültürel etkinlikler, marka işbirlikleri ve dijital platfromlarda işler yapmaktayım. Burada da sizlerle edinmiş olduğum bilgileri paylaşarak bu kültürleri yaymayı amaçlıyorum

4 thoughts on “Sıfırdan Bira – Bölüm 1 Bira Şişeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.