CiğerİstanbulNE YİYELİMNEREDE YİYELİMSakatatSilivri

Silivri’ye Her Gittiğimizde Gözden Kaçırdığımız Bir Mekân: Ciğerimin Köşesi

Silivri’ye her gittiğimizde gözden kaçırdığımız bir mekân var.

Aslında gözden kaçırmak da tam doğru değil. Yıllardır önünden geçiyoruz. Tabelasını biliyoruz, köşe başındaki yerini biliyoruz, hatta içeride oturan müdavimlerini bile görmüşlüğümüz var. Ama nedense bir türlü kapısından içeri girmemişiz.

Ciğerimin Köşesi ile hikâyemiz tam olarak böyle başladı.

Geçtiğimiz günlerde oğlumla birlikte Silivri’de dolaşırken bu kez o köşe dükkânın önünde durduk ve yıllardır ertelediğimiz şeyi yapıp içeri girdik.

İyi ki de girmişiz.

Silivri, İstanbul’un içinde ama bazen İstanbul gibi hissettirmeyen yerlerden biri. Sahilde biraz yürüdüğünüzde Trakya’nın etkisini görmeye başlıyorsunuz. Köfteciler, ciğerciler, manda yoğurdu satan dükkânlar… Ciğerimin Köşesi de tam olarak bu Silivri’nin bir parçası. Edirne’de görseniz yadırgamazsınız, Lüleburgaz’da görseniz şaşırmazsınız.


Silivri’de Trakya’ya Açılan Küçük Bir Köşe

Ciğerimin Köşesi, adını bulunduğu köşe dükkândan alıyor. Burası Silivri’de uzun yıllardır var olan, artık bölgenin bilinen Edirne ciğercilerinden biri haline gelmiş bir aile işletmesi.

Mekâna girince yeni nesil restoran dekorasyonu, süslü sunumlar ya da sosyal medya için tasarlanmış köşeler beklemeyin. Burası daha çok işini bilen, yıllardır aynı şeyi yapan, mahalle esnafı sıcaklığında bir yer.

İçeride ilk dikkatimi çeken şey duvardaki kara tahtalar oldu.

Birinde şöyle yazıyordu:

“Aşk acısı ne ki? Sen hiç Karaağaç biberi yedin mi?”

Bu cümle aslında mekânın ruhunu özetliyor. Burada mesele sadece ciğer yemek değil; Edirne ciğerinin etrafında oluşan küçük kültürü de hissettirmek..

Bir başka tahtada Edirne’nin ilçeleri yazılı. Yani daha sipariş vermeden Trakya masanıza doğru yaklaşmaya başlıyor.


Edirne Ciğeri Gözünüzün Önünde Hazırlanıyor

Mekânın en sevdiğim taraflarından biri açık mutfak düzeni oldu.

Tezgâhın arkasında büyük tavalar, kızgın yağ ve sürekli hareket halinde bir servis var. Ciğerler sipariş geldikçe hazırlanıyor, una bulanıyor ve kızgın yağda hızlıca kızartılıyor.

Burada mutfak kapalı kapılar ardında değil. Neredeyse restoranın sahnesi gibi.

Ustanın ciğeri tavaya atışı, biberlerin hazırlanışı, tabakların hızlıca çıkışı; hepsi yemeğin bir parçası haline geliyor.

Bazen bir mekânın karakterini tabaktan önce mutfağı anlatır. Ciğerimin Köşesi’nde de böyle oldu.


*En yeni lezzet ve mekan keşiflerimiz için Harbiyiyorum Instagram hesabımızı takip edin.

Ciğer Sevmeyenlere Bile Hitap Edebilecek Bir Edirne Ciğeri

Biz oğlumla birlikte Edirne ciğeri söyledik.

Masaya gelen porsiyon doyurucuydu. Ciğerler ince kesilmiş, güzel kızartılmış ve diri kalmayı başarmıştı. Edirne ciğerinin en sevdiğim tarafı da bu zaten.

Klasik ciğerden hoşlanmayan, ciğer kokusuna mesafeli duran insanlar bile Edirne ciğerini rahatlıkla yiyebilir. Çünkü ince kesim, unlama ve kızgın yağda hızlı pişirme yöntemi ciğerin ağır tarafını törpülüyor.

Bu yüzden Edirne ciğeri için rahatlıkla “ciğere başlama ciğeri” diyebilirim.

Burada yediğimiz ciğer de bu tanıma uyuyordu. Dışı hafif çıtır, içi yumuşak, porsiyonu kuvvetli ve doyurucuydu.

Biz akşam biraz geç saatte gittik. O yüzden kullanılan yağ bana azıcık ağır geldi. Ama buna rağmen ciğer lezzetini koruyordu. En önemlisi de sonrasında midemi rahatsız etmedi.


Tabağın Gizli Kahramanı: Karaağaç Biberi

Edirne ciğeri denince tabağın olmazsa olmazı Karaağaç biberidir.

Halk arasında daha çok “ciğerci biberi” olarak bilinir. Bu biberler gölgede kurutulur, sonra kızgın yağda kızartılır ve ciğerin yanında servis edilir.

Ciğerimin Köşesi’nde gelen biberler gayet başarılıydı.

Çıtır çıtırdı. Hafif acılığıyla ciğeri tamamlıyor, hatta yer yer tabağın yıldızı haline geliyordu.

Bir noktadan sonra insan kendini ciğer mi yiyorum, biber mi yiyorum diye sorgularken buluyor.

Ama Edirne ciğerinin güzelliği de biraz burada.

Ciğer tek başına değil; biber, soğan, acı sos ve domatesle birlikte anlam kazanıyor.


Acı Sos, Soğan ve Domates Detayı

Masaya gelen acı sosu da beğendim.

Köftecilerde karşımıza çıkan biber soslarını andıran, yemeğe güzel bir acılık katan bir sostu. Ciğerin üzerine biraz acı sos, yanına soğan ve bir parça Karaağaç biberi koyunca tabağın dengesi tamamlanıyor.

Bir de domates var.

Bunu özellikle yazmak istiyorum çünkü artık iyi domates bulmak gerçekten zorlaştı.

Burada masaya gelen domatesler aromatikti. Rengi, dokusu ve tadı yerindeydi. Küçük gibi görünen ama iyi işletmeleri ele veren detaylardan biri bu.

Bazen bir mekânı yalnızca ana ürünü değil, yanına koyduğu domates bile anlatır. Silivri’nin de domatesi meşhurdur ayrıca.


Menüde Balkan Köftesi de Var

Ciğerimin Köşesi’nde sadece Edirne ciğeri yok.

Menüde Balkan köftesi de bulunuyor. Bu ziyaretimizde denemedik ama bir sonraki gelişte aklımda olacak.

Zaten mekânın genel karakterine bakınca köftenin de buraya yakıştığını tahmin ediyorum.

İsteyenler için yoğurt da servis ediliyor. Özellikle acılı ciğer ve biberden sonra iyi bir dengeleyici olabilir.


Servis, Atmosfer ve Fiyat-Performans

Ciğerimin Köşesi lüks bir restoran değil.

Zaten böyle bir iddiası da yok.

Burası salaş, samimi, yıllardır aynı köşede duran bir Edirne ciğercisi. İçerideki müşteri profili de bunu gösteriyor. Aileler, müdavimler, hızlıca yemek yiyip çıkanlar, ciğerini paket yaptıranlar…

Servis hızlı ve pratik.

Fiyatlar bizim gittiğimiz dönemde makuldü. Ancak Türkiye’de fiyatlar çok hızlı değiştiği için net rakam yazmayı doğru bulmuyoruz. Harbiyiyorum hep lezzet odaklı oldu. Fiyat değil. Fiyat merak eden olursa mekanı arayıp güncel fiyatı sorabilir.

Ama genel fiyat-performans algısı olarak bakarsak, porsiyonun doyuruculuğu ve ciğerin kalitesi düşünüldüğünde başarılı bir yer olduğunu söyleyebiliriz.


Silivri’de Edirne Ciğeri İçin Not Edilecek Bir Adres

İstanbul’da iyi Edirne ciğercisi bulmak her zaman kolay değil.

Silivri ise konumu gereği Trakya kültürüne daha yakın bir yer. Bu yüzden burada böyle bir Edirne ciğercisinin yıllardır ayakta kalması tesadüf değil.

Ciğerimin Köşesi de Silivri’de Edirne ciğeri yemek isteyenler için not edilecek adreslerden biri.

Aklımda kalan yalnızca ciğer olmadı.

Kızgın yağın başında çalışan usta, duvardaki Karaağaç biberi yazısı, masaya gelen iyi domates, çıtır biberler ve yıllardır aynı köşede ayakta kalmış bir işletmenin sakin özgüveni kaldı.

Silivri’ye yolunuz düşerse ve canınız iyi bir Edirne ciğeri çekerse, Ciğerimin Köşesi’ne uğrayabilirsiniz.

Biz yıllardır önünden geçip geç kalmışız.

Siz o kadar beklemeyin.


Ne Yemeli?

  • Edirne ciğeri
  • Karaağaç biberi
  • Acı biber sosu
  • Balkan köftesi
  • Yoğurt

📍 Nerede?

Mekân: Ciğerimin Köşesi Edirne Ciğercisi
Adres: Piri Mehmet Paşa, Sanatkarlar Cd. No : 2/a, 34570 Silivri/İstanbul
Telefon: 0212 7290707
Çalışma Saatleri: Her gün açık. 10:30- 22:00


SSS (Sıkça Sorulan Sorular)

Ciğerimin Köşesi’nde ne yenir?

Mekânın en bilinen ürünü Edirne ciğeridir. Yanında Karaağaç biberi, acı sos ve soğanla birlikte denenebilir.

Silivri’de Edirne ciğeri nerede yenir?

Silivri’de Edirne ciğeri yemek isteyenler için Ciğerimin Köşesi bilinen ve oturmuş adreslerden biridir.

Edirne ciğeri ciğer sevmeyenlere uygun mu?

Edirne ciğeri ince kesilip una bulanarak kızgın yağda pişirildiği için klasik ciğere göre daha hafif ve kolay yenebilir bir lezzettir.

Karaağaç biberi nedir?

Karaağaç biberi, Edirne ciğerinin yanında servis edilen, gölgede kurutulduktan sonra kızgın yağda kızartılan çıtır acı biberdir.

Ciğerimin Köşesi’nde köfte var mı?

Evet, menüde Balkan köftesi de bulunuyor. Bu ziyaretimizde denemedik ama mekânın denenebilecek ürünlerinden biri olarak not ettik.


Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir;


*UNICEF Türkiye ile birlikte yürüttüğümüz kampanyama destek olun. Unutmayın, çocukları iyileştirirsek dünya iyileşir.

Harbiyiyorum’da reklam ve tanıtım iş birlikleri için bizimle iletişime geçin: [email protected]

Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu ve yazarı. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor, videolar/fotoğraflar çekiyor, düşünüyor ve yazıyor. 2021 - "Ruhani" (Roman) 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" (Roman) 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" (Yemek Kitabı) 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" (İş Kitabı) 2014 - "Social Media for Real" (İngilizce İş Kitabı) 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" (İş Kitabı) kitaplarının yazarı. 2018'den bu yana ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'da KRT'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlayıp sundu. Şu anda "Nerede Ne Yenir?" cümlesinin altını doldurmaya ve lezzet keşiflerini/öğrendiklerini size aktarmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir