Eminönü’nde Döner Nerede Yenir? Zümrüt Büfe / Eminönü – İstanbul

Eminönü'nde Döner Nerede Yenir?
Eminönü'nde Döner Nerede Yenir?

Eminönü’nde Döner Nerede Yenir?

Dediler ki, döner yazmadın! İyi de, iyi döner vardı da biz mi yazmadık… Lakin sevgili dostum Gökhan Soyhan Eminönü’nde harbi yenecek bir dönerci önerdi. Gittik, yedik ve mest olduk.

Bilenler bilirler, Anadolu yakası Cevizli dendi mi akıllara Ali Usta ve onun döner imparatorluğu gelir. Ancak aylardır elim Ali Usta’yı yazmaya bir türlü gitmiyor. Nedense emin olamıyorum.  Yazmayız felan, maazallah. Ali Usta’ya biz de bir paye vereceğiz elbet. Ama bakalım ne olacak? Onu da zaman gösterecek. (2015 Editör Notu: Yıl oldu 2015 hala paye veremedik)

Zümrüt Büfe, 1961 senesinde kurulmuş. Tahtakale esnafı ve bilenler bilir efradınca epey takdir toplamış ve tercih edilen bir yer. İsmi “Büfe” ama bildiğiniz büfeler gibi değil. Çünkü burada yiyebileceğiniz yegane şey: Döner.

Ateşin başında Dursun Usta ile konuşuyoruz. Buraya çıraklıktan başladığını ve tam yirmibeş senedir Zümrüt Büfe‘de hizmet verdiğini söylüyor. Dile kolay, yirmibeş sene. Adamcağız burada yaşlanmış, saçı başı ağartmış, çoluğa cocuğa karışmış. Kes babam kes! Ancak Dursun Usta öyle bir neşe ve hevesle dönerleri yapraklıyor ki yaptığı işten heyecanını gram kaybetmediğini keyifle farkediyorsunuz. Döner de, bir döner ki “Allah Allah!” dedirtiyor.

Öğrendik. Et, Çanakkale Biga’dan geliyor. Gökhan’ın tavsiyesi ile hafif ısıtılmış pidenin içine 100 gr garnitürsüz dönerimizi söyledik. Yanına da açık ayran. Et, et gibi kokuyor. Pide, pide gibi. Ayran ise bir harika! Beş dakika içerisinde dönerle pideyi midemize indirdik. Burnumuzda hala et kokusu. Ayıp olmasa bir tek daha atacağız. Yapamadık. Tadı damağımızda kalsın istedik ve içimizdeki canavarı sonraki turlara sakladık.



Dolgu Malzemelerinden Uzak Duralım

Bugüne kadar yemekle ilgili hiç ders vermedik. Zira bize yakışmaz. Ancak burada bir şey belirtmemiz vacip oldu. Domates, yeşillik gibi şeyler eti her zaman soğutur, sevgili harbiyiyorum okuyucuları. Bunlar, ana yemeğin yanında sunulan ve daha çok doymanızı sağlayacak dolgu malzemeleri olmaktan öteye asla gidemezler. Ekmek arası kokoreç yerken de mümkünse domates ve yeşillikten uzak durun. Ne için? Yediğiniz etin ya da kokorecin tadını daha iyi almak için.

Öğrendik. Kışın garnitür olarak püre de çıkartıyorlar. Yazın giderseniz püre bulamazsınız çünkü sıcaktan ekşiyor. Patatesi oldum olası dönerle asla yakıştıramayan ben, sütle terbiyelenmiş püre ve döneri beraber hayal edince gaipten “Olur” u işittim. Denemedim ama bu kombinasyonu mutlaka deneyeceğim. Ha, unutmadan! İçerisini tıklım tıklım görünce üzülmeyin. Aile salonunu sorun, sizi yönlendireceklerdir.

Nihayetinde, Zümrüt Büfe’ye “Hoşçakal” dedik ve Mısır Çarşısı arkasında dolanmaya başladık. Gökhan’la Harbiyiyorum için uğrayacağımız bir kaç destinasyon daha var. Burnumuzda et kokusu, dudaklarımızda neşeli bir şarkı.

Eveet, Eminönü’nde Döner Nerede Yenir? işte adresi

Zümrüt Büfe
Sabuncu Han Caddesi. No: 26 Eminönü / İstanbul
Tel: 0212 5228979




Salih Seckin Sevinc

Harbiyiyorum.com kurucusu. 2009'dan beri yeme-içme üzerine keşifler yapıyor. Araştırıyor, yiyor, içiyor ve yazıyor. 2018- "Ölüm Yolcusu Abdülüver'in Tuhaf Seyahatleri" 2016 - "Harbi Yiyorum - Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir?" 2015 - "Her Şeyin Başı Blog" 2014 - "Social Media for Real" 2012 - "Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya" kitaplarının yazarı. ODA TV "Lezzet Peşinde" köşe yazarı, Eylül 2019'dan bu yana Kültür TV'de "Harbi Yiyorum" programını hazırlıyor ve sunuyor.

Eminönü’nde Döner Nerede Yenir? Zümrüt Büfe / Eminönü – İstanbul” için 17 yorum

  • 26 Ekim 2010 tarihinde, saat 10:09
    Permalink

    Ahhh nasıl severim ben de orayı, cidden güzeldir ama öyle böyle değil.

    Yanıtla
  • 26 Ekim 2010 tarihinde, saat 19:00
    Permalink

    Zümrüt'ün dönerini bende çok severim. Eminönü lezzet turumuzun ilk durağıdır. Eti çok güzeldir, Ah birde kömür ateşinde yapsalar, kesin Türkiye derecesi alır. İlginç bir yanı var, ramazanda dükkan kapanıyor, iç çamaşırı satılıyor :)

    Salih Dostum;
    Kral Koko yazına yorum yapmıştım. Hamidiye Türbesi Sokak'taki meşhur şovmen çiğköfteci Ali Usta'ya uğradın mı?

    Yanıtla
  • 27 Ekim 2010 tarihinde, saat 13:17
    Permalink

    Henüz gidemedim… Ama notlarımın arasına aldım. En kısa sürede Ali usta'ya bir ziyaretim olacak inşallah.

    Sevgiler,

    Yanıtla
  • 15 Mart 2011 tarihinde, saat 01:12
    Permalink

    Bir dönere ilk kez bu kadar para verdim. Arkadaşımla beraber girdik içeri, 1 yarım ekmek ve 1 çeyrek döner istedim, bir ayran ve bir su ile birlikte toplam 28 tl tuttu! Ücretin niye bu kadar çok olduğunu sorduğumda “biz gram olarak veriyoruz” cevabı verildi ama dükkanın herhangi bir yerinde böyle bir uyarı ya da ibare yok. Hadi onu geçtim, sipariş verilirken “şu kadar gramı şu kadar lira, siz ne kadar istiyorsunuz?” diye sorulması gerekirdi. Şark kurnazlığı işte, ne kadar geçirebilirsek geçirelim mantığı… Allah’tan cebimde para vardı da verebildim, öyle bir yemek için gayet doğal olan 10-15 lira ile buraya girseydim, hesabı denkleştiremediğim için bulaşıkları yıkatırlar mıydı bilemiyorum! Kendimi gayet aldatılmış hatta kazıklanmış hissediyorum. Bu blogda yazılan bir tavsiye üzerine gittiğim bir mekanda böyle bir durumla karşılaşmak da en basit tabiriyle üzücü.

    Sizin de okurlarınız için bu gram olayı ile ilgili olarak peşin peşin bir not ya da uyarı yazmanız gerekirdi diye düşünüyorum.

    Yanıtla
    • 15 Mart 2011 tarihinde, saat 13:45
      Permalink

      Merhaba,

      Olumsuz bir tecrübe yaşamışsınız, geçmiş olsun. Kıymetli yorumunuz için de teşekkürler.

      Zümrüt büfede çeşitli versiyonlarda ve gramajlarda döner sunuluyor. Et’in bol-bereket konulduğunu farketmişsinizdir. Herkesin farklı tecrübeleri olabileceği görüşü ile biz Harbiyiyorum.com’da fiyatlardan bahsetmiyoruz. Bunun için daha önce bu tip istekler için gerekli açıklamamızı Sıkça Sorulanlar köşemizde yaptık.

      Sizde yaşadığınız tecrübeyi burada belirtmiş oldunuz. İlk defa gidecek kişiler bundan böyle hazırlıklı giderler.

      Hesabı denkleştiremeseydiniz ve bunu da oraya iletseydiniz. “Canınız sağolsun!”derlerdi inanın :)

      Velhasıl, Eminönü esnafı iyidir. Zümrüt’ün döneri de güzeldir.

      Sevgiler,
      Salih Seçkin Sevinç

      Yanıtla
  • 10 Şubat 2012 tarihinde, saat 20:28
    Permalink

    Sizin Güzel yorumlarınızı okudum ve gittim.Döneri gerçekten iyi beğendim Ama çok pahalı.

    Yılmaz bey çok haklısın ama düzen bu ne yapacasın..

    Yanıtla
  • 23 Şubat 2013 tarihinde, saat 14:49
    Permalink

    Bugün eşim ile ben bu sitedeki sadece tanıtım yazısını okuyarak Zümrüt büfeye gittik. Ben garsona bir porsiyon pilav üzeri döner istiyorum dedim. Eşim de pide arasında döner yedi.iki de ayran içtik. Hesabı sorunca inanamadım. 42 lira. Çok pahalı deyince de açıklama yapıldı. 250 gram et 25 lira. pide döner 13 lira. 2 ayran 4 lira. Siparişlerimizi verirken bize kaç gram döner istediğimizi sormaları gerekirdi. Başka işletmeler soruyorlar. O yüzden ben de hiç kuşkulanmadım. Demek ki biz de boş bulunup sormayınca bir tabak ne kadar alır 250 gram deyip müşterinin önüne getiriyorlar. Malesef Yılmaz Divan’ın yorumlarını yeni gördüm. Ben de kendisi gibi aldatılmış ve kazıklanmış hissediyorum.

    Yanıtla
    • 24 Şubat 2013 tarihinde, saat 15:22
      Permalink

      Selamlar,

      Üzücü bir deneyim olmuş. Ben gittiğim zaman pide + ayran 15 TL’den fazla vermem. 100 gr yerim. Sitede fiyatları yazmıyoruz. Çünkü sürekli değişebiliyor ama burada deneyimlerinizi paylaşarak yeni gidecekleri bilgilendirebilirsiniz.

      Yanıtla
  • 12 Nisan 2013 tarihinde, saat 21:30
    Permalink

    Bugün Eminönüne gittiğimde daha öncede dikkatimi çeken Zümrüt büfeye uğradım ilk defa .4 arkadaş gittiğimizde karşıda yer alan hanın içinde masalı yerlerinin olduğunu belirttiler ve gittik oturduk 4 tane pilav üstü döner 4 ayran söyledik siparişler biraz geç geldi fakat dönerin lezzeti o kadarda umduğumuz gibi değildi .Et dönerin yanına yakıştıramadığım ince marul salatası yine karşımdaydı lafın kısası yedik hesabı ödemeye gittiğimizde kocaman bir şokla karşılaştık 92 tl gibi bi hesap çıktık 4 öğrenci için inanılmaz yüksek bir fiyat sebebini sorduk biz 200 gram et koyuyoz dediler tamamda siz sormadınız ki ne kadar istersiniz üstelik mekanda herhangi bir fiyat öğreneceğiniz yer de yok ancak sorarsanız öğreniyosunuz pilava da 4 tl ayranada ayrıca 2 tl aldılar cüzdanları boşaltıp acı hatıralarla yola koyulduk …

    Yanıtla
  • 19 Nisan 2013 tarihinde, saat 06:06
    Permalink

    Bende üniversite öğrencisiyken sık sık buraya geliyordum, ilk seferde bende biraz kazıklandım ama sonra raconu öğrenip 100 gr sade döner pide arası yemeye başladım, hem karnım doydu hemde kazık yemedim.

    Aslında buranın fiyatları pahalı değil, zira bazı hamburgercilerde 180 gr köfte içeren sadece hamburgere 20-25 TL isteniyorken 200 gramlık %100 et için 17 TL istenmesi normal.

    13 Nisan 2013 Cumartesi günü buradaydım ve sanırım burada yazılanları görmüşler. Arkadaşım ile aile salonuna oturunca 2 yarım ekmek sade döner istediğimizi söylediğimizde 200gram mı 100 gram mı diye sordular. Biz 200 gram istedik ve ekmek arası döner değil, döner üstü ekmek şeklinde dönerimiz geldi :) Lezzet olarak kesinlikle Cevizli’deki Ali Usta’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum. İstanbul’daki bütün meşhur dönercilerde yedim ve bence buradan bir adım daha iyisi Levent’teki Venge Restoran’da bulunuyor ama emin olun orası buradan çok daha pahalı.

    Sözün özü burası fiyat lezzet dengesi olarak gayet dengeli bir mekan bana göre. Öğrenci arkadaşlara pahalı gelebilir. Ancak lezzetli ve bol miktarda et için bu fiyatlar normal diye düşünüyorum.

    Yanıtla
  • 07 Mayıs 2014 tarihinde, saat 19:20
    Permalink

    Sitenizi yakından takip ediyorum hatta app ini indirdim gittiğim yerlerde bulabildiğimce önerdiğiniz yerlere uğramaya çalışıyorum. Lakin zümrüt büfede tam bi hayal kırıklığı yaşadım. Arkadaşıma önerdiğiniz mekanları anlata anlata bitiremeyen ben nasıl mahcup oldum bilemezsiniz gördüğüm manzara karşında. Gelelim konuya temizlik kötüydü bile diyemiyorm ortada temizlik namına bi durum söz konusu değil parayı ödediğim beyefendi kasada paralara dokunup hemen akabinde uzatılan dürüm lavaşına dokunarak kağıda sarma işini yapıyo gözümüzün önünde saçı kağıda düştü üfledi lavaşı o kağıda sardı ve gelen müşteriye uzattı araya konan salata içler acısı diyosunuz tamam sorun etme ama bize sorulmadan dürüme 100gr konulması ve ben adeta salata dürüm havasında bi ürün tüketmem ve ben et mi yedim ki olmam gördüğüm hesap karşısında şok olmamda işin ekstrasıydı. Gıda mühendisliğinde okuyoruz açıkçası bu şekil bi esnaflık insan sağlığına bir tehdit inanın örnek alıp laboratuar da incelemek üzere götürmemek için kendimizi zor tuttuk ama durum buysa sonuçtan süpriz beklemiyorz açıkçası benim sizden ricam tat kadar mekanın genel durumuyla ilgilide bilgi vermeniz biz sizin referansınızla eş dost buralara gidiyoruz ilginize

    Yanıtla
    • 08 Mayıs 2014 tarihinde, saat 10:01
      Permalink

      Selamlar Elif,
      Mardin, Urfa ve Antep yazılarımızı okumanı daha sonra bu yerler hakkında Mekanist v.b. yerleri yerlerde yazan yorumları da okumanı istiyorum. Şunları mı duymak istiyorsun? Urfa’da girdiğimiz her yerde böcek gördük. Mardin’de işkembeler çamaşır suyuna basılmış, kesilmiş hayvanlar kocaman fareli sokak aralarına asılmıştı. (http://www.izlesene.com/video/iskembe-kelle-paca-yurek-ciger-ve-bilimum-sakatat-nasil-teshir-edilir-harbiyiyorumcom/7365397) Lakin biz bunları yazmayız. Yazamayız. Çünkü hali hazırda süregelen yeme-içme kültürü bu yerlerde yüzyıllardır bu şekilde süregelmiş. İnsanlar bu durumdan asla yakınmıyor ve şikayet etmiyorlar. Sadece bizim ulaştığımız entellektüel seviyede bizlere rahatsızlık veriyor.Geçtiğimiz hafta Bozcaada gezisi yaptık ve orası da Türkiye’ydi, Mardin gezimizde de Türkiye’yi geziyorduk. Ama ikisine de gidersen aradaki uçurumu çok net görebilirsin. Hatta biz “Yahu nasıl bir fark var?” diye hayretler içerisinde kaldık. (Muhtemelen sen Bozcaada’yı çok seversin) Biri arap kültüründen beslenmiş, ötekisi Yunan kültüründen. Araplar yemeklerini halen elle yerler. Gazete kağıdını serip üzerine tavuk pilav döküp ortadan elleriyle götürürler. Bize tuhaf. Ama çatal dediğin şey tarih sahnesine 16.yy da çıkıyor. Hatta gösterişe kaçıyor diye ilk karşı gelenler Fransızlar oluyor.

      Hijyen önemli, gıda mühendisliği okuman da bunu daha önemli bir bilinç düzeyine taşımış. Yine de bu ülkede lokantalar tıpkı bu ülkenin etnik çeşitliği gibi son derece kozmopolit. Kapalıçarşıda nereyi yazsak zaten salaş kategorisi içerisine girecektir. Ayrıca İstanbul’da da biz ne mutfaklar gördük lüks görünümlü restoranlar içinde ama inan içler acısı durumdalar. Anlatsam bu yerlerde kimse yemek yemez. Laboratuvarlık yer çok anlayacağın. Bazen bilmemek en iyisi. Zamanla, eğitimle,anlayışla rekabetle düzeleceğini umuyoruz.

      O yüzden derdimiz bu değil :) 100 gr et ve fiyat konusunda bir şey diyemiyorum. Ben gidince oraya sadece et yapın ve salata koymayın derim. Her zaman da 100 gr isterim. Hiç sorun yaşamadım. Bunları konuşarak çözebileceğimize inanıyorum.

      Son olarak Harbiyiyorum bir yerde, bir yer yemek türüne işaret eder. Zümrüt Büfe o bölge içerisindeki dönercidir. Döneri lezzetlidir. Kapalıçarşı giriş bölgesinde alternatifi daha iyi bir yer olsa emin ol orayı yazardım.

      Sağlıklı günler dilerim.

      Yanıtla
  • Geri bildirim: Sivas'ta Döner Nerede Yenir? Mis Kebap, Sivas - Harbi Yiyorum - Harbi Yiyorum

  • 11 Nisan 2015 tarihinde, saat 16:55
    Permalink

    bence yedigim en berbat döner içinde sinir dolu

    Yanıtla
  • 29 Şubat 2016 tarihinde, saat 16:40
    Permalink

    Bence yenilebilecek en iyi kaziklardan biriydi. kasada sok olduk. Birdaha mi asla ve kimseyede tavsiye etmem zumrut bufeymis.kaziklarin en iyisini gunun sonunda zumrut bufeden yedik.helal etmiyorumm

    Yanıtla
  • 29 Haziran 2017 tarihinde, saat 12:50
    Permalink

    Emiönünde sormasan yemek yerseniz kazıklanırsınız birkac defa kazıklandım hemde esnafı doymuş durumda zevkine kazık atpyor eee kalabalıkta olunca müşteri bulmamak imkansız yabancılar vearapalar var fiyatlar uçuktur hrp liste istersin vermezler 2 kisi 2 liralık döner ile 250cc cam şişe cola içtik 32 tl hesap tuttu inanın simit yesem karnım doyardi. Kesinlikle önermiyorum çok fiyst tutarsa hırsız var diye bağıracağım deyin 8- 10 tlyle kurtulursunuz .Ekmekci nönünde yemek mi hemde fiyatp bilmezken asla.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir