İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘Kahvaltı’ Kategorisi

Amerika’da bir gerçek var: Bagel gerçeği. Mutlaka yenmeli. Bizdeki simit gibi diyebiliriz ama simitten daha sofistike. Çavdar, tam buğday, normal, cevizli v.b şekilde una ve hammadeye dayalı öylece uzayan bir çeşitlilik ve ötesinde bunun arasına konulan dolgu malzemelerine sahip gayet doyurucu, sonrasında da tekrar tekrar arzu edilesi bir güzellik. Gerçi...

Bazen bir davet alırsınız. Bu davet içinde barındırdığı mesajdan daha fazlasını gerçekleştirmenize olanak tanır. Bizim için bu sefer Cunda böyle oldu işte. Daha önce de bizi çağırmıştı Cunda ama o böylesine olmamıştı. O zamanki tüm göstergeler “şimdi tanışmasak iyi olur” diyordu. Ama bu kez muhteşem oldu. Sırılsıklam...

Çay Tarlası‘na epeyce bir zaman önce tesadüfen gittik. Enfes bir muhlama yedik. Sonrasında elimiz klavyeye pek gitmedi. Gidemedi yani. Çünkü biz Çay Tarlası‘nda oturmuş ekşi mayalı ekmeğimizi önümüzdeki leziz sarışına batırırken karşı masada mekanla ilgili habere ilişti gözümüz. Sahibinin “Oğuz Koyuncu” olduğu...

İsmi Zahir (görünen demek) ama kendisi aslen Batın (gizli olan). Zahir Usta 35 yıldır geceleri Kadıköy’de Rıhtım caddesini paralel kesen efsunlu ve film sahnelerini aratmayacak bir sokakta görkemli bir el arabası içerisinde soğuk sandviç yapan bir emektar. Ancak bu sandviçleri sabah gidersen bulamazsın, öğlen gidersen bulamazsın, hava kararınca...

Kahvaltı Türk insanı için önemlidir sevgili okur! Lakin ecnebi milletlere göz gezdirecek olursak kahvaltı kültürü denen şeyin Türkler tarafından icat edildiğni buluruz. Bakınız yabancı dilde buna “Breakfast” denir.  Yani kabaca “Hızlı Mola” diye çevirebiliriz. Break -mola, Fast – hızlı/çabuk anlamında…...

Menemen sevdiğimizi herkes biliyor.  Türkiye’nin değişik menemenlerinin peşinde lezzet avcılığı yaparken bir arkadaşımızın önerisiyle Silivri TEM’deki Selimpaşa sapağını geçince 500 metre sağda Metro’nun dinlenme tesisi içerisinde bulunan Menemenci Alaattin‘in yoluna düştük. (Dikkat! Solunda da aynısından var.) Efendim...

Hafif güneşli bir günde Karaköy’de balıkçılar çarşısını geçince süpersonik bakır semaveri gördüğümüz anda iyi bir kahvaltı mekanı keşfettiğimizi anladık. Zira nalburların ve rulmancıların az ilerisinde mavi kapısının hemen önündeki ince asfalt yolu atlayınca, denizle yol arasında bulunan renkli ve samimi masalarda keyifsiz...

Şu Türkiye’de ismi “Meşhur“la başlayan herhalde yüzlerce lokanta görmüşüzdür. Böyle durumlarda önce ‘Peki meşhurdun da biz neden bilemedik seni acaba?’ diye düşünmeden edemiyoruz tabii. Fakat bunların içerisinde bazı yerler gerçekten meşhur olmayı hak ediyor. Mesela bakınız 2005’den beri işimiz gücümüz...

“Editörün Notu: Irmak Bağ Evi’nin işletmesi el değiştirmiş ve bu güzel kahvaltı anıları bize hatıra olarak kalmıştır. Aşağıdaki yazı şu anda güncel bir yeri işaret etmemektedir!” Gelin gibi kahvaltı olur mu yahu? Lakin oluyor. Alın size gelin gibi kahvaltı işte. Fotoğrafa bakıp da aksini iddia eden henüz ya evlenmemiştir...

İnsanın bir güzel zamanları vardır. Bir de olağanüstü güzel zamanları vardır. İşte Dalyan seyahatimizde gölün hemen yanıbaşında ve dağın yamacında bulunan Ekin Restaurant‘da yaptığımız kahvaltı bizi bu olağanüstü güzel zamanlara taşıyan yegane yerlerden biri oldu. Nasıl taşımasın canım? Altımızda bir scooter, İztuzu Plajı...

Merhaba! Sevgili “HarbiYiyorum” okuyucuları… Biraz ara verdim gördüğünüz gibi. Üstelik tatile felan da gitmedim. Yaz sıcaklarında insanın dolaşası ve iştahla yiyesi gelmiyor. Şu sıralar bamya, bezelye, salata yiyorum ve bolca su içiyorum. Size de öneririm. Bolca su için ki kaybettiğiniz minarelleri yerine koyun ve güçten düşmeyin. ...