İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘Beşiktaş’ Kategorisi

İyi bir lahmacun İstanbul’daki her semtin hakkı. Lakin her semt işte öyle şanslı olmuyor. Kebap yapan restorandan iyi lahmacuncu çıkması bugüne kadar yaptığımız gözlemlerde on restoranda bir tane. Yane on kebapçıda bir tane iyi lahmacun yapana rastlarsanız öpün başınıza koyun. İşte tam da bu yüzden kebapçılarda yapılan lahmacunları...

Evet, biz bir döner ülkesiyiz. Her gün gördüğümüz döner sayısı muhtemelen akrabalarımızı gördüğümüz sayıdan fazla. Yani bu ülkede “Döner ile bir akrabalığım var” sözünü söylerseniz asla yadırganmazsınız. Lakin döner var, döner var! Kimi kıymadan, kimi karışım, kimi ise bonfileden…. Bazılarında ise lezzetli...

İzmir’in sadece kızları güzel değildir. İzmir Söğüş‘ü de güzeldir. Hem de çok güzeldir. Böyle kuzu kelleli bol soğanlı, maydonozlu ve domatesli lavaş içinde, üstüne biraz kimyon, az da pul biber, az biraz da kekik. Sonuç: Rabbim sana geliyorum! Doğrusu İzmir’de güzel olan şeyler sadece İzmir Söğüş ve kızları ile...

Adana kebap malum Adana’da yenir, lakin İstanbul’da son zamanlarda türeyen kim daha uzun kebap yapacak ve bunu yiyebilecek yarışına sahip onlarca yer ve insan türediği için bunu naif ve gösterişten uzak yapan bir yer bulunca hemen kalem kağıt ve vizörümüze davranıverdik. ...

Efendim, kim demiş biz saraya gidemeyiz, gidersek de Suşi falan yiyemeyiz diye!? Bal gibi de gideriz. Bal gibi de her türlü Dünya Mutfağını da deneriz. Evet, belki Halk Gurmesiyiz. Evet belki bütçemiz fazla olmayabilir ve evet evimizde kendi Türk İşi Dürüm Suşilerimizden yapıp yiyor olabiliriz ama bu okuyucularımızı saraylarda neler yenilip, içiliyordan...

Son zamanlarda çok ağır yemekler yazdığımızı söyleyen pek kıymetli Harbiyiyorum okuyucuları için sindirimi nispeten kolay yemekler yazmanın zamanının geldiğini düşündük. Türkmen Cafe’yle aylar önce tanışmış olmamıza rağmen, yazıyı yazmak bugüne nasip oldu. Zaten bu süre zarfında Harbiyiyorum her zaman yaptığı gibi buraya da...