İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘Deniz Ürünü’ Kategorisi

Aslanlar gibi hipsterların bulunduğu, Hipster’ın hipster olmaya çalışmadığı Brooklyn’den sesleniyoruz sizlere. Adamlar Hipster doğmuşlar sanki. Biz de Bushwick‘in hipster merkezi ve muhteşem graffitileri ile açık hava müzesine dönüştüğü Wyckoff sokağındaki deniz ürünleri ile öne çıkan bir restorandan bahsedeceğiz sizlere:...

Malumunuz Eylül demek mevsimlerden balık demek. Balık takvimini bilenlerimiz ayrıca bunun Sardalya, Palamut ve İstavrit demek olduğunu da iyi bilir. Hele ki yağlandı mı bizim en favorimiz olan Sardalya’nın ızgarası Eylül ayı itibariyle masalarımızın baş tacı olur. Eğer masada olmaz ise ucuz ve istediğimiz pişimde yapan lokanta ararız...

Eskiden Belçika’da pişer ve komşusu Paris’e düşerdi. Şimdilerde artık başarılı icrasıyla sadece komşusuna düşmekle kalmıyor, bakınız İstanbul’a kadar geliyor. Bayanlar, baylar sıkı durun: Tencerede Midye. Nam-ı diğer: Belçika usulü midye, diğer adıyla Moules et Frites ayağınıza geldi. (Yemin ediyoruz!) Bağdat Caddesi’ndeki “Midye...

Çünkü Midye Dolmayı ayrı bir seviyoruz. Evet İzmir’de çok daha güzelleri var, evet çok hijyenik bir şey değil, evet İstanbul’da merdiven altı yapan çok kötü yerler var. Hepsinde haklıyız. Ama bu işi bir nebze de olsa layıkıyla yapan hiç mi kimse yok arkadaş bu şehirde? Varmış. Özellikle yazın tablanın başında 50-60 tane...

Bodrum yarım adasının en güzel koylarından biri olan Akyarlar‘da insanın ruhunu neşelendiren Begonville’ler, İstanköy -nam-ı diğer Kos- ve bolca deniz manzarası arasında huzur dolu bir mekan Mehtap Restaurant. Hayatta planlanıp kurulan restoranlar vardır, bir de içerisinde hali hazırda yemek pişirilirken üzerine giydirilen restoranlar...

Neden Sardalya Tava diyoruz? Çünkü herkes bir yerden başlamalı. Sardalya’nın tavasını her yerde yiyemezsiniz. Nedeni basit, yapmazlar. Pek makbul değildir, o yüzden. Sardalya dediğin esas ızgarada olur, fırında olur. Efendim Çanakkale’de, Saros’da balıkçılar sabah ağlarını doldurup getirdikleri sardalyalarla, gün ağrımadan...

Göztepe sahilden solunuza Göztepe Parkı‘nı alarak Bağdat Caddesi ışıklara doğru yukarı doğru çıkarken sağ tarafta beyaz tonlara sahip Park14 isimli bir balık restoranı göreceksiniz. Şimdi diyeceksiniz ki “Burada balık ne alaka? Balık dediğin sahilde olur.” Lakin o öyle değil işte… 2000’li yılların başında...

Hayatta iki tip kalamar vardır. Bir tanesi ağızda sakız gibi “Cık Cık” eder, diğeri ise dişleriniz birbirine vurduğu zaman tok bir ses çıkarır. Yani “Tık Tık” eder. İşte biz ikinci tip sesin baskın olduğu kalamarın iyi kalamar olduğuna inananlardanız. Buna inandığımız için olsa gerek; 1. Bozcaada’ya sezon dışı...

Besin zincirinin en sevimli yapıtaşlarından biri olan balıklar suda yaşayan, pullu hayvanlardır. İçtikleri suyun tuzunu biz insanlardakinin aksine böbrekle değil, solungaçlarıyla ayırırlar. Tarih sahnesi içerisinde elenerek gelen balık türlerinden günümüze kala kala kıkırdaklı (Chondrichthyes) ve kemikli balık (Osteichthyes) kalmıştır....

Bir midye düşünün! Düşündünüz mü? Şimdi o düşündüğünüz midyenin on misli daha iyi olan bir midye düşünün. Bunu düşünemediniz değil mi? İşte bu midye, o midye! Yahu arkadaş bir insan Fransa’ya sadece bunu yemek için gitmek ister mi yahu? Vallahi de biz istiyoruz. Bu nedir? Hangi denizden çıkıyor bu yavrular? Bizim ülkemizde böyle...

Dediler ki; “Sizi New York’da üzerinizin balık kokması garantili bir yere götüreceğiz. Balıkları ellerinizle kendiniz seçip, dilediğiniz gibi pişirtip öyle yiyeceksiniz.” “Hayda bre! Amerika’da arayıp da bulamadığımız Harbiyiyorum ortamı ayağımıza geldi.” dedik. Neydi, nasıldı derken Roosevelt adasının...

Efendim, kim demiş biz saraya gidemeyiz, gidersek de Suşi falan yiyemeyiz diye!? Bal gibi de gideriz. Bal gibi de her türlü Dünya Mutfağını da deneriz. Evet, belki Halk Gurmesiyiz. Evet belki bütçemiz fazla olmayabilir ve evet evimizde kendi Türk İşi Dürüm Suşilerimizden yapıp yiyor olabiliriz ama bu okuyucularımızı saraylarda neler yenilip, içiliyordan...

Fotoğraftaki yengecin kırmızı rengine aldanmayın. Bu kızancıklar pişirilince kırmızılaşıyorlar. Yoksa öncesinde mavi renkli ve oldukça da havalılar. Bir nevi deniz artisti diyebiliriz bu “Mavi Yengeçler” için… Bu arada bütün pişen yengeçler kırmızı oldukları için pratikte “Mavi Yengeç” yemiş olmuyoruz. Hayvan...

Biz ailecek balık ekmekciyiz. Öyleyiz! Sırf bu yüzden arada sırada vapura binip Karaköy’e gider, balık ekmeklerimizi yeyip eve geri döneriz. Karaköy’de bir sürü balık ekmek yapan tezgah var ama bizim için bir tane özel balık ekmekçi var ki, her yediğimizde farkını idrak eder ve yediğimiz balık ekmeğe şükrederiz. ...

Efendim nasıl ki kuzunun tandırı oluyorsa Levreğin de tandırı oluyor! Zaten Sofram Balık Restaurant‘ın sahibi ve ikinci kuşak işletmecisi Hüseyin Kankaya, babası Talat Kankaya’nın ilk olarak 70’li yıllarda bu işe etle başladığını söylüyor. 80’li yıllarda Talat Bey balığa dönüyor ve balıkta başarıyı yakalayan ve...

Japonların Sushi‘si varsa bizim de aslanlar gibi Lakerda‘mız var. Peyniri bulan büyükbabalarımız Allah’tan salamurayı öğrenmişler ve Torik balığına da bunun benzerini uygulamışlar. Japon kardeşlerimiz bizim Lakerda’yı yeselerdi “Hattori Hanzo” olurlardı ve belki de “Harakiri” yaparlardı. E, insanın...

Be mübarek! Ege‘nin bütün kalamarları batıya toplanmış da bizim tarafa sadece sazan ve istavrit mi kalmış? E, hadi bütün kalamarlar Ege’nin batısını seviyor diyelim, öyleyse İzmir’de nasıl iyi kalamar bulunuyor? Ya da acaba bu canlılar bizde var ama biz bunları aslen tercih etmiyor muyuz? Kısacası bizim balık restoranlarında...

Hop! Bu ne? Efendim, bu bizim içine beyaz peynir atılmış menemen var ya, onun karidesli hali; Karides Saganaki. Ancak bunu Türkiye’de bulmanız zor. O yüzden Yunan’a özel diyebiliriz. Komşuda pişer bize de düşer misali beklerseniz işiniz zor olabilir. Zira her komşunun misafirini bir de kendi ağırlama tarzı vardır ya işte burada da Saganaki’yi...

Sonbahar ile birlikte önce arşivden bir Ege çıkaralım da, sonrasında harbi kış yiyecekleri olan sakatat ve bilimum kebap ile devam ederiz dedik. Bu yüzden bu yazıda her İzmir seyahatimizde soluğu ilk aldığımız yer olan Balık Pişiricisi Veli Usta‘dan bahsetmenin farz olduğunu düşündük. ...

“Ne? Erzurum’da balık mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet efendim. Erzurum’da balık! Hem de böyle bildiğiniz denizde yüzen cinsinden. Üstelik Palandöken manzaralı, suni dere/deniz atmosferli, püfür püfür esintili bir ambians içerisinde…Mekan sahibi, Hakan Bayram 15 senedir yeme-içme işinde. Kendisiyle sohbet ettik. İşin...

Ay biterken başka yazı yazmayacağımı düşünenler yanılıyor. Zira ayın 30’una bomba gibi sakladığım, üstelik elimdeki kare as’lardan yeganesi olan bir yerden bahsedeceğim: Midyeci Eşref. Öncelikle buranın özel oluşu, Harbiyiyorum’a ilk yazı yazmayı düşünmemi sağlayan yerlerden biri olmasıdır. Ayrıca burası sadece yaz...