İçinde Bulunduğunuz Bölüm ‘Tatlı’ Kategorisi

Baklava, Katmer, Burma Kadayıf‘tan sonra sıra geldi Gaziantep’in Şöbiyet’inden bahsetmeye. Fi tarihinde Semih Baba ile birlikte Halil Usta’da küşleme ve akabinde Köşk’te yediğimiz ciğer kavurmanın ardından, Koçak’ta şöbiyet yediğimizde bir daha başka yerde yediğimiz şöbiyete şöbiyet diyemeyeceğimizi anlamıştık....

Eğer çok katmanlı bir tatlı yiyeceksek hiç şüphesiz Tiramisu‘yu tercih ederiz. Ama adam gibi mascarpone peynirli, kakaosu ve rom ile enfes bir şekilde lezzetlendirilmiş Tiramisu yiyeceksek de bunun Floransa’daki Gilli‘dekinden olmasını isteriz. Tiramisu’daki kedi dili (İngilizcesi: lady fingers – bizimkisi daha doğru benzetme...

Geçen gece gittiğimizde millet sokakta kuyruk olmuş, böyle “sabır” çekerek dondurmalarına kavuşma anlarını bekliyorlardı. Biz de kuyruğa girdik. Ay, çok heyecanlı! Oradan geçmekte olan bir genç benim sağa sola sırıtıyor olmamdan yüz bulup bana sordu. “Hocam, burada ne var?” Dedim”Dondurma.“var. “Öyle...

Kadıköy’de oturup da Kup Griye ile tanışmayanınız yoktur herhalde. Muvakkithane No: 9A’da Ekspres İnegöl Köftecisi‘nin hemen yanında Cumhuriyet ile yaşıt bir pastane olan Baylan‘ın bir numaralı dondurma spesiyali Kup Griye. ...

Hep önce yedik ve sonrasında anılar demlendikçe yazdık. Bu sefer tam da Antakya‘da iken ve künefeleri, kebapları midemize indirdikten hemen sonra bu yazıyı servis ediyoruz. Bir de böyle deneyelim istedik. ...

Tahtakale’ye bir ziyaret esnasında karşımıza çıkınca, bir çok yazının önüne geçmeyi başaran Hacı Şerif ve onun Dondurmalı Sıcak İrmik Helvası‘nın hikayesi 1938 yılında Denizli’de başlıyor. Şerif Helvacı’nın asıl mesleği olan şekercilik serüveninin başlaması ile İstanbul’a Dondurmalı Sıcak İrmik Helvası’nın...

Her şey çok hızlı gelişti. Ne oldu, nasıl oldu da bir anda Sakarya‘ya yolumuz düştü bilemedim. Sabah kalktığımda kafamdaki ses, bana bütün bu gelişmelerin Harbiyiyorum.com için bir vesile olduğunu söylüyordu. Adapazarı’na gideceğiz ve mutlaka oradan da heybemizi doldurarak döneceğiz. Zira öyle de oldu. Üstelik bu sefer bir taşla...

Erzurum serisinde son yazımı tıpkı yemeklerde de yaptığımız gibi tatlıya sakladım. Velev ki onca Cağ Kebabı‘ndan sonra yeriniz vardır; öyleyse Kadayıf Dolması yemek de farz olmuştur. Kadayıf Dolması denince bu tatlıyı bir ticari başarı haline getiren, Erzurum’da ilk akla gelen isim elbette Muammer Usta. Mucit felan diyor kendisine...

Yolumuz Kozyatağı çevresinden geçerken dışarıdan gelen pandispanya kokuları ile kafamızı çevirdiğimizde bizi butik ve oldukça şık vitrinli bir pasta atölyesi karşıladı. Bu kadar güzel kokan bir mekana doğru çekilmemek imkansız. Üstelik bu “Charlie ve Çikolata Fabrikası” gibi kokan şeyin kafa yapmadığını kim iddia edebilir...

Her zamanki iştahımızla Beyoğlu’nda yürürken sıcak havanın da etkisi ile bu sefer canımız dondurma çekti. Şöyle bir bakınca retro karikatürize edilmiş tabelası ve alışık olmadığımız renkleri ile karşımızda marjinal bir dondurmacı gördük. Hemen içeri girdik. İsmine de aşina olduğumuz pek söylenemez:  Charly Temmel. ...

Efendim, Develi Baklava ile tanışmamız geçen seneden. O zamandan bu zamana yazacağım dedim ancak olmadı. Çektiğim fotoğraflar kayboldu, uzun bir zaman tekrar uğramak nasip olmadı. Böyle metafizik bir takım süreçler yaşadık. Neyse en sonunda kuantumdur dedik ve o gün geldi. ...

İstanbul’a gelen herkesi yolu illa Beyoğlu’na düşer. Canınız olur ya hani sütlü tatlı isterse Nizam Pide‘de sütlaç yemeden İstiklal’i terk etmeyin. Tatlı için üretilmiş özel toprak kap içerisinde gerçekten hayatınızın en iyi sütlacını yemiş olacaksınız. İddia etmiyoruz. Yemin ediyoruz! 25 senedir Büyükparmakkapı Sokak’ta hizmet...

Özdemir Asaf’ın “Katmer Şiiri” diye bir şiiri var. Katmer deyince -alakasızdır ama- aklıma ilk o gelir. “Bensiz seni / benden başkası anlamaz, Sensiz beni / senden başkası anlamaz, Senden, benden / bize olanca varmadan. Bizsiz bizi / bizden başkası anlamaz.” ...

Uçak saat 9:30’da Gaziantep havaalanına indi. Biz ise 10:30’da Gaziantep’te yemek denince ilk akla gelen yer olan İmam Çağdaş‘ta soluğu aldık. Daha kimsecikler ortada yok. Pencereye yakın bir yere oturdum. Şef garson yanaştı. Dedim ki; “Selamın Aleyküm. İstanbul’dan geliyorum. Yeme içme üzerine yazılar yazıyorum....