Şaşırdınız değil mi? Harbi harbi yiyen bir insanın entellektüel seviyede yazı yazması değişik geldi. Yemek yerken, yeme içme kültürümüzü de geliştirmemiz gerekiyor. Geliştireceğiz ki okurlarımız da bundan istifade etsinler. Bizde ilimlenelim, diğer boğazına düşkünler de ilimlensin. Hem ilk yazımızda ne demiştik? ...

Çiçeği burnunda bir dükkan Mano Burger. Açıldığında hayırlı olsuna ilk gidenlerdendim. Gittim, yedim çok beğendim ve yazacağım dedim. İkinci gidişimde süper fotoğraf çeken arkadaşımla beraber resimde gördüğünüz burgerlerden midemize indirdik. Çok da memnun kaldık. Beyoğlu’nda gerçekten büyük bir eksiklikti bu ve giderilmiş oldu....

Beyoğlu’na geldiniz mi elbette köfteciden bol bir şey yok ama bir tane köfteci var ki işte “Harbi Köfteci” diyeceğiniz yer burası. İsmi de Köfteci Hüseyin. Geri kalan lokantalar, frençayz mekanlar, kurumsallaşmış köfteciler, duvarlarına hikayelerini İngilizce, Türkçe yazarak globalleşen meatball cular. Hepsi yanında fos. Neden...

Beyoğlu’ndan devam ediyoruz. Bir arkadaşımızın önerisi ile Atıf Yılmaz Caddesi’nde temelleri 1956 senesine dayanan Bursa Kebapçısı’na gittik. Tabelada aynı zamanda ustasının ismi de yazıyor: Kazım Erdem. Uzaktan salaş ve saklı bir görüntüsü var ve işte aradığımız etki de zaten bu. Şefe soruyoruz. Burda ne yenir? El-cevap:...

Fazla söze gerek yok. Fotoğraf herşeyi anlatıyor. İçinde bir babanızın olmadığı süt kuzusu deniz mahsülleri, yeşilliklerin içerisine birer nakış gibi işlenmiş. Füme somon, karides, kalamar, marine levrek, pavurya, mevsim yeşillikleri ve roka herhalde başka bir yerde bu kadar lezzetli bir şekilde bir araya getirilemez. Siz biraz fotoğrafı incelerken...

Evet, gördüğünüz gibi şaka değilmiş. Pizzeria Trio‘da pizza yedikten sonra İtalya’ya karşılaştırmaya gideceğimizi söylemiştik. Gittik, yedik ve geldik. Tabi notlarımızı da bir güzel aldık. Ayrıca Floransa’da boğazına düşkün İtalyan arkadaşlarımız vasıtasıyla pizzanın kralını yemiş olduk. ...

Aslında İstanbul’daki en iyi pizza restoranı mı demeliyim yoksa? Menüsü sadece İtalyan yemeklerinden oluşuyor. Türkiye’de başka şubesi yok. Menüdeki diğer yemekler için bir şey demeyeceğim ama Pizza Hut, Dominos ve Little Cesars’dan artık “Öhgh!” gelmiş biri olarak bu yazıyı bambaşka bir pizza deneyimi üzerine kurguladım....

Kelle paça çorbasını kimileri terbiyeli sever. Kimileri terbiyesiz. Evde annelerimiz hasta olduğumuz zaman yaparlar, yaparlar ama işte bunlar genelde terbiyeli olur. Murat Kelle Paça, bugüne kadar içtiğimiz en güzel terbiyesiz kelle paça çorbasını yapan yerlerden bir tanesi… İstiklal Caddesi’nde işkembe çorbası, kokoreç ve kelle paça çorbalarını...

5 senedir Kadıköy’de olmasına rağmen belki 25 kez gittiğim bir yerdir. Şişte bu tarz ciğeri ilk kez Mersin’de yemiştim. Özel lavaşa çekilen ciğerler masaya gelen beş farklı garnitür ile süsleniyor. Bu garnitürlerden bir tanesi var ki “Satırla Ezme” işte benim favorim o! Üzerinde de nar ekşisi sos… Oy, Oy… ...

Kadıköy’e yolum düştüğü zamanlar acıktığımda ilk aklıma gelen yerlerden biridir Ekspres İnegöl Köftecisi. Son derece lezzetli inegöl köftelerini neredeyse kendimi bildim bileli yiyorum. 1986 yılından beri Muvakkithane Caddesi’nde Şekerci Hacı Bekir’in karşısında hizmet veriyorlar. Çocukluğumdan beri ailecek severek geldiğimiz...

İstanbul’a gelen herkesi yolu illa Beyoğlu’na düşer. Canınız olur ya hani sütlü tatlı isterse Nizam Pide‘de sütlaç yemeden İstiklal’i terk etmeyin. Tatlı için üretilmiş özel toprak kap içerisinde gerçekten hayatınızın en iyi sütlacını yemiş olacaksınız. İddia etmiyoruz. Yemin ediyoruz! 25 senedir Büyükparmakkapı Sokak’ta hizmet...

Özdemir Asaf’ın “Katmer Şiiri” diye bir şiiri var. Katmer deyince -alakasızdır ama- aklıma ilk o gelir. “Bensiz seni / benden başkası anlamaz, Sensiz beni / senden başkası anlamaz, Senden, benden / bize olanca varmadan. Bizsiz bizi / bizden başkası anlamaz.” ...

Uçak saat 9:30’da Gaziantep havaalanına indi. Biz ise 10:30’da Gaziantep’te yemek denince ilk akla gelen yer olan İmam Çağdaş‘ta soluğu aldık. Daha kimsecikler ortada yok. Pencereye yakın bir yere oturdum. Şef garson yanaştı. Dedim ki; “Selamın Aleyküm. İstanbul’dan geliyorum. Yeme içme üzerine yazılar yazıyorum....

İkinci Murat ve Huma Hatun’dan olma cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın hadis-i şerifteki kutlu hükümdar olma isteği ile 21 yaşındayken İstanbul’u fethetmesinden tam 556 sene sonra, nitekim Ankara Antlaşması ile gavur Fransızların 25 Aralık 1921 tarihinde Antep’ten ayrılmasının üzerinden tam 88 sene sonra ilk kez...